Yazar: hibya

  • Seçer: “Toki’nin acilen konut yapması gerek”

    Seçer: “Toki’nin acilen konut yapması gerek”

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Seçer, deprem sonrası bölgede ve kentte sürdürülen çalışmalarla ilgili toplumun farklı kesimleri ile bir araya gelmeye devam ediyor. Son olarak depremin etkilediği 10 ilin Mersin’deki hemşehri dernekleri, vakıfları ve STK’ları ile bir araya gelen Başkan Seçer, kentte bu doğrultuda faaliyet gösteren yapılarla görüş alışverişinde bulunmanın önemine değindi.

    Depremin yaşandığı 10 ildeki yurttaşların hepsinin Mersin’de akrabalık bağları olduğuna dikkat çeken Başkan Seçer, “Amacımız, o bölgelerle iletişimi olan, köklerinizle ilişkisi olan sizlerin, bize aktaracakları, bizim bilmediklerimizi tamamlamanız, bizden gördükleriniz doğrultusunda yapmamızı istedikleriniz, Mersin’e yansımaları, Mersin’de yaşadığımız sorunlar. Çünkü biliyoruz ki çok yüksek sayıda akrabalarınız buraya geldiler. Sizlerin yanına, bizlere ve diğer kurumlara misafir oldular. Geçen hafta sonu koliler de geldi. Çok hızlı yaptırdık onları, 15-16 kiloluk. Bu katkıları alabilirsiniz. Hiç sorun olmaz, bize söyleyin biz yardımcı oluruz” ifadelerini kullandı.

    “Bölgeden gelen 65-70 bin aile var. 40 bini burada kalır”

    Adıyaman, Adana, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya ve Şanlıurfa yöre dernekleri temsilcilerinin toplantıya katılım gösterdiğini belirten Başkan Seçer, “Zaten birbirimizi tanıyoruz. Birbirimizi daha iyi anlayabiliriz ve sizden de çok yararlanacağımı düşünüyorum. Çünkü gelen akrabalarınızın çoğu burada yaşayacak, gitmeyecek. Bizim hesaplarımıza göre bölgeden gelen 65-70 bin aile var. 40 bini çok rahat kalır. Mersin’in havasını suyunu içen de gitmez, tahminimizden öte kalır. Siz biliyorsunuz buranın nasıl bir anlayışa sahip olduğunu. Burada insanlar kendini yalnız hissetmiyor. Burada insanlar rahat” dedi.

     

    “Bu deprem Mersin’in ve bölgenin tarihini değiştirecek”

    Mersin’in deprem olan bölgeye yakınlığı dolayısıyla oldukça stratejik öneme sahip bir kent olduğunu ifade eden Başkan Seçer, “Bu deprem Mersin’in ve bölgenin tarihini değiştirecek. Gelecek on yıllar, yüz yıllar tarihini şimdiden yazmaya başlayacak. O bölgede her şey değişecek. Mersin’de de değişecek. Bu tip afetler, toplumsal olaylar, dünyadaki savaşlar bir coğrafyanın kaderini de değiştirir. Şu anda Mersin’de 2 milyon 700 bin nüfus yaşıyor. Bu nüfusun yaşayabilmesi için burada yatırım yapmak lazım. Yeni alanlar açmak lazım” diye konuştu.

     

    “Afet Yönetimi ve Kentsel Dönüşüm Daire Başkanlığı’nı kurma kararı aldık”

    Bu depremlerin kendisinin de yapması gereken işleri öne almasına neden olduğuna dikkat çeken Seçer, “Kentsel dönüşüm, benim gelecek dönem, seçim dönemindeki en önemli bildirgem içinde yer alan vaadim olacaktı. Depremden sonra hemen Afet Yönetimi ve Kentsel Dönüşüm Daire Başkanlığı’nı kurma kararı aldık. Çok yetkin bir daire başkanı da atayacağım buraya. Çok iyi, Türkiye’de konusunu iyi bilen birini getireceğim, oraya daire başkanı atayacağım” dedi.

