Yazar: hibya

  • Göz torbaları artık yük olmasın

    Göz torbaları artık yük olmasın

    Ünlülerin göz doktoru olarak tanınan Op. Dr. Tuncay Sezgin, yüze yorgunluk ifadesi veren ve yaşlı gösteren göz torbalarından kurtulmanın artık çok kolay olduğunu söyledi.

    Göz altı torbalarının genellikle yaşlanma ya da genetik faktörler sebebiyle ortaya çıktığını belirten Op. Dr. Tuncay Sezgin, “Kapak altındaki yağ kesecikleri fıtıklaşarak öne çıkar ve ince deriyi sarkıtır. Bu durum da kişinin yorgun ya da üzgün gibi görünmesine neden olur” dedi.

    Bunun dışında uyku problemleri, sık bilgisayar kullanımı, alkol, sigara ve antidepresan kullanımının da bu soruna katkı sağladığını söyleyen Sezgin, göz torbalarından kurtulmanın sanıldığından daha kolay ve pratik olduğunu dile getirdi. Sezgin, “Göz torbalarına cilt kesisi olmadan, kapağın iç kısmından kapalı teknikle müdahala ediyoruz. Bu operasyon yaklaşık 40 dakika sürüyor” şeklinde konuştu.

  • Hangi Besinler Cilt Sağlığımıza İyi Gelir? 

    Hangi Besinler Cilt Sağlığımıza İyi Gelir? 

     

    Medikal Estetik Hekimi Dr. Sevgi Ekiyor konu hakkında bilgiler verdi.
    Günlük hayatımızda tüketim yaparken herkesin yukarıda bahsettiğim sebeplerden ideal beslenme sistemi farklıdır. Dolayısıyla sindirim açısından da ele alarak hastaya metabolik bir balans-denge kurmak gerekir. Bu sayede hasta hem besinlerden hep olumlu faydalanıp ideal kilosuna da kavuşacak şekilde kalori hesabından öncelikli olan faktör kişiye faydalı sindirebileceği ve ihtiyacı olan gıdaları doğru programlamakla olmalıdır. Geniş çaplı yapılan kan testleri sonuçlarına göre gıda alerji ve intoleransları tespit edilip kişiye verilen doğru beslenme programında florasını bozan gıdaları da yasaklayıp ve düzenlediğimiz gündelik takviye ilaç ya da supplementerleri ile kas oranını ve sıvı oranını artırıp istenmeyen yağlardan kurtulma sağlayabiliyoruz. Vücudun biyolojik yaşını da gençleştirmiş ve edinilmiş alışkanlıkları düzenleyerek kendimize daha sağlıklı yaşam alışkanlıkları katmış oluyoruz bu da devamında kilo kontrolü ve geç yaşlanmayı sağlamış oluyor.

    İçten dışa güzellik: Cilde iyi gelen besinlerCilt güzelliğimize etki eden birçok faktör bulunur. Bu faktörler çevreden maruz kaldıklarımız ve içten gelenler olarak gruplandırılabilir. Tükettiğimiz besinler, hormon dengemiz, ruh sağlığımız ve su tüketimi gibi faktörler cildimizi içten dışa doğru etkileyen faktörlerdir.Beslenme sağlığımız için oldukça önemlidir. Sağlıksız bir beslenme düzeni metabolizmanıza zarar verebilir, kilo almanıza neden olabilir ve hatta kalbiniz ve karaciğeriniz gibi hayati organlara zarar verebilir. Sağlıklı bir cilde ulaşmak için tükettiğimiz besinler aynı zamanda genel sağlığımızı da olumlu yönde etkiler. Sağlıklı bir cilt için belirli gıdalara odaklanmak yerine, genel olarak sağlıklı beslenmeye, dengeli bir diyet listesine odaklanın. Bol meyve ve sebze tüketin. Süt ürünlerini tüketecekseniz az yağlı ya da yağsız süt ürünlerini tercih edin.

    Somon ve uskumru gibi yağlı balıklar cilt sağlığını korumak için önemli olan zengin omega-3 yağ asitleri içerir. Omega-3 yağ asitleri cildin esnek ve nemli yapısını güçlendirmeye yardımcı olur. Bunun yanı sıra, kızarıklığa ve akneye yol açan iltihabı azaltır. Düzenli tüketimde, cildinizi güneşin zararlı UV ışınlarına karşı daha güçlü hale getirir. Cildinizi serbest radikallerin ve iltihaplanmanın neden olduğu hasara karşı korumaya yardımcı olan E vitamini ve çinko da bu balıklarda bolca bulunur.

