Yazar: hibya

  • Mersin Toroslar’ın DEM’e teslim edilmesine CHP’lilerden büyük tepki!

    Mersin Toroslar’ın DEM’e teslim edilmesine CHP’lilerden büyük tepki!

     

    Yerel seçimlerde, Mersin’de CHP, DEM ittifakında Belediye başkanı ve meclis üyelerinin DEM tarafından CHP’ye kabul ettirilmesine sessiz kalınmasına CHP tabanı tepki gösterdi.

     

    İlçe seçim kurulunda askıda olan meclis üyesi listesinin de son dakika değiştirilmesine CHP Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem ile İl Başkanı Koral Ömür’ün destek verdikleri, hatta bir meclis üyesi adayının dosyasını ilçe seçim kuruluna bile isteyerek özellikle vermeyerek düşürülmesine yol açtıkları, düşürdükleri meclis üyesinin yerine DEM’den bir aday yazmaları bardağı taşıran son damla oldu.
    Ayrıca CHP eski Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel’in, Başkan adayı Yıldız’ın CHP’ye kabul ettirilmesinde aracılık rolü üstlendiği, bazı belediye meclis üyelerini istifa ettirerek yerine kabzımal yol arkadaşını üst sıralara yazdırdığı bildirildi.

    YILDIZ’IN NASIL ADAY OLDUĞU DA ORTAYA ÇIKTI!
    Toroslar Belediye Başkan Adayı Abdurrahman Yıldız’ın, CHP Yenişehir Belediye Meclis üyesi iken Toroslar Belediye Başkan adaylığına DEM’den başvurduğu, daha sonra anlaşma gereği CHP’den aday gösterildiği ortaya çıktı!
    (Bu başkan adayının meclis üyeliği döneminde, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit hakkında öne sürdüğü olumsuz dosya ve belgeleri basına dağıtan kişi olduğu da biliniyor!)
    Toroslar Belediye Meclis üyesi listelerinin üç kez değiştirildiği, CHP ve DEM’lilerin, sosyal medyadaki paylaşımlarıyla su yüzüne çıkarken, Toroslar’da CHP’nin süreci çok kötü yönettiği ve Toroslar’ı DEM’e teslim ettikleri CHP’nin üst düzey yöneticilerince ifade edildi. Başkan adayları seçilmese bile listeye girecek DEM meclis üyelerini şu sıralara yerleştirdiler:
    2.4.6.8.10.12.15.16.18


    Öte yandan Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem ve İl Başkanı Koral Ömür tarafından meclis üyeliği dosyası son gün İl Seçim kuruluna, ’dosyası yok!’ denilerek listeden düşürülen A.Vahap Şehitoğlu, bu yapılanların sahtekarlık ve suç olduğunu vurguladı. Şehitoğlu şunları söyledi: “CHP Genel Merkezinden bir dostumun ısrarı üzerine Belediye Meclis üyeliğine başvurdum. Dosyamın içinde 10 bin lira başvuru parası banka makbuzu dahil tüm evraklarımı tam olarak partiye verdim. İlçe seçim kurulunda askıya çıkan listede 15. Sırada yer alıyordum. Ancak öğrendimki, Genel Başkan Yardımcısı Adem ve İl Başkanı Ömür, seçim kuruluna gelen kalabalık DEM’lilerinin ‘çekiliriz’ tehditine boyun eğerek listede değişiklik yapılmasına göz yummuşlardır. Hatta bu konuya itiraz eden CHP’li bazı yöneticiler Genel Başkan Yardımcısı karşı çıkarak, ‘Sizler karışmayın. Bu anlaşma bozulmayacak. Yoksa ben Genel Başkanıma buradaki başarızlığım hakkında ne söyleyeceğim?!’ tepkisini gösterdiği ifade edildi.
    Bu zerzavatların yaptıkları kabullenilemez. Bu yaptıkarı tam bir sahtekarlık. Hak gaspı. CHP’liliğe yakışmayan bir tutum.
    Biz kime inanacağız!
    Benden aldıkları 10 bin lirayı, yaptığım tüm masraflarımı da onlara sadaka olarak hediye ediyorum.
    Ayrıca sözüm ona üst düzey görünen bu küçük yöneticiler; istifa etmeli. Ya da Genel Merkezince görevden alınmalıdırlar…”

     

  • Hassas Ciltler Hangi Güneş Kremini Kullanmalı?