     

    “TOKİ’nin acilen konut yapması gerek”

    Büyükşehir Belediyesi’nin depremden sonra kısa sürede barınma alanları oluşturduğunu dile getiren Başkan Seçer, “Çok insan buraya gelecek. Şu anda 400 bin kişi gelmişse daha da gelecek. Ben geçen söyledim; TOKİ acilen girecek 40 bin düşük gelirli vatandaş konutu yapacak. Mersin’in standardıyla Maraş’ın, Elbistan’ın, İslahiye’nin, Nurdağı’nın, Yaylakonağı’nın standardı bir değil. Buranın standardı daha yüksek. Oradan gelen buranın kirasını ödeyemez, ev alamaz. Ona göre konut yapacak. Satması şart değil kiraya versin. TOKİ yapsın kiraya versin. O yöntemler de var” diye konuştu.

     

    Konteyner kent planının Mersin’de olup olmadığının sorulması üzerine Başkan Seçer, “Bizim burada konteyner planımız yok. Hatay’da şu anda 300 ailelik çadır kent kurduk. Bugün 153 aile taşındı, kalan 147 ailede taşınacak. 300 ailelik çadır kenti oraya hâlihazırda kurduk. Adıyaman’da da bu soğuk kış günlerinde vatandaşlarımıza konut yapılana kadar, bir konuta alınana kadar, bir an önce daha yaşanabilir mekanların sağlanması lazım. Süratle 80 dönüm yerde 670 adetlik konteyner kenti kuruyoruz” dedi.

     

    Başkan Seçer, Adıyaman’da yapım çalışması başlayan konteyner kent içerisinde, sahra hastanesinin yanı sıra sosyal alanlardan spor alanlarına, çocuklar için kreşten okuma salonlarına kadar kapsamlı bir planlama yapıldığını kaydetti.

  • Tansiyon Hastalığına Dikkat!

    Tansiyon Hastalığına Dikkat!

    Kardiyoloji Uzmanı Dr. Murat Şener konu hakkında bilgiler verdi. 

    Hipertansiyon kalp hastalığı, yüksek tansiyonu olan kişilerde uzun yıllar boyunca gelişen uzun süreli bir durumdur. Yüksek kan basıncınız (hipertansiyon) kontrol altına alınmadığında meydana gelebilecek kalp yetmezliği ve iletim aritmileri gibi bir grup tıbbi problemdir. Yüksek tansiyon ya da yüksek kan basıncı, damar duvarlarında kan anormal olarak yüksek basınç ile karakterize edilir. Stres altında veya fiziksel efor sırasında kan basıncının yükselmesi normaldir. Ancak hipertansiyonu olan kişilerde, istirahatte veya stres yokluğunda bile kan basıncı her zaman yüksek kalır. Kan basıncı gün boyunca değişir. Stres veya yoğun duygu durumunda, doğal olarak yükselir.

    Kronik yüksek tansiyon ( 120/80 mmHg’den yüksek ) hipertansiyon kalp hastalığına neden olur. İnsanlar yaşlandıkça ve yüksek tansiyona sahip olmaya devam ettikçe kalp hastalığı riskleri artar. Kalp yetmezliği en sık 65 yaşından büyük kişilerde görülür.

    Kronik yüksek tansiyon kalbinizi zorlar ve kanınızı pompalamasını zorlaştırır. Kalp kasınız kalınlaşıp zayıflayabilir ve muhtemelen kalp yetmezliğine yol açabilir. Kan damarlarınızın duvarları da yüksek tansiyon nedeniyle kalınlaşabilir ve bu, kan damarlarında kolesterol biriktiğinde daha tehlikeli hale gelir. O zaman kalp krizi ve inme riskiniz artar.

    Yüksek tansiyon, erkekleri iki kat, kadınları ise üç kat daha fazla kalp yetmezliğine götürür. Bununla birlikte, yüksek tansiyonunuzu iyi yönetmek, kalp yetmezliği riskinizi büyük ölçüde azaltabilir.

    Kalp yetmezliği olan hipertansif kalp hastalığı olan kişilerde aşağıdakiler için daha yüksek risk vardır: 

    *Dekompanse kalp yetmezliği

    *Akut koroner sendrom

    *Ani kardiyak ölüm.