    Avokado, cildinizi oksidatif hasardan korumaya yardımcı olan bir başka E vitamini kaynağıdır. E vitamini, C vitamini ile beraber tüketildiğinde daha çok fayda sağlar. C vitamini, cildinizin güçlü, genç ve sağlıklı kalmasını sağlayan ana yapısal protein olan kolajen oluşturmak için gereklidir. Yapılan çalışmalara göre, 1/2 avokado; günlük E vitamini ihtiyacının %14’ünü ve günlük C vitamini ihtiyacının %11’ini karşılar.

    Beta karoten bitkilerde bulunan bir besin maddesidir. Beta karoten gibi karotenoidler, doğal bir güneş kremi görevi görerek cildinizi zararlı güneş ışınlarından korur ve sağlıklı kalmasına yardımcı olur. Beta karoten, portakal ve havuç, ıspanak ve tatlı patates gibi sebzelerde bulunur.Brokoli, çinko, A vitamini ve C vitamini gibi cilt sağlığına iyi gelen birçok vitamin, mineral ve karotenoid kaynağıdır. Ayrıca cilt kanserini önlemeye ve cildinizi zararlı güneş ışınlarından korumaya yardımcı olan sülforafan bakımından zengindir.

    Cildin esnek kalabilmesi için neme ihtiyacı vardır. Hafif dehidrasyon bile cildinizin kuru, yorgun ve soluk görünmesine sebep olur. Bu nedenle cilt sağlığınız için günde en az altı ila sekiz bardak su içmeye özen gösterin.

  • Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğuna Dikkat!

    Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğuna Dikkat!

    Psikolog ve Aile Danışmanı Rojin Nazik konu hakkında bilgiler verdi.

    Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu adından da anlayabileceğimiz üzere kendini dikkat eksikliği, dürtüsellik, aşırı hareketlilik ile belirgin olarak göstermekle birlikte sıklıkla erken çocuklukta ortaya çıkan bir bozukluktur.

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), dikkat dağınıklığı, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik (düşünmeden hareket etme) şeklindeki belirtileriyle bireyin akademik, sosyal ve mesleki yaşamında olumsuz etkileri bulunan nörogelişimsel bir bozukluktur.

    Okul öncesi dönemde hareketlilik ile hiperaktiviteyi ayırt etmek zor iken, özellikle ilkokul döneminde yaşanan zorluklarla Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu belirgin şekilde kendini göstermeye başlar. Çocukluk döneminde, verilen ödev ve görevlerden çabucak sıkılma, hayallere dalma, dinlemiyormuş gibi görünme, eşyaları kaybetme, oturduğu yerde uzun süre kalamama, kurallara uymama, sıra bekleyememe, çevreden gelen uyaranlarla kolayca dağılma gibi belirtiler gözlenirken; yetişkin dönemde dikkat eksikliği, odaklanma sorunları, karar almada ve sürdürmede zorluk, yapılacakları ve zamanı organize etmede güçlük yaşama gibi belirtiler ön plandadır.

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunda, Dikkat Eksikliği baskın tip, Hiperaktivite baskın tip ve birleşik tip olmak üzere üç ayrı kategoriden bahsedilmektedir:

    Dikkat Eksikliği baskın tipte; odaklanma güçlüğü, dalıp gitme, herhangi bir işi sürdürmekte zorluk, dağınıklık ve dezorganize davranışlar söz konusudur.

    Hiperaktivitenin baskın olduğu tipte; yerinde duramama, tez canlılık, huzursuzluk, aşırı hareketlilik, ortamla uyumlu şekilde davranamama davranışları gözlenir. Düşünmeden konuşma, kendine ve çevreye zarar verici tarzda davranış sergileme, doyumu erteleyememe gibi davranışlar ise dürtüsellik belirtisi olarak görülmektedir. Dürtüsel bireyler, başkalarının sözünü kesme, uzun vadede sonuçları düşünmeden hareket etme eğiliminde olmaktadır. Bu alt tipte süreğen bir huzursuzluk da eşlik etmektedir.

