Yazar: hibya

  • Gebelik Döneminde Progesteron Kullanımı Sakıncalı mı?

    Gebelik Döneminde Progesteron Kullanımı Sakıncalı mı?

     

    Progesteron hormonu, kadınlarda yer alan ve gebelik sırasında önemli rol oynayan bir hormondur. Bu hormon, rahim duvarının kalınlaşmasına, embriyonun rahime tutunmasına ve hamileliğin devamına katkısı olmaktadır.

     

    Gebelik sırasında progesteron eksikliği, düşük doğum riskini artırabilir. Bu nedenle, düşük riski olan kadınlara progesteron takviyesi planlaması yapılabilir.

     

    Progesteron takviyesi, birçok şekilde uygulanabilir. Bunlar, ağız yolu ile alınan tabletler, vajinal fitil, enjeksiyon (İğne) veya implant şeklinde uygulanabilir. Oral tabletler, en yaygın kullanılan progesteron takviyesi yöntemidir.

     

    Progesteron: Hamileliğin Koruyucusu

     

    Progesteron takviyesi, genellikle gebeliğin erken döneminde, 12. haftaya kadar kullanılır. Diğer yandan, bazı durumlarda gebeliğin daha sonraki dönemlerinde de progesteron takviyesi gerekebilir.

     

    Gebelikte  progesteron kullanımı sakıncaları, kullanılan progesteron dozuna bağlı olarak değişebilir.

     

    Progesteron takviyesi, gebelik sırasında gerekli olduğu durumlarda, doktor kontrolünde güvenle kullanılabilir. Ancak, progesteron takviyesi kullanmadan önce, olası yan etkiler hakkında doktorunuza danışmanız gerekebilir.

     

    Progesteron Kullanımının Faydaları

     

    Gebelik sırasında progesteron takviyesi kullanımının faydalarına gelecek olursak; birden fazla faydası bulunmaktadır. İşte Faydaları:

     

    • Düşük doğum riskini azaltır.
    • Rahim duvarının kalınlaşmasını destekler.
    • Embriyonun rahime tutunmasına yardımcı olur.
    • Hamileliğin devamına yardımcı olur.

     

    Gebelik sırasında progesteron takviyesi kullanımının yan etkileride mevcuttur. Yan etkileri:

     

    • Vajinal kanama
    • Kilo artışı
    • Mide bulantısı
    • Baş ağrısı

     

    Sonuç olarak, hamilelik döneminde progesteron kullanımının sakıncalı olup olmadığı, kişinin bireysel özelliklerine ve sağlık durumuna göre değişir. Herhangi bir progesteron tedavisine başlamadan önce, mutlaka doktorunuza danışmalısınız.

     

  • Zeki İçlises Etkiğini biçiyor

    Zeki İçlises Etkiğini biçiyor

    Avrupa’da yaşayan Türklerin sahnedeki taçsız kralı Zeki İçlises, “Havalı Yarim” isimli teklisiyle de dikkatleri üzerine toplamayı başardı.

     

    Müzik dünyasında doğru yapılan yatırımın size mutlaka geri dönüşü oluyor, fakat doğru kılavuzu bulmalısınız ifadesinde bulundu. Erken Müzik etiketiyle ve Fatih Doğaner aranjörlüğünde çıkardığı “Havalı Yarim” isimli eser sonrası sahne çalışmalarının ikiye katladığını ifade eden Avrupa sahnelerinin kahramanı Zeki İçlises, bir ben daha olsa sahne çalışmalarına yetişemeyiz vurgusunu yaptı.

    Sevilen, başarılı yorumcu Zeki İçlises “Müzik hayatımın tamamında işime yatırım yaptım, en iyi aranjör, en iyi söz yazarı besteci ile hak edişlerini vererek çalıştım. Bu başarılı isimlerin mesleki destekleri beni bu günlere getirdi ektiğimi biçiyorum” dedi.

  • 25.Göktürk Yaşam Festivali Büyük Bir İlgiyle Karşılandı

    25.Göktürk Yaşam Festivali Büyük Bir İlgiyle Karşılandı

    Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken’in katkılarıyla ve Göktürk Dergisi’nin 25. Göktürk Yaşam Festivali Özgecan Parkı’nda gerçekleşti.

    Öğlen 12’den gece 23’e kadar süren festivalde birbirinden farklı ürün ve hizmet stantları yer alırken çocuklar için tam bir eğlence ortamı oldu. Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken her bir standı gezerek samimi sohbetler ettiler ve teşekkürlerini sundular. Göktürk Babaları Korosu’nun kulaklarımızın pasını silen performansı ile başlayan konser, Faruk Emre’nin verdiği konserle son buldu.