    Hipertansiyon kalp hastalığı türleri nelerdir? 

    Yüksek tansiyon, kalbinizin kanı damarlarınızdan geçirmesini zorlaştırır. Kan damarlarınızda plak biriktiğinde veya yüksek tansiyon nedeniyle kalp kasınızın bir kısmı büyüdüğünde, şu sorunları yaşayabilirsiniz:

    *Koroner arter hastalığı

    *Genişlemiş kalp

    Hipertansif kalp hastalığı için kimler risk altındadır? 

    *Yüksek tansiyona sahip olmak.

    *Egzersiz yapma

    *Şeker hastası olmak

    *Yüksek kolesterol var.

    *45 yaşından büyükler.

    *Fazla kilo

    *Sigara içmek veya tütün ürünleri kullanmak.

    *Alkol kullanımı

  • Sporcuların Aşırı Protein Yemenin Zararlarına Dikkat!

    Sporcuların Aşırı Protein Yemenin Zararlarına Dikkat!

    Osteoporoz yaşlıların ve özellikle menapoz sonrası kadınların problemi olarak bilinirken, son dönemde çocukluk çağı ve adolesanların da kemik sağlığı giderek artan önemli bir endişe konusu haline gelmiştir. Genetik veya edinsel kronik hastalığı olan, hareketsiz ve yetersiz beslenen çocuklarda kemikler beklenen boyut, kütle ve kuvvete ulaşamaz ve bu durum çocukları kırığa yatkın hale getirmektedir. Sahip olduğunuz genetik özellikleri değiştiremediğimize göre osteoporozu önlemek veya yavaşlatmak için sağlıklı beslenme ve yaşam kriterlerini tercih etmek için işte size küçük ipuçları:

    Güçlü Kemik İçin Kalsiyum Şart:

    Kalsiyum tüketimi çocuklukta kemik üretimi, erişkinlikte kemik kütlesinin stabilizasyonu için gereklidir. Düşük kemik kütlesi ile kalsiyum arasında saptanan ilişki nedeniyle günümüzde önerilen günlük kalsiyum alımı; 3-8 yaş için 800 mg, 9-17 yaşları arası için de 1300 mg’dır. Kalsiyum kaynaklarımız ise süt ürünleri (süt, yoğurt, peynir), yeşil sebzeler, konserve balık (fileto olanlar dışında), kuruyemiş ve fortifiye edilmiş besinler (meyve suları, tahıllar, mısır gevreği vb.)’dir. Günlük kalsiyum ihtiyacını karşılamak için tüketilmesi gereken süt miktarı 3-8 yaş için 3 porsiyon; 9- 17 yaş için 4 porsiyon yeterli olacaktır. (1 Porsiyon= 1 büyük su bardağı süt veya yoğurt; 1 Porsiyon= 30–40 gr peynir).

    Kemik Yoğunluğunu Arttırın:

    İyi bir potasyum ve magnezyum kaynağı olan sebze ve meyvelerin tüketiminin kemik mineral yoğunluğunu koruyucu etkisi vardır. Badem, fındık, fıstık gibi sert kabuklu meyveler, kuru baklagiller yeşil yapraklı sebzeler ve tahıllar magnezyumun zengin kaynaklarındal olduğunu unutmayın.

    Egzersizi ihmal etmeyin!

    Çocukluk ve adölesan dönemindeki iskelet gelişimi, hayatın ileri dönemindeki kemik sağlığını etkiler. Çalışmalarda, fiziksel olarak aktif çocuklarda kemik kitle artışının daha fazla olduğu belirtilmiştir. Yer reaksiyon kuvvetini arttıran jimnastik ve bale gibi sporlardaki kemik kitle artışı, ağırlık destekli veya düşük etkili kuvvetlerin yaptığından daha fazladır. Yüksek etkili zıplama programı, olağan aktivitelerden daha fazla kemik yoğunluğu artışına neden olur.