    Birleşik tipte ise hem dikkat hem de hiperaktivite ve dürtüsellikle ilgili güçlükler yaşanmaktadır.

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun Belirtileri 

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu özellikle çocuğun okul dönemine başladığı zaman diliminde tanılanmaktadır. Akademik ve sosyal ilişkilerin arttığı evrede genellikle okulda, öğretmenler tarafından fark edilen uyum güçlükleri farklı şekillerde kendini gösterebilir. Bazı durumlarda yalnızca dikkat eksikliği ile ilgili sorun yaşanırken; bazı durumlarda ise hiperaktivite baskındır.

    “TV başında hiç hareket etmeden çizgi film izleyebiliyor. Bilgisayarda oyun oynarken dikkati hiç dağılmıyor, ama dersin başına oturmuyor” şeklindeki yorumlar, başvuru sırasında en sık duyulan cümleler arasında gelir. TV programları ve bilgisayar içerikleri; sınırları belirlenmiş, odaklanma ve üzerinde aktif olarak çalışma gerektiren, yalnızca görsel değil işitsel olarak da çocuğun sürekli dikkatini gerektiren okul aktivitelerinden pek çok yönden farklılaşmaktadır. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğunda çocuk, ketleyici ya da çeldirici uyaranları devre dışı bırakıp okulda ondan beklenen görevleri yerine getirmekte zorlanmaktadır. Bu sebeple, sürekli dikkat gerektiren işlerden hoşlanmayabilir ve kaçınma eğiliminde olur.

    Dikkat Eksikliği baskın tipte, en az altı ay süreyle olmak üzere; dikkati toparlamakta güçlük çekme, detayları kaçırma, okulla ilgili görevlerde özensiz olma, biri konuşurken başka şeylerle ilgilenme, herhangi bir konuşmayı, oyunu, görevi sürdürememe, odaklandığı sırada çabucak dağılma, sürekli dikkat gerektiren görevlerden kaçınma ya da hoşlanmama, sık sık eşya kaybetme (kitap, defter, kalem, silgi, cüzdan, anahtarlık gibi), sakarlık, ilgisiz düşünce ve uyaranların varlığında hızlıca dağılma, gündelik görev ve sorumlulukları unutma şeklinde belirtiler gözlenmektedir.

    Hiperaktivite ve dürtüselliğin baskın olduğu tipte ise yerinde duramama, sürekli kıpırdanma, hareket halinde olma, özellikle okul ortamında sandalyede oturmama, yerinden kalkma, dolaşma, uygun olmayan şekilde hareketli olma, herhangi bir oyun ya da uğraşı sebat ederek sürdürememe, durmaksızın konuşma, düşünmeden konuşma, sorunun tamamını dinlemeden ya da karşıdaki kişinin konuşmasını bitirmeden araya girip konuşma, sırasını beklerken sabırsız olma, başkalarının konuşmasını ya da oyununu izinsiz bölme gibi belirtiler gözlenmektedir.

  • Ramazan Dursun’dan Son Veda Yeni Şarkısı Tüm Dijital Platformlarda!

    Ramazan Dursun’dan Son Veda Yeni Şarkısı Tüm Dijital Platformlarda!

    Ramazan Dursun “Son Veda” isimli şarkısı ile Grand Müzik Etiketiyle Tüm Dijital Platformlarda yerini aldı.
    Sözlerini kendisi yazdığı duygusal şarkısı ile büyük beğeni toplayan Ramazan Dursun müzik severlerle yeniden buluştu. Hem duygusu hem film tadında klip çalışması ile sevenlerine tekrar merhaba dedi. Yurtdışında çekimleri tamamlanan klip çalışmasında Ramazan Dursun yeniden kamera karşısına geçti.
    Duygu adamı olduğunu her şarkısında hissettiriyor.
    Son Veda isimli şarkının sözü ve müziği Ramazan Dursun’un kendisine ait. Şarkının Aranjörlüğünü Burak Kalaycı üstlendi. Klip yönetmenliği koltuğunda ise Fatih Baduroğlu yer alıyor.
    Ramazan Dursun “Son Veda” isimli şarkısı Youtube Grand müzik kanalında yayında. Grand Müzik yapım şirketi kurucusu ve Yapımcı  Hayrettin Güneş  yeni ve iddalı isimlerle müzik severleri kendi çatısında buluşturmaya devam ediyor. Grand Müzik şirketi ünlü Bir çok sanatçı yelpazesi ile farklı ve renkli bir çok proje ile adını müzik camiasında altın harflerle yazdırmayı başardı. Türkiye ve Avrupa’da Müzik severlerle yeni isimleri keşfeden Grand Müzik iddalı isimler ile anlaşmalara devam ediyor.