    Bağlantı

    Güneş koruyucu ürünler, cilt sağlığını korumanın ve cilt kanseri gibi ciddi hastalıklardan korunmanın önemli bir parçasıdır. Ancak, hassas ciltlere sahip olanlar için güneş kremi seçimi, genel popülasyona kıyasla daha büyük bir önem arz eder. Hassas ciltler, dış etkenlere karşı daha duyarlıdır ve güneşin zararlı UV ışınlarına karşı daha fazla korunmaya ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle, doğru güneş koruyucu ürünü seçmek, hassas ciltler için güneşe maruz kalmadan önce önemli bir adımdır. Peki, hassas cilt güneş kremi nasıl kullanılır?

    BağlantıHassas Ciltlere Faktör Seçimi

    Hassas ciltler için güneş kremi seçerken, yüksek bir SPF (Güneş Koruma Faktörü) seviyesi tercih edilmelidir. En az SPF 30 içeren bir güneş kremi seçmek, cildi güneş yanıklarından ve UV ışınlarının neden olduğu diğer zararlardan korumak için son derece önemlidir. Daha yüksek faktörler, daha fazla koruma sağlar. Ancak SPF 50’ye kadar olan seviyeler genellikle yeterlidir.

    BağlantıFiziksel veya Kimyasal Filtrelerin Tercihi

    Hassas ciltler için kırışıklık karşıtı krem seçerken, cilt tahrişini en aza indirmek için fiziksel (mineraller) filtreler içeren ürünleri tercih etmek oldukça önemlidir. Çinko oksit ve titanyum dioksit gibi mineral bazlı güneş kremleri, cildi korurken, tahriş etme riskini azaltabilir. Kimyasal filtreler içeren kremler bazı hassas ciltlerde tahrişe yol açabilir, bu nedenle bu tür filtrelerin bulunduğu ürünlerden kaçınılabilir.

    BağlantıHipoalerjenik ve Parfümsüz Formüller

    Hassas ciltlere sahip kişiler, hipoalerjenik ve parfümsüz güneş kremleri tercih etmelidirler. Bu tür formüller, ciltte alerjik reaksiyon riskini azaltarak ciltte rahatsızlık hissi oluşturma olasılığını en aza indirir.

    BağlantıSu Geçirmezlik

    Hassas cilt güneş kremi seçerken, su geçirmez veya suya dayanıklı özelliklerin bulunduğu bir ürün tercih edilmelidir. Böylece terleme veya su teması durumunda bile güneş koruması etkili bir şekilde sağlanabilir.

    BağlantıNemlendirici İçerikler

    Hassas ciltler kuru veya hassaslık eğiliminde olduğundan, nemlendirici içeriklere sahip güneş kremleri tercih edilmelidir. Bu, cildin nem dengesini korurken aynı zamanda güneş koruması sağlar.

    BağlantıDermatolojik Onaylı Ürünler

    Hassas ciltler için güneş kremleri seçerken, dermatologlar tarafından onaylanmış ürünlere yönelmek önemlidir. Bu tür ürünler, hassas ciltler için özel olarak formüle edilmiş ve dermatolojik testlerden geçirilmiş olduğundan güvenilir olabilir.

    Hassas ciltlere sahip olanlar, yukarıdaki unsurları dikkate alarak ciltlerine en uygun güneş kremi seçimini yapabilirler. Bu durum güneşe maruz kalmadan önce cildin korunmasını sağlamanın yanı sıra, ciltteki tahriş ve alerjik reaksiyon riskini de azaltır. Ayrıca, düzenli olarak güneş koruyucu uygulamak ve güneş altında uzun süre kalmaktan kaçınmak da cilt sağlığı açısından son derece önemlidir.


  • Mersin’de Bir Yasak Aşk İddiası

    Mersin’de Bir Yasak Aşk İddiası

    Türkiye’de kadına şiddete hayır diyoruz fakat gün geçmiyor ki kadına şiddete hayır derken bir kadinin başka bir kadına yapmış olduğu psikolojik şiddete de ne ad verilir?

    Bir adamın evliyken, başka bir kadınla yasak ilişki yaşaması ve bu ilişkide, önce annesi sonra kızıyla münasebette olmasına ne ad verilir? Bu bir iddia ama eğer doğruysa akıllara durgunluk getiren bir olay..

    Soruyorum size? Kadına şiddete hayır derken, peki kadının kadına şiddetinin farkında mıyız?

    Geçtiğimiz günlerde Mersin’in, akıllara durgunluk getiren bir olayla karşı karşıya geldiği iddia ediliyor.