    Besin Çeşitliliğini Sağlayın:

    Osteoporuzun önlenmesinde, dengeli beslenmenin önemi açıktır. Dört besin grubundaki besinler “süt ve süt ürünleri”; “et –yumurta – kurubaklagiller” “taze sebze ve meyveler”; “ekmek ve tahıl grubu” birlikte aynı öğünde çocukların gereksinmesine uygun miktarlarda tüketilmeli ve her defasında grup içerisinden farklı besinler seçilerek, besin çeşitliliği sağlanmalıdır. Özellikle fast food ile beslenme içerdiği aşırı miktardaki fosfor nedeniyle osteoporoz riskini arttırdığını unutmayın! 2 yaş ve üzerindeki çocuklarda yağ (özellikle doymuş yağlar) ve kolesterol alımı kısıtlanmalı, yaşlarına uygun kaloride beslenme programı hazırlanmalı ve lif içeren (meyve, sebze ve tahıl) gıdaları almaları temin edilmelidir.

  • Gece Uykuda Horlama Neden Olur?

    Gece Uykuda Horlama Neden Olur?

    Diş Hekimi Zafer Kazak konu hakkında bilgiler verdi. 

    Uyku kalitesi pek çok farklı etkenden kaynaklı olarak değişir ve pozitif ya da negatif yönde değişimi yaşam kalitesini çokça etkiler. Uyku kalitesini etkileyen tüm problemler özellikle önemsenmesi ve tedavi edilmesi gereken durumlardır. Ayrıca uyku esnasında gerçekleşen horlama, diş gıcırdatma gibi problemlerde çıkan rahatsız edici seslerden dolayı hayat arkadaşlarımızı etkileyen ve ikili ilişkileri zora sokan yönü de çok önemlidir. Bu duruma uykunun ‘’sosyal ilişki’’ problemi diyebiliriz. Maalesef ki aile içi önemli sorunlara yol açabilecek kadar ileri de gidebilen önemli problemler haline gelebilmektedir. Nefes alıp verme sırasında havanın üst solunum yollarından geçerken yumuşak dokuların titremesi ile oluşan rahatsız edici sese horlama denir. Ortaya çıkan sesin şiddeti solunum yollarının ne kadar dar olduğuna, yaşa, kiloya ve uyuma pozisyonuna bağlı değişmektedir. Horlama ile beraber solunan oksijen miktarı (oksijen doygunluğu-satürasyonu) yeterli miktarda olmadığında yani düşük oksijen satürasyonu olduğunda pek çok hastalığa davetiye çıkarılmış olmaktadır.

    HORLAMANIN SEBEPLERİ: 

    *Doğuştan anatomik yapılardaki darlık nedeniyle havayolunun kısıtlı olması

    *Fazla kilo sonucu havayolunda anatomik yapıda problem olmamasına rağmen zamanla daralma olması

    *Alkol, sigara veya bazı ilaçların tüketimi ile yumuşak dokuda sarkma olması

    *Burun bölgesinde daralma nedeni ile: kronik burun tıkanıklığı veya deviasyon (burundaki eğrilik) sonucu. (Bu faktörler KBB konsültasyonu ve tedavisi gerektirir.)

    *Yaş ile dokularda zamana bağlı sarkma olması

    *Uyku hijyeninin (ortamının ideal) olmaması

    *Farklı faktörlere bağlı uyku sürekliliğinin olmaması sonucu eksik uyuma

    *Uyku pozisyonu sebebi ile

    Lazer Tedavisi 

    Hava yolunu tıkayan faktörler arasında önemli oranlarda anatomik yapılarda zamanla oluşan sarkmalar vardır. İşte bu sarkmaları Nightlase Lazer uygulamaları ile başarılı bir şekilde tedavi edebilme şansımız her geçen yıl artmaktadır. Özellikle Amerika’da çok yaygın olarak uygulanan bir tedavi yöntemidir ve bilimsel olarak %72 ve üzeri başarı gösteren literatür çalışmaları mevcuttur. Doğru endikasyonlar ile yapılan başarılı tedavileri kliniğimizde de gözlemlemekteyiz. Lazer enerjisi, yumuşak dokulardaki kollajen lifleri termal etki ile gererek dokuların sıkılaşmasını sağlar. Lazer ile horlama tedavisinde lazer enerjisi kullanılarak yumuşak damak ve dil bölgesinde horlamaya sebep olan dokuların sıkılaşmasını sağlayarak hava yollarının açılması sağlanır.