  • Şehir Tiyatrosu, Depremzedeler İçin De Perde Diyecek

    Şehir Tiyatrosu, Depremzedeler İçin De Perde Diyecek

    Yaşanan deprem felaketinin ardından uzun süredir perdeleri kapalı olan Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, iyileşme sürecinde 3 yeni oyunla seyirci karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Sanatın birleştirici gücünden yola çıkan ekip, oyunlarını Mersin’de yaşayan depremzedeler ve Mersinliler için hazırlıyor. Yetişkinler için 2, çocuklar için de 1 oyunla sahneye çıkacak olan Şehir Tiyatrosu ekibi, deprem bölgesine giderek oyunlarını orada yaşayan depremzedeler için de sahnelemeyi planlıyor.

    Yetişkin oyunu olarak Mehmet Baydur’un yazdığı ‘Kamyon’, Muzaffer İzgü’nün yazdığı ‘Lütfen Kızımla Evlenir misiniz?’, çocuk oyunu olarak da Kenan Korbek tarafından yazılan ‘Kırmızı Başlıklı Kız’ oyunu için provalarını sürdüren ekip, oyunları en kısa sürede sahnelemeyi planlıyor.

    Sarıkaya: “Şehir Tiyatrosu ekibi olarak, depremzedelere yardım etmek için koşturuyoruz”

    Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu oyuncularından ve aynı zamanda Sanat Yönetmeni Yardımcısı Pelin Sarıkaya, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü buruk bir şekilde kutladıklarını, yaşanan depremler dolayısıyla bir süredir perdelerinin kapalı olduğunu ifade etti. Depremzedelere destek için Şehir Tiyatrosu ekibi olarak çalıştıklarını belirten Sarıkaya, “Şehir Tiyatromuzda emek vermiş bütün arkadaşlarımın ve kıymetli Mersinli tiyatroseverlerin 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü kutluyorum. Biliyorsunuz 6 Şubat’ta başlayıp halen devam eden depremlerden, Mersin de çok etkilendi. Mersin’e gelen çok sayıda depremzede oldu. Dolayısıyla Büyükşehir Belediyesi ve Şehir Tiyatrosu ekibi olarak, depremin ilk gününden beri depremzedelere yardım etmek için koşturuyoruz. Onların yanında olmak istiyoruz. Yalnız olmadıklarını hissetmelerini istiyoruz. Dolayısıyla bu 27 Mart’ta perdelerimiz kapalıydı. Ülkemizin yaşadığı bu büyük felaket sebebiyle biraz buruk haldeyiz” dedi.

    “Şu anda 3 yeni oyunumuzun provası var”

    Sarıkaya, provaları devam eden oyunlarla ilgili bilgi vererek, “3 tane yeni oyunumuzun provası var şu anda. Özellikle bu sezonu kapatmak için yerli yazarlara öncelik vermek istedik. Mehmet Baydur’un yazdığı ve bir yetişkin oyunu olan ‘Kamyon’ şu anda çalışılıyor. Mersin operasının değerli sanatçılarından Kenan Korbek tarafından yazılan ‘Kırmızı Başlıklı Kız’ adlı çocuk oyunumuz da yeni başladı, onun da provalarına devam ediyoruz. Bununla beraber yine Türk edebiyatının önemli yazarlarından Muzaffer İzgü’nün yazdığı ‘Lütfen Kızımla Evlenir misiniz?’ adlı oyun da şu anda prova sürecinde. Umuyoruz ki en kısa sürede seyircilerimizle tekrar buluşacağız. Bu kentte bir tiyatro var. Bu tiyatro hepimizin, bütün Mersinlilerin. Dolayısıyla biz temsillerimize başladığımızda, onlarla buluşmayı yürekten istiyoruz. Çünkü, oyunlarımızı ve seyircimizi gerçekten çok özledik” diye konuştu.