    Festivale Eyüpsultan İlçe Emniye Müdürü Levent Türkmen ve Eyüpsultan İlçe Jandarma Komutanı Zeki Gülter de katılım sağladı. Deniz Köken, Göktürk Dergisi’nin 25.’sini yaptığı Göktürk Yaşam Festivali’ne ev sahipliği yapan Ümit Öner’e teşekkür etti. Göktürk ve Kemerburgaz’da bundan sonra bu tarz etkinliklerin daha çok olacağını söyledi.

    Kemerburgaz’da temeli atılan yüzme havuzunun bitme aşamasında olduğunu, Göktürk’te yeni bir lisenin temeli atılacağını ve Göktürk’e iki farklı ara yol çalışması ile otobana bağlantı sağlanacağını ve birçok proje ile Göktürk-Kemerburgaz’a gelişim sağlayacağını söyledi.

  • 21. Mersin Uluslararası Müzik Festivali İçin Geri Sayım Başladı

     “Dayanışma, iyileşme ve aydınlanma” temasıyla bu yıl 22-24 Eylül 2023 tarihleri arasında düzenlenecek 21. Mersin Uluslararası Müzik Festivali tanıtım programında konuşan, Festival Yürütme Kurulu Başkanı Nuran Kurtuluş, “Ana hedefimiz,  ‘müzik, insanlığın uluslararası dilidir’ ilkesinden yola çıkarak, kentimiz, bölgemiz, ülkemiz ve tüm insanlığın, evrensel müzikle buluşmasını sağlamaktır” dedi.

    21. Mersin Uluslararası Müzik Festivali için geri sayım başladı. “Dayanışma, iyileşme ve aydınlanma” temasıyla bu yıl 22-24 Eylül 2023 tarihleri arasında düzenlenecek festivalin tanıtım programı Divan Otel’de gerçekleştirilen basın toplantısıyla açıklandı.

    Programa, Mersin Vali Vekili Alp Eren Yılmaz, Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan, Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Koordinatörü Bengi İspir Özdülger, Akdeniz Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Aslan, Tarsus Belediye Başkan Yardımcısı Nihat Çapar, Yenişehir Belediye Başkan Yardımcısı Berna Dinç, Mersin Uluslararası Müzik Festivali Onursal Başkanı Selma Yağcı, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumlarının temsilcileri ile festival yürütme kurulu üyeleri, Sanat Etkinlikleri Derneği Yönetim Kurulu Üyeleri, sponsorlar ve çok sayıda sanatsever katıldı. Programa saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, genç yetenek Ecmel Neva Bildik’in keman dinletisi ile devam edildi.

    FESTİVAL KENT ÖDÜLÜ SELMA YAĞCI’YA VERİLECEK

    21. Mersin Uluslararası Müzik Festivali Sanat Kurulu Üyesi Caner Akgün’ün programın tanıtımını yaptığı konuşmasında, 7 etkinliğin 3 gün boyunca süreceğini ifade etti. Akgün, “Bir şehri sanatla diri tutmanın en önemli faktörü sağlam kent kimliğinin oluşmasıdır. Bu yıl Festival Kent Ödülü, şüphesiz Mersin’in bilinirliğine katma değer sağlayan, kentimizin sanatla anılmasında her daim ışığımız olan, kıymetli büyüğümüz Sayın Selma Yağcı’ya verilecektir” dedi.

    FESTİVAL SANAT ÖDÜLÜ YALÇIN TURA’NIN

    Akgün, “Bu yıl Festival Sanat Ödülü’nün 20 yılı aşkın bir süre film müziği besteciliği yaparak, aralarında “Keşanlı Ali Destanı”, “Yılanların Öcü”, “Umutsuzlar” gibi 50’yi aşkın Türk filminin müziğine imzasını atan, tarihle günümüz arasında köprüler kuran müzik felsefecisi Yalçın Tura’ya verilecektir. Geleneksel makamlardan halk müziğine,  senfoni müziğinden caza uzanan geniş yelpazede çalışmış Çağdaş Türk Müziğinin önemli bestecisi Yalçın Tura’yı yürekten tebrik ediyoruz” diye konuştu.