    Lazer ile horlama tedavisi ile 3 seans 20’ şer dakika olmak üzere herhangi bir girişimsel cerrahi işlem yapmadan özel lazer başlıkları ile dokuya sadece küçük ısınma hissi veren uygulamalar yapılarak başarılı ve etkili sonuçlar elde edilebilir.

    Lazer ile horlama tedavisinin faydaları: 

    – Anestezi (iğne) gerektirmez.
    – Ameliyat gerektirmez.
    – Güvenli ve hasta için konforludur.
    – Horlama ve uyku apnesinin etkilerini azaltır.
    – Uyku kalitesini artırır.


    Horlama Apareyleri

    Horlama apareyleri ile hastanın alt çenesini bir miktar öne konumlandırarak dilin hava yolunu tıkaması engellenir. Kullanımı oldukça rahat ve sonuçları başarılıdır.Bu tedavi seçeneğindeki amaç çeneyi havayolunun açık olacağı şekilde konumlandırarak kasları doku sarkmasına engel olacak şekilde terbiye etmek ve güçlendirmektir. Ortalama 6 aylık düzenli kullanılan süre sonucunda aparey kullanımı sonlandırılabilmektedir. Tercihen aparey tedavisi ile kademeli lazer uygulamaları yapılarak hızlı ve etkili tedaviler gerçekleştirilebilinir. Kişiye özel olmayan prefabrik veya bilimsel veriler dışında özensiz hazırlanmış apareyler ile gerçekleştirilen bilinçsiz tedaviler başarısız olmasının ötesinde hastaya zarar verecek sonuçlara da sebep olabilir. Gerekli durumlarda (hastanın kan oksijen seviyesi çok fazla düşüyorsa) hastalara diğer branş hekimleri ile konsültasyon yaparak CPAP maskesi önerilebilir.

  • Ahi Evran Üniversitesi Öğrencileri ve Öğretim Görevlileri Kahramanmaraş’ta

    Ahi Evran Üniversitesi Öğrencileri ve Öğretim Görevlileri Kahramanmaraş’ta

    Yaşadığımız 7.6 büyüklüğündeki Cumhuriyet tarihinin en büyük depreminde bu zorlu süreçte, ülkece birlik ve beraberliği sonuna kadar yaşadığımız bu günlerde Ahi Evran Üniversitesi SKS Daire Başkanlığı ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanlığınca nitelikli sağlık bilimleri fakültesi öğrencileri ve öğretim görevlilerinden oluşan 12 kişilik gönüllülük esası ile oluşan grup depremin merkez üssü olan Kahramanmaraş’a geldiler.
    Geldikleri andan itibaren özellikle çocuklara ve yaşlıların bakımını, hijyen eğitimi ve bunun yanı sıra depremden etkilenen ve üniversite sınavına hazırlanması gereken gençlere ise YKS/LGS’ye yönelik gerek yüz yüze, gerek zoom üzerinden temel eğitim vermeye başladılar.

    Ayrıca 12 kişilik gönüllü grup dün BİN EVLER MAHALLESİ’nde bulunan Nevin Gümüşer Anaokulu karşısında küçük çadırlar ile bir anaokulu inşa ettikleri anaokulu ve burada yaptıkları etkinlikler ile depremden etkilenen küçük çocuklara büyük oranda psikolojik destek sağlayarak onların deprem atmosferinden çıkmalarını sağladılar.

    Bugün itibari ile 2 anaokulu daha kurmayı ve çocuklara daha fazla psikolojik destek vermeyi hedefleyen gönüllü arkadaşlarımıza ulaşmak isteyen ebeveyn ve yardımcı olmak isteyen vatandaşlarımız için anaokullarının adreslerine ve irtibat numarasına haberin sonunda erişebilirsiniz.
    Bizler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak duyarlılığından dolayı Ahi Evran Üniversitesi SKS daire başkanlığı ve sağlık bilimleri fakültesi dekanlığına, 12 kişilik gönüllü grup içerisinde yer alan öğrenci ve öğretim görevlilerimize teşekkür ediyor ve başarılarının devamını diliyoruz.