    “Depremzede çocuklar ve yetişkinler için oyunlar hazırlıyoruz”

    Mersin’de yaşayan depremzedeler için oyunlar hazırladıklarını belirten Sarıkaya, “Şehir Tiyatrosu olarak, depremzede çocuklar için ve depremzede yetişkinler için oyunlar hazırlıyoruz. Bu hazırladığımız oyunları onların da izleyeceğini, onlarla orada bir araya geleceğimizi umuyoruz. Çünkü biz tiyatronun iyileştirici ve birleştirici gücünü çok seviyoruz. Orada herkesin bütün kaygılarından uzak, sahnedeki oyuncuları izlediği, kendi dertlerini kısa bir süre olsun unuttuğu o tiyatro yaşantısı, bizim için hakikaten çok kıymetli. Bu sebeple temsil yapmaya başladığımızda sevgili Mersinli ve Mersin’de yaşayan tiyatroseverlerimizi oyunlarımıza bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Vücuttaki İltihaplara Dikkat!

    Vücuttaki İltihaplara Dikkat!

    Diyetisyen Pınar Demirkaya konu hakkında bilgiler verdi.

    Bir anti-inflamatuar diyet, vücuttaki iltihaplanma ile savaşmak için bir çare olarak tanıtılmaktadır. Yaygın bir inanış, “iltihabın” her zaman kötü olduğu yönündedir. Enflamasyon, hoş olmayan yan etkilere neden olsa da, aslında bağışıklık sistemimizin verdiği sağlıklı bir tepkidir. Bakteriler, virüsler veya alerjenler gibi yabancı bir istilacı vücuda girdiğinde veya bir yaralanma meydana geldiğinde, bağışıklık hücrelerimiz hızla harekete geçer. Vücudu rahatsız edici bir ajandan kurtarmak için hapşırabilir veya öksürebiliriz. Kesik veya yaralanma yerinde bu hassas bölgeye karşı nazik olmamızı işaret eden ağrı ve şişlik hissedebiliriz. Kan hızla akarak sıcaklık veya kızarıklık oluşturabilir. Bunlar, bağışıklık sistemimizin hasarlı dokuyu tamir ettiğinin veya istilacılarla savaştığının işaretleridir. İyileşme gerçekleştikçe, iltihaplanma yavaş yavaş azalır.

    Enflamasyon uzadığında zararlı hale gelir ve sağlıklı hücrelere zarar vermeye başlayarak proinflamatuar bir durum oluşturur. Diğer bir sorun da, vücudun bağışıklık sisteminin sürekli olarak hücrelere saldırmasına neden olan genetik sapmalardan kaynaklanmaktadır. Bu bazen lupus, fibromiyalji, multipl skleroz, romatoid artrit, tip 1 diyabet ve Crohn hastalığı gibi otoimmün bozukluklarla ortaya çıkar. Bazen egzersiz eksikliği, yüksek stres ve kalori açısından zengin diyetlerden kaynaklanan sağlıksız bir yaşam tarzı, metaflamasyon olarak adlandırılan tüm vücutta kronik düşük seviyelerde iltihaplanmayı tetikleyebilir. [1,2] Bu tip düşük dereceli inflamasyon genellikle belirgin semptomlar üretmez, ancak zamanla metaflamasyon kardiyovasküler hastalık, alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı,tip 2 diyabet , Alzheimer hastalığı ve bazı kanserler (örn. meme, kolon).

    Bu inflamatuar durumlar için anti-inflamatuar diyetler teşvik edilebilir. Enflamatuar sürece müdahale ettiğine inanılan birkaç gıda içerirler, ancak kesin mekanizmasına ilişkin araştırmalar kesin değildir. Tek bir anti-inflamatuar diyet planı yoktur. Genellikle çok çeşitli meyve ve sebzeler, doymamış yağlar, minimum düzeyde rafine tam tahıllar, çay, kahve, otlar, baharatlar ve yağlı balık yemeyi vurgular. Akdeniz diyeti ve DASH diyeti, halihazırda birçok anti-inflamatuar gıdayı sergileyen popüler diyet planlarıdır.