    Bebek katilleri aramızda mı? Anne karnında, ultrasyon görüntülerinden de yola çıkarak hemen hemen 5 aylık olan bebeğe hastane ortamında şok vererek kalbini durdurma iddiasıyla bebeği öldüren Doktor M. Ş. eğer bu iddialar doğruysa, nasıl bir vicdana sahiptir? Ve bundan önce de başka bebekleri katletti mi?

    Evli ve bir çocuk babası olan İ. A., karısının kız arkadaşı H. E. ve kız arkadaşının annesi E. E. 2 yıl boyunca yasak ilişki yaşadığı, iki sene boyunca karısının kız arkadaşının önce annesi E. E. ile birlikte olan ve ardından kızı H. E. ile birlikte olmaya başlayan İ. A’nın genç kadını hamile bıraktığı, iddia ediliyor.

    Bu iddialara göre;

    İ. A’nın eşi bize yollamış olduğu Whatsapp görüntüleriyle. bu iki kadınla yaşadığı ilişkiyi inkar etmediğini açıkladı. Söz konusu whatsapp görüntüleri bizde mevcuttur.

    Yaklaşık iki yıl süren ilişki sonrasında;

    Yasak ilişki yaşadığı genç kadının karnında ki bebeği 4, 5 aylık oluyor ve sevgilisiyle birlikte çocuğu doğurma ma kararı alıyorlar.

    Ardından hastaneye gidip Doktor M, Ş, ile anlaşıyorlar, Bunun üzerine Doktor anne karnında ki çocuğa şok vererek kalbini durduruyor.

    Bu işlemden sonra hamile kadının evine Ebe gidiyor ve evde steril olmayan ortamda kalbini durdurduğu bebeği suni doğumla alıyor.

    Genç kadının, daha sonra yasak ilişki yaşadığı adamla birlikte bebeğin cesedini otoban kenarında biryere gömdükleri yine başka bir iddialar arasında.

    Bu duruma birebir şahit olduğunu iddia eden adamın eşi, bize kendisinin karşılaştığı ve eşinin sevgilisi tarafından kendisine şiddetle alâkalı bilgileri ve görüntüleri gönderdi.

    Bu bilgiler çercevesinde M. isimli kadının kocasının yasak ilişki yaşadığı kadından piskolojik şiddet gördüğü de görüntü ve mesaj kayıtlarıyla iddialar içinde.

    Biz de bunu bir iddia olarak kabul ediyor, adli makamlarca toplumun değerlerinin korunması amacıyla konunun derin bir şekilde araştırılmasının yapılacağına ve sonucunda suçluların adalete teslim edileceğine inanıyoruz.

    Not: Bu iddialardan gazetemiz mesul değildir, bu haber söz konusu iddiayı mail ve telefonlarımız aracılığıyla bizlere ulaştıran mağdur olduğunu dile getirenlere aittir. Bizler, eğer bir insanlık suçu işlenmişse, Haberi yetkililere buradan duyurmakla mesulüz.