    GENÇ YETENEK ÖDÜLÜ BİLDİK’İN

    Akgün, Prof. Nevit Kodallı Genç Yetenek Ödülü’nün ise henüz 4 yaşında sanat yaşamına adım atan, Ecmel Neva Bildik’e verileceğini söyledi. Akgün, “2020 yılında Brüksel’de düzenlenen 13. Arthur Grumiaux Yarışmasında 2. lik ödülü alan, 2021 yılında Uluslararası Müzik Akademisi tarafından düzenlenen dünyaca ünlü kemancı Svetlin Rossev’in ustalık sınıfına burslu olarak kabul edilen, Haziran 2022’de Fransız ArtimeA Derneği tarafından düzenlenen 6. Nouvelles Etoiles yarışmasında 1.lik ödülü alan genç yeteneğimiz Ecmel Neva Bildik’i tebrik ediyoruz” şeklinde konuştu.

    “MÜZİK İNSANLIĞIN EVRENSEL DİLİDİR”

    21. Mersin Uluslararası Müzik Festivali Yönetim Kurulu Başkanı Nuran Kurtuluş ise Cumhuriyetin 100. yılına vurgu yaptığı konuşmasında, “Anadolu’da çok sesli müziğin fitilini ateşleyen Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını şükran ve özlemle anıyoruz. Mersin Uluslararası Müzik Festivali’nin ana hedefi,  ‘müzik, insanlığın uluslararası dilidir’ ilkesinden yola çıkarak, kentimiz, bölgemiz, ülkemiz ve tüm insanlığın, evrensel müzikle buluşmasını sağlamaktır” dedi.

    “KATKI SUNAN HERKESE TEŞEKKÜR EDİYORUZ”

    Kurtuluş, “Geçtiğimiz 21 yılda uluslararası sanat kurumları ile olan ilişkiler gözle görülür bir şekilde artış göstermiş ve festivalde yer almak isteyen sanatçılardan da önemli başvurular alınmıştır. Yakalanan bu ivme ile Mersin Uluslararası Müzik Festivali kültür ve sanat ortamında daha bilinir hale gelmiştir. Bizler bu sorumluluk bilinci ile 21.’sini düzenleyeceğimiz festivalimizde hepimizin hassasiyetini gözeterek yolumuza devam etmek istedik. Bu bağlamda katkı sunan herkese sonsuz teşekkürlerimizi sunuyorum” ifadelerini kullandı.

    “ÖNEMLİ BİR GÖREV ÜSTLENİYORUZ”

    Sanat Etkinliği Derneği Başkanı Halil Delibaş ise konuşmasında, “21 yıldır olgunlaşarak gelişen festivalimiz ile sanatseverlerimizi ülkemizin ve dünyanın değerli sanatçıları ile buluşturuyoruz. Bunun yanında ilimizi ve bölgemizi tanıtma anlamında çok önemli bir misyon ile, Atamızın sanatla ilgili ‘Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir’ ifadesi kapsamında önemli bir görev üsleniyoruz. Festivalimiz bu ana misyonun yanında, başarılı genç sanatçıları teşvik etmek, başarılı sanatçıları ödüllendirmek, sanat ve kültür platformlarının artmasını sağlamak olarak dolaylı etkiler de yaratmaktadır” ifadelerini kullandı.

    “BÖYLE BİR ŞEHİRDE İDARECİLİK YAPMAKTAN GURUR DUYUYORUM”

    Mersin Vali Vekili Alp Eren Yılmaz ise festivalin kente hayırlı olmasını temenni ederek, “Biz ekonomide, tarımda, ticarette, turizmde atak yapmış marka şehirlerden biri haline geldik. Bunu kültür sanat ve sporda da aldığımız büyük başarılarla perçinleyip gerçekten Türkiye’nin incisi olmak konumunda hızla ilerlediğimizi belirtmek istiyorum. Ciddi bir kültürel mirasa sahibiz. Çok ciddi adımlar atıyoruz. Böyle bir şehirde idarecilik yapmaktan gurur duyuyorum. 21. Mersin Uluslararası Müzik Festivali’nde de emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Nice festivallerde bir araya gelerek şehrimizi uluslararası alanda tanıtmayı ümit ediyorum” dedi.

    Konuşmaların ardından program, 21. Mersin Uluslararası Müzik Festivali’ne katkı sunanlara verilen teşekkür belgelerinin ardından toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

    FESTİVAL PROGRAMI

    AÇILIŞ KONSERİ GENÇ YILDIZ VARY’DEN

    Festival, 2017 yılında çıkardığı Voice of the trumpet adlı ilk albümünün ardından otoriteler tarafından ‘Trompetiyle sansasyonel bir etki yaratan genç yıldız’ olarak tanımlanan 24 yaşındaki Warner Classic sanatçısı Lucienne Renaud Vary’nin açılış konseri ile perdelerini açacak. Genç yıldız, 22 Eylül 2023 tarihinde saat 20:00’da Mersin Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle bir araya gelecek.