    Antiinflamatuar gıdalara örnekler:

    *Meyveler

    *Sebzeler

    *Yüksek lifli kepekli tahıllar

    *Tekli doymamış yağlar (avokado, zeytinyağı, fındık, fındık ezmesi, tohumlar)

    *Çoklu doymamış omega-3 yağları (ceviz, keten tohumu, chia tohumu ve somon, ringa balığı, sardalye, uskumru dahil su ürünleri )

    *Çay

    *Kahve

    *En az %70 veya daha yüksek kakao kuru maddesi içeren bitter çikolata

    *Otlar, baharatlar (zerdeçal, zencefil)

  • Block Earner, kripto dünyasının kapılarını herkese açıyor

    Block Earner, kripto dünyasının kapılarını herkese açıyor

    Kripto varlıklar son yıllarda giderek popüler hale geldi fakat kripto varlıklarla işlem yapmak herkes için kolay değil, çünkü farklı hesap ve saklama çözümleri kullanmayı, DeFi ürünleri hakkında bilgi sahibi olmayı gerektiriyor.

    Yeni nesil finans platformu Block Earner ise kripto dünyasının kapılarını herkese açıyor. Türk Lirası ile işlem yapılabilen platform, mart ayı boyunca kripto al-sat işlemlerindeki tüm komisyonları sıfırlarken benzersiz fırsatlardan yararlanmak isteyenleri geleceğin finansına katılmaya çağırıyor.
    Kriptoda en büyük iki ihtiyaç bir araya geliyor

    Block Earner, kripto varlık işlemlerinde en çok ihtiyaç duyacağınız iki şeyi bir araya getiriyor: kullanıcı dostu bir arayüz ve kolay işlem adımları. Platform, bunu yaparken fırsat olasılıklarını da geniş tutuyor. Block Earner, yalnızca kripto al-sat olanağı sunmuyor. Bunun da ötesinde, kullanıcıların kripto varlıkları üzerinden günlük kazanç sağlayabilecekleri, kullanımı basit bir DeFi hesabına da erişim imkanı veriyor. Bilindiği üzere, DeFi dünyası, geleneksel finans ürünlerine kıyasla daha yüksek kazanç oranları vadediyor. Bununla beraber, DeFi platformlarına erişimin zor olması ve platformların karmaşık yapısı, son kullanıcıyı buradaki fırsatlardan uzak tutuyor. DeFi avantajını birkaç zahmetsiz işlemle son kullanıcıya ulaştıran Block Earner, bu yüksek engeli ortadan kaldırıyor.
    Mart boyunca komisyonsuz işlemler

    Block Earner’da Bitcoin, Ether ve PAX Gold başta olmak üzere, güçlü topluluk, aktif olarak çalışan yetkin bir teknik ekip gibi belirli güven ölçütleri gözetilerek seçilen 50’den fazla kripto varlık yer alıyor. Kullanıcılar, hesabına dakikalar içinde Türk Lirası yatırarak işlemlerinde gecikme yaşamadan alım satım yapabiliyor. Ayrıca bu işlemler, mart ayı boyunca tamamen komisyonsuz şekilde gerçekleşiyor.
    “%95’e yakın maliyet avantajı sunuyoruz”

    Block Earner Türkiye Operasyon Müdürü Emrah Karadere, “Blockchain teknolojisinin hayatımıza girmesiyle birlikte bilinen geleneksel finans ve para kavramları da ciddi bir değişim dönüşüm içerisinde. Block Earner olarak temel amacımız geleneksel finans ve blockchain finans arasında bir köprü vazifesi görerek her kesimden kullanıcının bu dönüşümden faydalanmasını sağlayan kapsayıcı bir platform oluşturmak. Bu amaç doğrultusunda ilk ürünlerimizi Kripto Al/Sat ve De-Fi Hesabı olarak belirledik. Kullanıcılarımız Mart sonuna kadar 50’den fazla kripto varlık için al/sat işlemlerini 0 komisyon avantajıyla Block Earner üzerinden yapabilecekler. Üstelik Türk halkının aşina olduğu yatırım araçlarından ‘Altın’ da ons endeksli bir kripto varlık olan PAXG olarak platformumuza eklenmiş durumda. Bunun yanında De-Fi hesabımız ile BTC, ETH ve USDC varlıklarına sunulan günlük değişken getiri oranları uzun vadeli yatırımcılarımız için ek pasif gelir imkanı sağlamakta. De-Fi platformlarına erişim ise Block Earner sayesinde hem işlem adımları bakımından çok yalın, hem de işlem ücretleri açısından bireysel erişim ile kıyaslandığında %95’e yakın bir maliyet avantajıyla sunuluyor. ” diyor.
    Fireblocks ile yüksek güvenlik