    Kaynak: İnternational Hayat Haber

  • Şampiyon kalıcı makyaj uzmanları Pure Elegance güzellik salonunu açtı

    Şampiyon kalıcı makyaj uzmanları Pure Elegance güzellik salonunu açtı

    Pure Elegance Güzellik Merkezi görkemli bir törenle açıldı. Şampiyon iki kalıcı makyaj uzmanı tarafından açılan merkezin açılışına çok sayıda seçkin davetli katıldı.
    Meltem Küçük ve Büşra Turan ortaklığında hizmete giren merkezde güzellikle ilgili birçok işlem uzman ekip tarafından İzmirlilere sağlanacak. İzmir’in en güzel lokasyonlarından Kordon’da yer alan merkez, kısa sürede İzmir’lilerin uğrak güzellik merkezi olacak.
    Sektörde 9. yılını dolduran Pure Elegance kurucusu Meltem Küçük, ”2 yıl öncesinde de Uluslararası Wulop yarışmasında Türkiye 2.’si seçildim. Sektördeki ilk zamanlarımda 1 yıl kadar bir firmada çalıştım. Daha sonra da 3 yıl freelance olarak bir çok firmayla çalışıp, hem işimi hemde kendimi tanıtmış oldum. Çok güzel insanlarla iş birliği yaptığım bu süre zarfında birbirinden farklı tatlı insanlarla da tanışmış oldum. İş yelpazemi düşündüğümden fazla şekilde büyüttüğümü, insanlar tarafında sevildiğimi görünce fark ettim ve bu durum benim daha da motiveli çalışmamı sağladı. Büyümeyi ve kendimi geliştirmeyi her zaman ön planda tuttuğum için birbirinden farklı 20’yi aşkın eğitim aldım. Kendimi geliştirmeyi bırakmıyor,her yıl mutlaka başka eğitimlere gitmeyi aksatmıyorum. Yurtiçi ve yurtdışı fuarlarında bulunmayı,oradan yeni ürünler ve bilgiler edinmeyi, sektörümde bulunun insanlarla tanışmayı da es geçmiyorum. Çünkü ben ve sizler bunu gerçekten hak ediyorsunuz. Şimdi ise sizlere daha iyi hizmet verebilmek için Alsancak’ın gözbebeği 1. Kordon’da, çok zarif bir salonda keyifli vakitler geçirip güzelleşeceğiz” ifadelerini kullandı.
    Pure Elegance kurucusu Büşra Turan, “Kendimi ve işimi çok sevmemden dolayı sektörde göz açıp kapayıncaya kadar 8 yılımı tamamladım. İki farklı yerde çalıştıktan sonra başka bir salonda bir oda kiralayarak kendi serüvenime başladım. Sürekli eğitim alarak ve seminerlere katılarak öğrenmeye devam ettim. Yurt içi ve yurt dışında düzenlenen fuarlardan kendime çok farklı vizyonlar kattım. Akademi Royal bünyesinde oluşturulan yarışmada Türkiye birincisi seçildim. Hayatımın en güzel günüydü. İşimi iyi yaptığımı biliyordum fakat 5 yabancı jürinin de kararının bu yönde olması beni çok onore etti. Hedefim kendimi sürekli yenileyen sektörü hep en yakından takip etmek ve bunu sevenlerimle paylaşmak uygulamaktı. İlk günkü heyecan ve mutluluğum danışanlarımın memnuniyetlerinden dolayı giderek artıyor. İzmir’in en güzide ve eşsiz manzarasında açmış olduğumuz Pur Elegance Güzellik Merkezi’miz sadece işlem yapmak için değil günün yorgunluğunu atmak isteyen sevenlerimiz için adeta bir ikinci adres. Danışanlarımdan gördüğüm ilgi hayatlarına gerçek manada güzel şeyler verdiğimizi fısıldarken doğru yolda olduğumuzu da adeta gösteriyor. İşimi çok seviyorum. Mutlu ve memnun ayrılanların çokluğu bu isteğimi ve işime bağlılığımı adeta arttırıyor” şeklinde konuştu.

  • Mersin Emniyeti Kız İmam Öğrencilerine Terörle Mücadele ve Gençlik Bilgilendirme yaptı

    Mersin Emniyeti Kız İmam Öğrencilerine Terörle Mücadele ve Gençlik Bilgilendirme yaptı

    Mersin Emniyet Müdürlüğü, “Gençlik Güvenli Gelecek 2024” projesi kapsamında Mezitli Kız İmam Hatip Anadolu Lisesi öğrencilerine yönelik önemli bir bilgilendirme ve önleme faaliyeti gerçekleştirdi.

     

    Mersin Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen konferansta, öğrencilere terör örgütlerinin eleman kazanma yöntemleri, gençlerin istismarı, terör örgütlerinin genç nüfus üzerindeki etkileri ve kullanma yöntemleri gibi konular ele alındı.

    Öğrencilere, şüpheli paketlerin ve kişilerin tanımlanması, sosyal medya kullanımında dikkat edilmesi gerekenler, birlikte hareket etmenin önemi gibi konularda bilgilendirme yapıldı. Mersin Polis Teşkilatı, halkın huzuru ve güveni için kararlı bir şekilde çalışmalarına devam edeceğini vurguladı.

    Mersin Polis Teşkilatı, halkın güvenliği ve asayişin sağlanması için her zaman aktif bir şekilde çalışacaklarını basına ve kamuoyuna duyurdu.

  • Hazar Ergüçler Kimdir?

    Hazar Ergüçler Kimdir?

    15 Mayıs 2003 doğumlu Hazar Ergüçler Mardin’de dünyaya gelmiş. Şimdilerde Antalya’da yaşayan Hazar Ergüçler şu sıralar
    televizyon programı (magazin ) ile alakalı eğitimler alıyor. İlk hedefi ise magazin program sunucusu olmak. Bunun için farklı işlerde de çalışan Hazar Ergüçler aktif olarak şu an setlerde deneyim elde etmek için kostüm ve oyuncular ile ilgili işler yapıyor. Bu sayede bir sosyal ortam ile ilişki kuran başarılı isim bundan sonra da hayalleri için bir adım atacak.