    CUMHURİYETE SAYGI DURUŞU SEÇKİSİ

    Cumhuriyete saygı duruşu niteliğindeki ‘Cumhuriyetimizin 100. yılına özel Bir Çift Söz’ seçkisi 23 Eylül 2023 tarihinde saat 16:00’da Mersin Üniversitesi Nevit Kodallı Salonu’nda gerçekleşecek. The Guardian’ın ‘teknik mükemmelik’ diye nitelediği, Yehudi Menuhin ve Henryk Wieniawski yarışmalarının birincisi, çağın önde gelen keman virtüözlerinden Soyoung Yoon ve genç kuşağın en önemli şeflerinden Tolga Atalay Ün 21. Mersin Uluslararası Müzik Festivali’nde aynı sahneyi paylaşacak. Etkinlik, 23 Eylül 2023 saat 20:00’da Mersin Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek.

    FESTİVAL KAPANIŞ ETKİNLİĞİ HÜKÜMSÜZ CAZ SEÇKİSİ İLE OLACAK

    Festivalin kapanış gününde Etnomüzikolog Arzu Haksun ile Vurmalı Çalgılar Sanatçısı Emre Günay çocuklar ve yetişkinler için şifa atölyeleri düzenleyecek. 24 Eylül 2023 Pazar günü Çocuklar için Ritim Atölyesi saat 16:00’da, O Da Tekfen konseri saat 17:00’da ve Ses’in Beden Üzerindeki Yolculuğu ise 18:30’da  Mezitli Mutlu Yaşam Köyü’nde olacak. Öte yandan kadın mahkumlara cezaevlerinde ulaşmak ve onların yaşamına bir umut olmak için yeşeren ‘Hükümsüz Caz’ projesi ise saat 20:00’da yine Mezitli Mutlu Yaşam Köyü’nde sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

  • Mersin Polisi Okul önü ve denetim tedbirlerini aldı

    Mersin Polisi Okul önü ve denetim tedbirlerini aldı

    Mersin Emniyet Müdürlüğünce, 554 noktada bulunan okulun çevresinde ve okul güzergahlarında Yunus ekipleri ile tedbirlerinin arttırarak, okul servislerinin denetimlerin sıklaştırıldığı belirtti.
    Mersin Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından huzur ve güven ortamının devamının sağlanması, ilköğretim, ortaöğretim ve lise çağındaki çocuk ve gençlerimizin özellikle uyuşturucu maddeler olmak üzere terör nitelikli oluşumlar ile asayiş suçlarından uzak tutulması, korunması eğitim ve öğretim yılının güvenli bir ortamda geçirilmesini sağlamak amacıyla 544 okulumuzun çevrelerinde ve okul güzergahlarımızda emniyet tedbirleri alındı.

    1350 Polisin görev yaptığı Emniyet tedbirleri kapsamında okul servis araçlarının yanı sıra okullarımızın yakın çevrelerinde bulunan park bahçeler, metruk binalar, alkol ve tütün mamülleri satışı yapılan yerler, kahvehaneler, internet ve elektronik oyun salonları denetlendi.
  • Aşırı Düşünmek Neden Olur? Tehlikeleri Nelerdir?

    Aşırı Düşünmek Neden Olur? Tehlikeleri Nelerdir?

     

    Psikolog ve Aile Danışmanı Rojin Nazik konu hakkında bilgiler verdi.

    Aşırı düşünmek, kırılması zor bir alışkanlık olabilir. Hatta kendinizi bir şey hakkında gerçekten uzun süre düşünmenin en iyi çözümü geliştirmenin anahtarı olduğuna ikna edebilirsiniz. Ama genellikle durum böyle değildir.

    Aslında, bir şey hakkında ne kadar uzun süre düşünürseniz, üretken eylemde bulunmak için o kadar az zaman ve enerjiniz olur. Ayrıca, farklı şekilde yapmış olabileceğiniz her şeyi düşünmek, kararlarınızı ikinci kez tahmin etmek ve sürekli olarak en kötü durum senaryolarını hayal etmek yorucu olabilir.

    Fazla Düşünmek Nedir?

    Aşırı düşünme, belirli bir konu veya durum hakkında aşırı düşünmeyi ve onu uzun süre analiz etmeyi içerir. Fazla düşündüğünüzde, zihninizi başka herhangi bir şeye odaklamakta zorlanabilirsiniz. Düşündüğünüz tek şey tarafından tüketilir.