    Platform, kripto dünyasına erişimi kolaylaştırırken aynı zamanda güvenliği de ön planda tutuyor. Block Earner, kripto hizmet sağlayıcıları için çıkarılan MASAK Uyum Rehberinde belirtilen tüm standartları uygularken müşteri varlıklarının güvenliğini ise endüstrinin en büyük kurumlarıyla çalışan Fireblocks ile sağlıyor. Kullanıcılar, varlıklarına her an erişebiliyor, istediği zaman TL’ye çevirebiliyor veya transfer edebiliyorlar.
    Coinbase Ventures destekli

    Son olarak, Block Earner, Coinbase’in girişim sermayesi kolu Coinbase Ventures tarafından destekleniyor. Geçen yıl Coinbase Ventures’ın liderliği ettiği yatırım turunda, sektörün önemli yatırım şirketleri ve melek yatırımcılarından 4.5 milyon dolarlık yatırım alan şirket, Türkiye pazarında büyümeyi hedefliyor.

    Kripto varlıklarda zahmetsiz işlem deneyimi için Block Earner’a ulaşın:

    Website: https://blockearner.com.tr/
    Instagram: https://www.instagram.com/blockearnertr/
    Linkedin: https://www.linkedin.com/company/block-earner-tr/
    Twitter: https://twitter.com/blockearnertr
    Youtube: https://www.youtube.com/@blockearnertr

    Not : Yatırım Tavsiyesi Değildir.

  • Avokadonun 7 Süper Faydası!

    Avokadonun 7 Süper Faydası!

    Diyetisyen Pınar Demirkaya konu hakkında bilgiler verdi. 

    Ülkemizde Akdeniz bölgesin de yetiştirilmektedir. Sadece erişkin kişiler için değil, besin değerleri nedeniyle çocuklar ve bebekler içinde tüketimi son derece yüksek meyveler arasındadır. 

    İçerdiği fligram maddesi sayesinde, akciğer, bağırsak ve cilt dokusunu yenilenmesini sağlar. 3 ay boyunca günlük 1 avokado yendiğinde bağırsak duvarını onarma olasılığı vardır.  

    *Kanserle savaşır  

    Dünya da yapılan birçok araştırmalar neticesinde, avokadonun kansere engel olduğunu gösteriyor. Ayrıca kemoterapinin etkilerini azalttığını gösteren çalışmalar da bulunmaktadır. Prostat kanserinin büyümesini engellediğini göstermiştir. Avokadoda bulunan oleik asit meme kanserinin önlenmesinde etkilidir.  

    *Kilo kontrolünü sağlar  

    Avokado içeriğindeki besin değerleri sebebiyle çok iyi bir besin kaynağı olmakla birlikte gerek yemeklere gerek salatalara, ya da kendi başına olacak şekilde bir çok şekilde tüketime müsaittir. İçerisindeki.  

    *Depresyon riskini azaltır  

    Aşırı homosistein, kendinizi iyi hissetmenizi ve serotonin, dopamin, norepinefrin hormonlarının üretimini engelleyebilir, aynı zamanda uyku ve iştaha da olumlu etkileri bulunmaktadır.  

    *Sindirimi düzenler  

    Doğal lif içeren bir yiyecek olmasından dolayı kabızlığı önler, sindirim sistemini düzenler, kolon kanseri riskini de azaltmaktadır.  

    *Kalp için faydalıdır  

    Avokadonun içeriğinde bulunan bir çok mineral kalbi canlı ve dinç tutmayı sağlar. İçeriğinde bulunan folat, kalp sağlığı bakımından önemlidir. Günlük bir fincan avokado, folat ihtiyacını karşılar.  