    159 boyunda olan Hazar Ergüçler ile ilgili en dikkat çekici şey ise ismi. Hazar Ergüçlü’nün Dilber karakteri ile gündemde olmasıyla beraber Hazar ergüçlerinde isim benzerliği ile beraber etkileşim almış ve buna bağlı olarak takipçi sayısı da yükselmiştir. Tüm bunlar dışında Hazar Ergüçler kariyeri için hem televizyon programı, magazin sunuculuğu ile alakalı eğitimler yanında hem de oyunculukla da ilgilenmektedir.

  • Boris Volfman: “Bezelye İhracati Yeniden Artiş Gösterecek”

    Boris Volfman: “Bezelye İhracati Yeniden Artiş Gösterecek”

     

    Türkiye pandemi öncesi dönemde bezelye ihracatından oldukça düşük gelir sağlarken bu durum özellikle son 4 yılda tersine döndü. TÜİK verilerine göre Türkiye 2023 yılında dünyanın çeşitli ülkelerine 121 milyon dolarlık bezelye ihracatı gerçekleştirdi. Bir önceki yıla göre ihracat rakamında düşüş yaşansa da ihracatçılar yeni yılda bu durumun toparlanacağını düşünüyor. 2024’ün birçok tarım ürününde ihracatçı için rekor yılı olması için yoğun bir çalışma sürüyor.

    Bezelye lezzetli bir tarım ürünü olmasının yanında Antep fıstığından sonra yeşil altın olarak nitelendirilebilecek değerde bir ihraç ürünü olarak görülüyor. Türkiye’de üretilen ve dünyanın birçok ülkesine ihraç edilen ürün en çok da güney komşumuz Irak tarafından talep görüyor. Öyle ki Türkiye’nin bezelye ihracatından elde ettiği gelirin yarısından fazlası Irak’tan sağlanıyor. İhracatçılar üretim sorunu yaşanmadığı takdirde bu yıl içerisinde, rekor ihracat geliri elde edilen 2022 yılının da üzerine çıkılabileceğini ifade ediyor.

    HEDEF 2022 YILI İHRACAT GELİRİNİN ÜZERİNE ÇIKMAK

    Fransa’dan Kenya’ya kadar birçok ülkeye ihracı gerçekleştirilen bezelye için rekor gelir edilen yıl 2022 oldu. Pandemi etkilerinin hayatımızdan yavaş yavaş silinmeye başladığı bu yıl, Türk ihracatçısı çok iyi bir performans gösterdi. Bezelye ihracatına dair değerlendirmelerde bulunan Boris Volfman, Üretimde bir aksama yaşanmazsa bu yıl hedefin 2022 yılı ihracat gelirlerini aşarak 200 milyon dolara ulaşmak olduğunu ifade etti.

    2019 YILININ ÇOK İLERİSİNDEYİZ

    Bezelye ihracatına dair çeşitli değerlendirmelerde bulunan Boris Volfman; “2019 yılına kadar bezelye ihracatı bizim ihracat kalemlerimiz içerisinde çok da büyük bir yer kaplamıyordu. Fakat 2020 ve sonrasında gösterilen çabayla elde edilen başarılar bu durumu tersine çevirdi. Hem daha fazla pazara açıldık hem de mevcut pazarlarda artan talebi bizler karşılamaya başladık. Daha somut olmasına adına örnek vermek gerekirse, TÜİK verilerine göre 2019 yılında Türkiye 9.299.760 dolarlık bezelye ihracatı gerçekleştirmiş. Bu gelir 2020 yılında 13.399.751 dolara yükselirken pandemi etkilerini en ağır hissettiğimiz dönemlerden 2021 yılında ise büyük bir sıçramayla 62.584.916 dolara ulaşmış. Pandemi etkilerinin hafiflediği ve dünya ticaretinde normalleşmenin başladığı 2022 yılı ise bezelye ihracatı açısından rekor yılı oldu. Elde edilen gelir 189.724.023 dolara ulaşarak bizler için de kırılması zor bir noktaya ulaştı. 2023 yılında ise hem üretim hem de ihracat ile ilgili bazı aksamalardan dolayı bezelye ihracatından elde edilen gelir 121.633.672 dolar ile sınırlı kaldı. Bakıldığında 2019 yılından 13 kat fazla bir ihracat geliri fakat bu artık bize yetmiyor. Hedef 2024 yılında rekor tazelemek.” şeklinde konuştu.