    ANAOKULU ADRESLERİ
    📍 ONİKİ ŞUBAT NEVİN GÜMÜŞER ANAOKULU KARŞISI
    BİN EVLER MAH. 13005. SK. NO 8/A ONİKİŞUBAT / KAHRAMANMARAŞ
    📍 AKSU – KARACASU MAHALLESİ

     

  • Toroslar’da Depremzedeler İçin Her Gün Sıcak Yemek

    Toroslar’da Depremzedeler İçin Her Gün Sıcak Yemek

    Mersin’in merkez ilçesi Toroslar Belediyesi, afet bölgesinden ilçeye gelen depremzedelere her gün sıcak yemek imkanı sunuyor.

    Kahramanmaraş merkezli 10 ili vuran iki büyük depremin yaralarını sarmak için tüm ekipleriyle ilk andan itibaren teyakkuza geçen Toroslar Belediyesinin, Yunus Emre Kültür Merkezi’nde oluşturduğu Kriz Masasının yanı sıra yemekhanesi de ilçede konaklayan depremzede vatandaşlar için hizmet veriyor.

    Kazanlarda özenle hazırlanan sıcak yemekler, ilçedeki sosyal tesislerde ve gönüllü vatandaşların yanında kalan depremzedelere ulaştırılıyor.

    Valiliğin koordinasyonunda, Toroslar Belediyesine müracaat eden depremzedelere sıcak yemek ikramı yapılırken, Belediyenin Hayır Çarşısı’nda da kıyafet ihtiyaçları karşılanıyor.

    “BU ZORLU SÜRECİ HEP BİRLİKTE AŞACAĞIZ”

    Toroslar Belediye Başkanı Atsız Afşın Yılmaz, deprem bölgesinden Toroslar’a gelerek misafir olan depremzede vatandaşların barınma, kıyafet ve yemek ihtiyaçlarını imkânları ölçüsünde karşılamaya çalıştıklarını söyledi.

    Depremzede vatandaşların Yunus Emre Kültür Merkezi’ndeki Kriz Masasına başvurabileceklerini ve belediyenin 0324 322 72 00 numaralı telefonundan taleplerini ekiplere iletebileceklerini de belirten Başkan Yılmaz; “Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin ardından sarsıldık. Acımız büyük, can kayıplarımız var. Ama Türk Milleti olarak çok büyük bir dayanışma içerisindeyiz. Devletimiz, milletimiz hep birlikte seferberlik ilan etmiş durumda. Birlik ve beraberlik içinde bu zorlu süreci de hep birlikte atlatacağız inşallah. Toroslar Belediyesi olarak deprem bölgesine gönderdiğimiz Acil Durum Afet Ekiplerimizin yanı sıra temel ihtiyaç malzemelerinin bulunduğu yardımlarımızı ulaştırmaya devam ediyoruz.  Belediyemiz bünyesindeki yemekhanemizde de hazırladığımız sıcak yemekleri, ilçemizde bulunan depremzede vatandaşlarımıza dağıtıyoruz. Özellikle depremzede çocuklarımızın kendilerini güvende hissetmeleri için el birliğiyle çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

  • Depremin 8’inci Gününde Bir Can Daha Kurtarıldı

    Depremin 8’inci Gününde Bir Can Daha Kurtarıldı

    Mersin Toroslar Belediyesi ekipleri, depremin 8’inci gününde Hatay merkezde enkaz altında kalan bir kadın vatandaşı canlı olarak kurtardı.

    Toroslar Belediyesinin Acil Durum Afet ve Zabıta ekipleri, Tüm Türkiye’yi sarsan deprem felaketinin üzerinden bu yana afet bölgesinde arama kurtarma ve yardım çalışmalarına yoğun destek veriyor.

     Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin vurduğu 10 ilden biri olan Hatay’da enkaz altında kalan 40-42 yaşlarındaki Suriyeli bir kadın vatandaş da Toroslar Belediyesi ekiplerinin desteğiyle depremin 170’inci saatinde enkazdan sağ olarak çıkarıldı.