    Bazı insanlar, bir konuya veya soruna neredeyse her açıdan bakmayı ve gelecekteki olayları tahmin etmeyi içerdiğinden, fazla düşünmenin yararlı olabileceğine inanırken, bunun tersi doğrudur. Araştırmalar, aşırı düşünmenin depresyon, kaygı ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) duygularıyla ilişkili olduğunu göstermektedir.

    Herkes bazen gereğinden fazla düşünür. Belki gelecek hafta sunumunuzu yaparken ters gidebilecek her şeyi düşünüyorsunuz ya da yaklaşan iş görüşmenizde ne giyeceğinize karar vermek için sayısız saat harcadınız.

    Aşırı düşünmeye bir son vermenin yollarını bulmak, sizi rahatsız eden şeyleri basitçe düşünmek yerine hayatınızda harekete geçmenize yardımcı olabilir. Bir konuyu kafanızda tekrar tekrar gözden geçirmek yerine, durumu çözmek için gerekli adımları atmaya başlayabilirsiniz.

    Fazla Düşündüğünüzün İşaretleri

    Belirli bir durumu veya endişeyi gereğinden fazla düşünüp düşünmediğinizi merak ediyorsanız, arayabileceğiniz birkaç şey var. Aşırı düşünme belirtileri şunları içerir:

    *Başka bir şey düşünememe

    *Rahat edememek

    *Sürekli endişeli veya endişeli hissetmek

    *Kontrolünüz dışındaki şeylere odaklanmak

    *Zihinsel olarak yorgun hissetmek

    *Çok fazla olumsuz düşünceye sahip olmak

    *Zihninizde bir durumu veya deneyimi yeniden canlandırmak

    *Kararlarınızı ikinci kez tahmin etmek

    *Tüm en kötü senaryoları düşünmek

    Aşırı Düşünmenin Etkileri

    Aşırı düşünmek akıl hastalığı değildir ve aşırı düşünmek sizi endişelendirebilir, ancak kaygı ile aynı şey değildir. Bununla birlikte, genellikle çeşitli ruh sağlığı koşullarının geliştirilmesinde ve sürdürülmesinde rol oynayabilir. Aşırı düşünme ile ilişkili bazı bozukluklar şunları içerir:

    *Depresyon

    *Yaygın anksiyete bozukluğu

    *Obsesif kompulsif bozukluk

    *Panik atak

    *Travma sonrası stres bozukluğu

    *Sosyal anksiyete bozukluğu

    Aşırı düşünmenin ruh sağlığı sorunlarıyla çift yönlü bir ilişkisi olabilir. Stresli olaylar, depresyon ve kaygı insanları fazla düşünmeye daha yatkın hale getirebilir ve bu aşırı düşünme daha kötü stres, endişe ve depresyona katkıda bulunur.

  • Diyabetin Köklerine İnen Prof. Dr. Alper Çelik: Tedavi Yaklaşımları ve Önerileri

    Diyabetin Köklerine İnen Prof. Dr. Alper Çelik: Tedavi Yaklaşımları ve Önerileri

     

    Prof. Dr. Alper Çelik Şeker hastalığı (diyabet), dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen, kan şekeri düzeylerinin düzenlenemediği bir metabolik bozukluktur. Kronik bir rahatsızlık olan diyabet, uzun vadeli sağlık komplikasyonlarına neden olabilen bir durumdur. Bu makalede, diyabet tipleri, nedenleri, belirtileri ve etkili tedavi yaklaşımları ele alınacaktır.

    Diyabetin Çeşitli Tipleri

    Diyabet, temelde üç ana tip altında sınıflandırılır: Tip 1 diyabet, Tip 2 diyabet ve gestasyonel diyabet.

    Prof. Dr. Alper Çelik Tip 1 Diyabet: Bağışıklık sisteminin vücudun insülin üreten hücrelerine saldırması sonucu oluşan Tip 1 diyabet, genellikle çocukluk veya gençlik döneminde başlar. Bu tip diyabet, insülin enjeksiyonları ile yönetilir.

    Tip 2 Diyabet: Vücudun insülini etkili bir şekilde kullanamadığı veya yeterli miktarda üretemediği Tip 2 diyabet, genetik yatkınlık, yaşam tarzı faktörleri ve obezite ile ilişkilidir. Diyet değişiklikleri, egzersiz ve gerektiğinde ilaçlar, bu tip diyabetin yönetiminde rol oynar.

    Gestasyonel Diyabet: Gebelik sırasında ortaya çıkan gestasyonel diyabet, hamile kadınların kan şekeri düzeylerinin yükselmesi ile karakterizedir. Genellikle doğumdan sonra geriler, ancak ileride Tip 2 diyabete dönüşme riskini artırabilir.