    Boris Volfman; TÜM YUMURTALARI AYNI SEPETE KOYMAK RİSKLİ”

    Türkiye’nin bezelye ihracatı yaptığı ülkeleri değerlendiren Boris Volfman, “Türkiye bezelye ihracatından elde ettiği gelirin büyük bir kısmını güney komşumuz Irak’a yaptığı ihracattan sağlıyor. Daha somut örneklendirmek gerekirse 2023 yılında bezelye ihracatından elde edilen gelir 121.633.672 dolar olarak gerçekleşmişken, bu gelirin %50’den fazlası sadece Irak’a yapılan ihracattan sağlanmış. Bu durum her ne kadar avantaj gibi görünse de olası bir siyasi ve ekonomik kriz durumunda ihracat gelirlerinin yarısını kaybetmek anlamına geliyor. Çözüm olarak ise iki yol var önümüzde; birincisi halihazırda ihracat yaptığımız pazarlardaki payımızı artırmak, ikincisi ise yeni pazarlar keşfederek buralara açılmak. Bu sayede tüm yumurtalarımızı bir sepete koymayacağız ve olası kriz durumlarından ihracatçımız en az şekilde etkilenecek.” dedi.

    AFRİKA BEZELYE İHRACATI İÇİN DOĞRU HEDEF

    İhracatçılara göre Türkiye’nin yapması gereken en doğru hamlelerden birisi gelişmekte olan ve büyük bir talep patlaması yaşayan Afrika ülkelerine yoğunlaşmak. En yüksek ihracat gelirinin elde edildiği Irak’tan sonra Kenya, Güney Afrika, Kamerun gibi ülkeler de Türkiye’nin müşterisi konumunda. Mevcut Afrika ülkelerine satışı artırmak için izlenecek stratejilerin uzun vadede Türkiye’nin çıkarına olacağı öngörülüyor. Bunun yanında Güney Amerika ülkeleri de yine ihracatçı için tercih edilebilecek yeni pazarlardan biri olarak görülüyor.

     

     

     

     

     

               

     

     

               

  • Erkunt Traktör, Tereciye Tere Satıyor

    Erkunt Traktör, Tereciye Tere Satıyor

    Erkunt Traktör CEO’su Tolga Saylan, traktörün anavatanı sayılan İngiltere ve Almanya’ya ihracat gerçekleştirdiklerini söyledi.

     

    Türkiye’nin önde gelen üreticilerinden Erkunt Traktör’ün CEO’su Tolga Saylan, tasarım, teknoloji ve argedeki istikrarlı yatırımlarının meyvelerini almaya başladıklarını belirterek, “İç piyasadaki başarılı satış grafiğimizi, İhracat markamız ArmaTrac ile 35 ülkeye ihracatla taçlandırıyoruz” dedi.

    Erkunt Traktör olarak 2007 yılında ArmaTrac markasıyla ihracata başladıklarını hatırlatan Saylan, “Şu anda Traktörün anavatanı konumundaki İngiltere ve Almanya gibi ülkelere ihracat yapıyoruz. Bir nevi tereciye tere satıyoruz diyebiliriz. Sırbistan’da ise pazar lideriyiz. 2018 yılında sektörde bir ilki başararak, Türkiye’den yurt dışında üretilmek üzere lisans veren ilk traktör markası olduk. Erkunt’un lisansörü Giad, Sudan’da kurulu olup Afrika’nın en büyük üretim tesislerinden birisi konumuna geldi. Böylece 19 COMESA ülkesinin kapısı da Erkunt markalı traktörlere açıldı. Erkunt Traktör, üretiminin % 25’ini, toplamda 35 ülkeye ihraç ediyor. Ayrıca, traktörün tamamlayıcı ürünü olan tarım ekipmanları konusunda 38 yılı aşkın süredir Türk tarımına hizmet eden ve yanında 36 ülkeye ihracat yapan lider bir marka olma özelliğini koruyan Hisarlar Tarım Makineleri’nin, üretim ve satış – pazarlama faaliyetlerini de başarıyla gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.