    *Cilt ve saç sağlığına direk etkide bulunur 

    Avokadonun içinde bulunan A, C ve E vitaminleri sayesinde deri sağlığını korumaktadır. Cilde uygulandığında cildinize yumuşaklık ve esneklik kazandırmaktadır. Etkin bir cilt rahatlatıcı olan avokado aynı zamanda cildi zararlı güneş ışınlarından korumaktadır ve oluşan güneş yanığı tedavisinde de kullanılmaktadır. Cilde bir diğer faydası da ciltte meydana gelen kırışıklıkların giderilmesine yardımcıdır. Saçlara bakım yaparak canlılık kazandırmasıdır. Saç diplerini besleyerek dökülmelere ve deri sorunlarına engel olmaktadır.  

    *Bebeklerin sağlığını destekler 

    Özellikle bol miktarda protein içerdiği için bebek sağlığında oldukça büyük bir öneme sahiptir. Bunun yanında magnezyum, B1 ve B2 vitaminleri bakımından da zengin olması bebeğin fiziksel ve zihinsel sağlığına oldukça yararlıdır. Avokadonun içinde bulunan folat bebekler içinde gereklidir. 

  • Futbolcu, Oyuncu Aşkında Kötü Son

    Futbolcu, Oyuncu Aşkında Kötü Son

     

    Ekranların güzel ve başarılı oyuncusu Aleyna Eroğlu, bir dönem Türk futbolunun çok şeyler beklediği ve hızlı düşüşüyle umulanı veremeyen Batuhan Karadeniz ile yaşadığı aşk sonunda mahkemenin yolunu tuttu.
    Sosyal medya üzerinden tanışan ünlü oyuncu Aleyna Eroğlu ve futbolcu Batuhan Karadeniz ilişkileri başladıktan bir süre sonra istenmeyen bir şekilde bitti. Futbolcudan davacı olan Aleyna Eroğlu, futbolcuya verdiği 300.000 lirayı istediğini bunun karşılığında darp edildiğini ve her türlü rapor ve ispatla avukatıyla dava açmak için işlemlere başladıklarını vurguladı.
    İlişkileri sırasında futbolcunun kendisini işleri konusunda engellediğini de ifade eden Aleyna Eroğlu, hastalıklı bir ilişkiden kurtulduğunu son kararı Türk adaletinin vereceğini sözlerine ekledi.

  • Laktozsuz Süt Tüketmenin Faydaları Nelerdir? 

    Laktozsuz Süt Tüketmenin Faydaları Nelerdir? 

    Diyetisyen Ceren Karahan konu hakkında bilgiler verdi. 

    Temel besin kaynaklarından olan süt, insan vücudunun gelişimi içen yararlı olan vitamin, mineral ve proteini içermektedir. Fakat süt tüketimi bazı bireylerde gaz, karın ağrısı ve şişkinlik yaratabilmektedir. Bu sebeple de mide ve bağırsak problemlerine neden olabilmektedir. Bu problemlerle karşılaşan bireyler için laktozsuz süt uygundur.

    Sütte yer alan laktoza karşı vücudun direnç göstermesi durumuna laktoz intoleransı denmektedir. Bağırsaklarda laktozun parçalanmasını sağlayan laktaz enziminin eksikliği sonucu laktoz intoleransı görülmektedir.

    Laktozsuz süt üretilirken içerisindeki laktoz, laktaz enzimleri ile parçalanmaktadır. Bu parçalanma sayesinde vücutta daha kolay sindirimi gerçekleşmektedir. Laktozsuz süt, besin değeri bakımından diğer sütler ile aynıdır.

    Laktoz sütte bulunan doğar şekerdir. Laktozsuz sütteki laktoz bileşenlerine yani glikoz ve galaktoza ayrılmış halde bulunmaktadır. Laktozun parçalanması sonucu açığa çıkan bu bileşenlerin tatlılıkları laktoza göre daha fazladır. Bu sebepten ötürü laktozsuz süt, normal süte kıyasla tadı daha tatlıdır.

    Laktozsuz süt tüketimi şişkinliğe yol açmadığından ötürü sindirim sistemini rahatlatıcı etkisi vardır. Kabızlık, gaz ve şişkinlik gibi problemlerin önüne geçilmesini sağlar. Laktozsuz süt tüketiminin vücuda bir zararı yoktur. İçerisinde şeker ilavesi veya katkı maddesi bulunmamaktadır. Laktoz intoleransı olan bireylerin tüketimi için oldukça uygundur. Aynı zamanda normal süt tükettiğinde sindirim sorunu yaşayan bireyler de laktozsuz süt tercih edebilirler.