    Diyabetin Nedenleri

    Prof. Dr. Alper Çelik Diyabetin temel nedenleri genellikle tipine göre farklılık gösterir. Tip 1 diyabet, genetik yatkınlığa ve çevresel faktörlere bağlı olarak gelişirken, Tip 2 diyabetin arkasında genetik yatkınlık, obezite, fiziksel aktivitenin eksikliği ve yaşam tarzı faktörleri yer alır. Gestasyonel diyabet ise hamilelik sırasında hormonal değişikliklerden kaynaklanabilir.

    Diyabetin Belirtileri

    Diyabetin belirtileri şiddet ve tiplere göre değişebilir. Yaygın belirtiler arasında sık idrara çıkma, aşırı susama, aşırı açlık, yorgunluk ve kilo kaybı yer alır. Ayrıca, uzun vadeli komplikasyonlar da ortaya çıkabilir; bu komplikasyonlar arasında yara iyileşmesinde gecikme, bulanık görme ve uyuşma gibi sorunlar bulunur.

    Etkili Diyabet Yönetimi ve Tedavisi

    Diyabetin etkili bir şekilde yönetilmesi, sağlıklı bir yaşam tarzını benimsemeyi, düzenli egzersiz yapmayı ve dengeli beslenmeyi içerir. Tip 1 diyabeti olanlar, günlük insülin enjeksiyonları veya insülin pompaları ile kan şekerini düzenler. Tip 2 diyabet için yaşam tarzı değişiklikleri, oral antidiyabetik ilaçlar ve gerektiğinde insülin kullanımı etkili tedavi yaklaşımlarıdır. Gestasyonel diyabeti olan hamileler ise beslenme düzeni ve aktiviteyi düzenleyerek kan şekeri düzeylerini kontrol altında tutabilirler.

    Sonuç

    Diyabet, küresel bir sağlık sorunu olarak öne çıkmaktadır ve yaşam boyu süren bir hastalık olabilir. Ancak, erken teşhis, sağlıklı yaşam tarzı seçimleri ve etkili tedavi yaklaşımları ile diyabetin etkileri önemli ölçüde azaltılabilir. Özellikle obezite ve hareketsiz yaşam tarzının arttığı bir dönemde, bilinçli tercihler yapmak ve sağlık profesyonelleri ile işbirliği yapmak, diyabet riskini minimize etmek ve daha sağlıklı bir gelecek inşa etmek adına

  • Transpalet teker modelleri nelerdir?

    Transpalet teker modelleri nelerdir?

    Transpalet, mal taşıma ve yükleme işlemlerini kolaylaştırmak için kullanılan manuel veya elektrikli bir araçtır. Bir transpalet, paletli yükleri yatay olarak hareket ettirmek için tasarlanmıştır ve özellikle depo, fabrika, süpermarket ve lojistik alanlarında sıkça kullanılır.

    Transpaletler, lojistik ve depolama sektörlerinde önemli bir rol oynar ve paletli yüklerin taşınmasını, yükleme ve boşaltma işlemlerini daha hızlı, kolay ve verimli hale getirir.

    Transpalet teker çeşitleri

    Transpaletlerin tekerlekleri, farklı zeminlerde ve kullanım koşullarında verimli bir şekilde çalışabilmeleri için çeşitli tiplerde olabilir. İşte yaygın olarak kullanılan transpalet tekerlek çeşitleri:

    Rulmanlı transpalet tekerleği

    transpaletin tekerleklerinden biridir. Rulmanlı transpalet tekerleği, özel bir tasarıma sahip olup, dönme ve taşıma işlemlerini kolaylaştırmak için rulmanlarla donatılmıştır. Rulmanlar, tekerleğin miline yerleştirilmiş ve tekerleğin dönme hareketini kolaylaştıran küçük yuvarlak parçalardır. Bu rulmanlar, transpaletin yükü daha rahat taşımasını, dönme hareketlerinin daha düzgün ve verimli olmasını sağlar.

    Poliüretan tekerlekler

    dayanıklı ve aşınmaya karşı dirençlidir. Ayrıca sessiz çalışırlar ve iz bırakmazlar. Pürüzsüz zeminlerde ve kapalı alanlarda kullanım için uygundurlar.

    Poliamid Tekerlekler

    Poliamid tekerlekler aşınma ve çizilmeye karşı dayanıklıdır. Pürüzsüz veya düz zeminlerde sessiz bir şekilde çalışırlar ve yüksek taşıma kapasiteleri vardır. Özellikle yüksek yüklerin taşınması gereken alanlarda tercih edilirler.