    2024’TE İHRACATA ODAKLANACAĞIZ

    2024 yılında iç piyasanın enflasyon ve maliyet artışları gibi nedenlerle küçüleceğini tahmin ettiklerini kaydeden Tolga Saylan, “Traktör sektöründe, 2023 yılında bir rekora imza atılarak, son 50 yılın en yüksek satış adedine ulaşıldı ve 77 binden fazla traktör satışı gerçekleşti. Geçtiğimiz yıl talep olarak bir sıkıntımız yoktu. Ancak, pandemi sürecinde başlayan ve etkisini hala sürdüren yedek parça sıkıntısı nedeniyle traktör arzında bir azalma oldu. Buna rağmen Erkunt olarak, yurt içi ve yurt dışına geçtiğimiz yıl toplamda 6 bin civarında traktör satışı gerçekleştirdik. 2023’ün ikinci yarısından sonra uygulanan sıkı ekonomi politikalarıyla yeni bir döneme girdik. Yüksek enflasyon nedeniyle personel, malzeme ve enerji gibi kalemlerinde fiyat artışları yaşandı. Bunların yanı sıra; çiftçilerin krediye ulaşma konusunda yaşadığı sıkıntılar nedeniyle 2024 yılında traktör sektöründe genel bir küçülme yaşanacağını düşünüyorum. Yurt dışı markamız ArmaTrac ile bu yıl ihracata daha çok odaklanmayı hedefliyoruz. Traktör satışlarımızın da geçtiğimiz yılla aynı seviyelerde gerçekleşmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

    EURO 5 MOTORA 200 MİLYON LİRALIK YATIRIM

    Erkunt Traktör olarak Ar-Ge’ye de özel bir önem verdiklerinin altını çizen CEO Tolga Saylan sözlerine şöyle devam etti: “Erkunt Traktör olarak çiftçilerden aldığımız geri bildirimler ve saha çalışmalarının da etkisiyle ar-ge yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Yıllardır hayalini kurduğumuz yerli motoru ‘eCapra Engine’ markasıyla sektöre kazandırdık. Yeni markamız eCapra Engine, kendi motorumuzu ve bu motor ile kendi traktörlerimizi üretmek adına başlattığımız ve uzun yıllardır hayalini kurduğumuz bir projenin nihai bir sonucudur. Motorda dışa bağımlı Türkiye için devrim niteliğinde bir adım attık. Üretimine Ankara’daki fabrikamızda başladığımız tüm ürün portföyünü kapsayacak yeni motor ailemiz, saha ihtiyaçlarına ve emisyon kurallarına göre gereken değişiklikler yapılabilecek şekilde çok esnek ve uyarlanabilir bir tasarıma sahip. Geçtiğimiz yıl, yerli üretim motor markası olan e Capra motorlu Stage 3B emisyona sahip yeni ürünlerimizi ve sürüngen vitese sahip Meyveci Serisi’ni Egeli çiftçilerle buluşturmuştuk. AR-GE çalışmaları sonucunda bu yıl da Stage 4 emisyona sahip eCapra motorlu modeller görücüye çıkacak. 80 – 110 HP güç aralığında, Stage 4 emisyona sahip yeni modellerimiz; Lüks, E ve Büyük Lüks Seri’lerini kapsıyor. Nisan ayında da toplam 200 milyon TL.’lik yatırımla hayata geçirdiğimiz yeni motor üretim hattının açılışını yapacağız. Avrupa normlarına uygun Euro 5 motorları Türkiye’de üretecek olmanın gururunu yaşıyoruz”

    BHA

  • Koşu Ayakkabısı Nasıl Olmalı?

    Koşu hem fiziksel hem de zihinsel sağlığımız için kritik bir aktivitedir ve doğru ayakkabı seçimi bu deneyimi iyileştirebilir. İdeal bir erkek koşu ayakkabısı veya kadın koşu ayakkabısı seçimi yaparken, hem konforunuzu hem de performansınızı en üst düzeye çıkarmak için dikkate almanız gereken birkaç önemli faktör vardır.

    Taban Yapısı ve Yastıklama

    Koşu ayakkabılarının temel özelliklerinden biri, ayaklara yeterli darbe emilimi sağlayan taban yapısıdır. Mesafeye bağlı olarak, kadın koşu ayakkabısı ve erkek koşu ayakkabısı modellerinden farklı yastıklama seviyeleri bulunur. Uzun mesafe koşuları için daha yoğun yastıklamaya ihtiyaç duyulurken, kısa ve hızlı koşular için daha hafif ve az yastıklamalı modeller tercih edilebilir.

    Destek ve Esneklik

    Her koşucunun ayak yapısı farklıdır ve koşu ayakkabısı, bu bireysel farklılıklara uygun destek sunmalıdır. Özellikle, pronasyon veya supinasyon gibi ayak hareketlerini düzeltmek için tasarlanmış özel modeller mevcuttur. Aynı zamanda, koşu ayakkabısının esnekliği de önem taşır. Esneklik, ayakkabının ayak hareketlerinize uyum sağlamasına ve daha doğal bir koşu hissi yaratmasına yardımcı olur. Erkek koşu ayakkabısı gibi modellerde bu özelliklere erişilebilir.

    Dış Taban ve Tutuş

    Kadın koşu ayakkabısı gibi modellerin dış tabanı, koşulan zemine doğrudan temas eder ve bu nedenle tutuş özelliği hayati önem taşır. Genellikle, dayanıklılık ve iyi bir zemin tutuşu için kauçuk malzeme tercih edilir. Ayrıca değişen koşu yüzeyine farklı olarak da çeşitli dış taban desenleri vardır. Örneğin yol veya patika koşuları için farklı dış taban desenleri bulunur. Bunun dışında, yol koşuları için daha düz, arazi koşuları için se daha derin desenli dış tabanlar idealdir.

    Ayak Yapınızı Tanıyın

    Her koşucunun ayak yapısı farklıdır. Düztabanlık, yüksek ayak kemikleri veya aşırı içe/dışa basma gibi özel ihtiyaçlarınızı göz önünde bulundurarak ayakkabı seçmek, koşu sırasında daha fazla konfor ve destek sağlar.

    Ayakkabı Numarası ve Ağırlığı

    Koşu sırasında ayakların şişme eğilimini göz önünde bulundurarak, genellikle normal ayakkabı numaranızdan bir numara bir erkek ya da kadın koşu ayakkabısı tercih etmeniz daha faydalıdır. Ayakkabının ağırlığı da koşu tarzınıza göre değişir. Bu bağlamda; hafif ayakkabılar kısa ve hızlı koşular için, daha ağır ve yastıklamalı modeller ise uzun mesafeler için uygundur.

    Su Geçirmezlik ve Isı Yalıtımı

    Koşu ayakkabınızın su geçirmezlik ve ısı yalıtımı özelliklerine sahip olması, özellikle kış koşullarında ayaklarınızın kuru ve sıcak kalmasını sağlar. Erkek koşu ayakkabısı gibi modelleri değerlendirirken bu gibi özellikleri de dikkate almak gerekir.

    Nerede Koşacağınızı Belirleyin

    Koşu ayakkabısı seçerken, hangi tür zeminde koşacağınızı göz önünde bulundurmalısınız. Asfalt veya beton gibi sert zeminlerde koşarken daha yüksek darbe emilimi sunan ayakkabılar, ayak sağlığınızı korumak için idealdir.

     

    Koşu ayakkabısı seçimi, kişisel ihtiyaçlarınıza ve koşu tarzınıza göre yapılmalıdır. Doğru ayakkabı, koşu deneyiminizi iyileştirecek ve olası sakatlanmaları önleyecektir. Bu nedenle, erkek koşu ayakkabısı ve kadın koşu ayakkabısı seçimlerinizde yukarıda belirtilen özellikleri dikkate almak, uzun vadede daha sağlıklı ve keyifli bir koşu deneyimi sağlayacaktır.

  • Başkan Özyiğit MEİGDER’i ziyaret etti

    Başkan Özyiğit MEİGDER’i ziyaret etti

    Yenişehir’de yeniden Belediye Başkanı seçilmesine kesin gözüyle bakılan Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, kısa adı MEİGDER olan Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyeti’ni ziyaret etti.

    Yenişehir’de yeniden Belediye Başkanı seçilmesine kesin gözüyle bakılan Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, kısa adı MEİGDER olan Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyeti’ni ziyaret etti.
    MEİGDER Başkanı A. Vahap Şehitoğlu, yönetim kurulu ve Cemiyet üyeleri tarafından samimi bir şekilde karşılanan Başkan Özyiğit, basın mensuplarıyla her zaman yakın temas ve işbirliği içinde hareket ettiklerine değinerek, özellikle gelişen teknoloji ile birlikte internet gazeteciliğinin önemini vurguladı.

    Yaklaşan yerel seçimler öncesi geride kalan görev sürelerinde Yenişehir’de hayata geçirdikleri projelerin tüm Türkiye’de ses getirdiğine de dikkat çeken Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, “Bu şevk ve azimle güzel Yenişehir’e ve Yenişehir halkına hizmet etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
    MEİGDER Başkanı A. Vahap Şehitoğlu ise kendisi ve Cemiyet üyeleri adına ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Sevgili Başkanımız Abdullah Özyiğit’in Yenişehir Belediye Başkanı adaylığına yeniden gösterilmesine çok sevindik. Çünkü kişiliğiyle, dik duruşuyla, insanlara olan sevgisi ile tüm Mersinlileri ve biz Gazetecilerin gönlündedir. Yeniden Belediye Başkanı seçileceğine inanıyor ve destekliyoruz. Yolu açık olsun” dedi.