    Transpalet Tekerleği Nasıl Seçilir?

    Transpalet tekerleği seçimi, kullanım amacına, çalışma ortamına ve yüklenecek yükün türüne bağlı olarak önemlidir. Kullanacağınız transpaletin çalışacağı zemin türü önemlidir. Transpalet tekerlekleri genellikle poliüretan, naylon veya lastikten yapılır. Poliüretan tekerlekler sessiz ve zemin dostu olup orta-yüksek ağırlıktaki yükler için uygundur. Naylon tekerlekler dayanıklıdır ve düz zeminlerde kullanım için uygundur. Lastik tekerlekler ise daha ağır yükler için uygun ve darbe emilimi sağlar. Transpaletinizin tekerlek boyutları, kullanım kolaylığı ve taşıma kapasitesini etkileyebilir. Daha büyük tekerlekler düzensiz zeminlerde daha iyi performans gösterebilirken, küçük tekerlekler daha dar alanlarda manevra kabiliyeti sağlar.

    Her tekerlek türü, belirli zemin türlerine, yük ağırlığına ve kullanım koşullarına daha uygun olabilir. Transpaletinizin kullanılacağı ortama ve ihtiyaçlara göre doğru tekerlek türünü seçmek, performans ve verimlilik açısından önemlidir.

     

  • Metin Akay İnsanların Hayatlarına Dokunuyor

    Metin Akay İnsanların Hayatlarına Dokunuyor

     

    Metin AKAY, 1999 yılından itibaren birçok alanda iyilik yapmaya devam ediyor. Birçok programa katılan ve isminden çokça söz ettiren Metin Akay bu noktada yeni programı ile de ses getirdi. Girişimci olarak işinde oldukça başarılı olan katıldığı programlarda bu konu hakkında bilgilendirmeler yapan Metin Akay yaptığı birçok işte ilklere imza atmıştır. Özellikle de yardım konusunda oldukça cömert olan isim bu konuda insanların hayatlarına dokunmaya ve onların hayatlarını değiştirmeyi çok seviyor. Bu konuda birçok alanda faaliyet gösteren isim en son İnanılmaz Değişimler programı ile sevenleri ile buluştu.

    Metin Akay 2007 yılında Demo Estetik merkezini kurdu ve sahibi olduğu klinikte Medikal Estetik konusunda hastalarına hizmet vermektedir. Bu noktada programda da insanların hayatlarına dokunacak olan ve saç, cilt gibi konularda onlara destek vereceğini açıkladı. İnanılmaz Değişimler programı ile ekibini bu noktada devreye sokan isim her an karşınıza çıkabilir ve sizlerinde hayatlarını değiştirebilir. Ekibine çok güvenen isim bu konuda da çok titiz. Güven ve samimiyet müşterilerine aktaran ve bu konuda sıkıntı yaşamayan Metin Akay başarısının da sırrı konusunda ufak bir ipucu veriyor.

  • Boris Volfman: “Türk tarımı ihracatta rekora koşuyor”

    Boris Volfman: “Türk tarımı ihracatta rekora koşuyor”

    Türkiye her geçen yıl ihracatta yeni bir rekorlar elde ederken, dikkatleri üzerine çeken sektörlerden biri de tarım oluyor. Tarımsal ürünlerin ihracatından elde edilen gelir son yıllarda artış gösteriyor. Dünyaya ihraç edilen tarım ürünlerinde aslan payını stratejik öneme sahip olan fındık, kurutulmuş üzüm, incir gibi ürünler alıyor.

    Türkiye, özellikle son on yıldır ihracat odaklı bir ekonomi modeli inşa etme hedefiyle yoğun çalışmalar yürütüyor. Bu çabaların sonucu olarak da her geçen yıl ihracatta tatmin edici büyüme rakamlarına ulaşılıyor. Birçok sektörde büyüme devam etse de tarımsal ürün ihracatındaki artış dikkat çekici seviyelere geldi. Pandemiyle birlikte tarımsal ürünlerin önemini daha çok kavranırken, bu durum her geçen yıl kazancını artıran Türk ihracatçılarının da yüzünü güldürüyor.

    “Mandalina ihracatından elde edilen gelir yaklaşık 60 milyon dolar arttı”

    Tarımsal ürün ihracatında yaşanan gelişmeleri ve sektörün yarınını değerlendiren Royal Innovative Kurucusu Boris Volfman, “Tarım herkes için olmazsa olmaz bir sektör, sadece ihracatçılar değil, devletler için de stratejik öneme sahip. Hükümetin desteği ve Türkiye’den dünyanın farklı yerlerine tarım ürünleri ihraç eden bizim gibi sektör oyuncularının çabasıyla her geçen yıl tarımsal ürün ihracatında önemli ilerleme kaydediliyor. Mevcut durumu daha somut örneklerle aktarmak gerekirse, TÜİK verilerine göre 2022 yılının ilk 6 ayında mandalina ihracatından elde edilen gelir 167,7milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu yılın aynı dönemindeyse yaklaşık 60 milyon dolar artarak 226,9 milyon dolara ulaştı. Rusya ve Ukrayna, mandalina ihracatımızda en büyük müşteri konumunda yer alırken, onları Polonya, Romanya, Bulgaristan ve Almanya gibi Avrupa ülkeleri izliyor” dedi.

    “İncir ihracatında artış %10 civarı”

    Türkiye’nin stratejik tarım ürünlerinden biri olan incire de değinen Boris Volfman, “İncir, Türkiye’nin en çok gelir elde ettiği ihraç ürünlerinden biri. Bu bereketli ürün 2022 yılının ilk altı ayında ihracatçılara neredeyse 104 milyon dolar gelir elde etme fırsatı sundu. 2023’ün aynı döneminde ise %10 civarı artış göstererek 114 milyon doları aştı. TÜİK rakamlarına göre, Türk incirinin en büyük müşterisi ABD, onu Avrupa ekonomisinin bel kemiği Fransa ve Almanya takip ediyor. Fakat Avrupa pazarı incir açısından hâlâ birçok potansiyel barındırıyor. Önümüzdeki dönemde üretimde artış ve markalaşma hamleleri ile Avrupa pazarında çok daha büyük bir yer elde edeceğimizi öngörüyoruz” şeklinde bilgiler verdi.

    “Fındık ihracatında yüksek büyüme için markalaşma şart”

    Dünya fındık dikim alanlarının %75’ine sahip olan ülkemizin fındık ihracatından elde ettiği gelire yönelik değerlendirmelerde bulunan Royal Innovative Kurucusu Boris Volfman, “Türkiye, fındıkta üretim anlamında oldukça avantajlı bir konumda. Elde edilen ihracat geliri de bunu doğruluyor. 2022 yılının ilk altı ayında Türkiye fındık ihracatından 452 milyon dolar gelir elde etmiş. Bu yılın aynı döneminde de 457 milyon dolara yaklaşmış. Türkiye eğer fındıktan daha yüksek gelir elde etmek istiyorsa, markalaşma ve katma değerli ürün üretimine yönelmek zorunda. Aksi takdirde üretimi artırarak gelebileceğimiz yer belli” dedi.

    “Avrupa pazarı bizim için biçilmiş kaftan”

    Türk tarımsal ürün ihracatçısının Avrupa’daki durumuna dair görüşlerini aktaran Boris Volfman, “Türkiye hem coğrafi konumu, hem bereketli toprakları ve üretim kapasitesiyle Avrupa için vazgeçilmez bir ortak. Örneğin fındık ihracatımızın 119 milyon dolarlık kısmını İtalya’ya, 92 milyon dolarlık kısmını Almanya ve 50 milyon dolarlık kısmını da Fransa’ya gerçekleştirdik. Bu rakamlar, ülkemizin Avrupa pazarına olan hakimiyetinin somut delili. Ancak Türk ihracatçısı hem daha fazla Avrupa ülkesine açılmalı hem de mevcut pazarlarda lider olmak için çaba göstermeli. Bu potansiyele sahibiz” diyerek sözlerini noktaladı.

    Boris Volfman Kimdir?

    Boris Volfman gıda üretimi ve uluslararası gıda ticareti alanında yazılar kaleme alıyor. Yazılarında çiftçiler için yeni teknikler, ürünler bazında pazar araştırmaları ve gıda ihracatındaki gelişmelerle ilgili sektörel bilgilendirmeler yapıyor. Kendisi de bir gıda ihracatçısı olan Boris Volfman, özellikle Rusya, Ukrayna ve İsrail’e meyve – sebze ihracatı yapıyor. Ayrıca şirketi halihazırda demir, soğutma, tek kullanımlık yemek takımı, sofra takımı, maden suyu, kömür, manganez ve yağ ihracatı da yapıyor. İhracat alanındaki çeşitlilik Boris Volfman ve şirketini küresel piyasalar hakkında daha fazla bilgi sahibi olmaya sürükledi.