    Enkaza dönüşen binalarda AFAD ve bölgedeki ekiplerle koordineli çalışmalar yapan Toroslar Belediyesinin 31 kişilik ekibi, onlarca kişiye umut oldu. Zamana karşı cansiperane mücadele eden belediye ekibi, bu güzel haberlerin artması için bütün gücüyle çalışmaya devam edecek.

    Arama kurtarma çalışmalarından enkaz kaldırmaya, yardım malzemelerinin ulaştırılmasından depremzedelerin Mersin’e getirilmesine kadar gece gündüz iş makineleri, ekipman ve araçlarıyla  destek veren Toroslar Belediyesinin Acil Durum Afet ve Zabıta ekiplerinin yanı sıra Toroslar Belediyesinin ambulansı da yaralanan depremzedelerin nakillerinde görev alıyor.

     BAŞKAN YILMAZ; “HERKES TEK YÜREK. BU DAYANIŞMA, YÜZYILIN DAYANIŞMASI”

     Toroslar Belediye Başkanı Atsız Afşın Yılmaz, tüm Türkiye’nin afet bölgesinde tek yürek olduğunu belirterek; “Kahramanmaraş merkezli depremin ardından ülke olarak büyük bir acı yaşıyoruz. Bu acının tarifi yok. Belediye ekiplerimiz, ülkemizin dört bir yanından gelen arama kurtarma ekipleriyle afet bölgesinde özveriyle çalışmalarını sürdürüyor. Göçen binaların enkazından kurtarılan vatandaşlarımızın haberleri bizlere büyük umut oluyor, sevinç yaşatıyor. Dayanışma içinde kenetlenen herkese gönülden teşekkür ediyorum. Yaraları hep birlikte saracağız” diye konuştu.

    Kay: Hibya Haber Ajansı / MERSİN

  • Tarsus ‘da Fahiş Fiyat Artışları Denetlendi

    Tarsus ‘da Fahiş Fiyat Artışları Denetlendi

     

    Tarsus Belediyesi zabıta ekipleri ülkede yaşanan deprem olayları sonrası fahiş fiyat artışları nedeniyle Tarsus’un birçok noktasında ekipler halinde denetimlerine başladı. Ekipler denetimler sırasında birkaç işletmenin ürünlerinin yüksek fiyat olması sebebiyle fiyatların indirilmesi konusunda uyarılar yaptı. Bunun yanı sıra menşei belli olmayan 73 kilogram sucuğa da el konularak işletme hakkında idari yaptırım uygulandı.

     

    Tarsus Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Sağlık İşleri Müdürlüğü ekipleri ile birlikte deprem sürecinde fahiş fiyat artışı ile fırsatçılık yapan, hijyen koşullarına uymayan işletmelere karşı ciddi bir mücadele başlattı. İşletmelerde denetimlerini sürdüren ekipler, kent genelinde sıkı bir denetim atağı gerçekleştirdi.

     

    DENETİMLER DEVAM EDECEK

    Denetimlere ilişkin Zabıta Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; “Ülkemizde yaşanan deprem olayları sonrası vatandaşlarımızın bütçesi, sağlığı ve güvenliği için fırsatçılık yapan işletmelere karşı fahiş fiyat denetimlerimiz devam ediyor. Yaptığımız denetimlerde özellikle deprem sürecinde halkımızın sıklıkla ihtiyaç duyduğu gıda ve kıyafet gibi ürün satışlarına yönelik birçok sektörde denetimler yapılmıştır. Depremzede vatandaşlarımızın ve deprem bölgesine yardım için giden vatandaşlarımızın şehirlerarası yolculuk yaptıkları esnada fahiş fiyat artışına karşı tesislerde de denetim gerçekleştirildi. Kentimiz genelinde yapılan denetimlerde 73 kilogram menşei belli olmayan sucuk ve 4 kilogram tarihi geçmiş yoğurt ele geçirilmiştir. Bunu yanı sıra fahiş fiyat veren işletmeler için de tutanak tutularak idari yaptırım uygulanmıştır.” ifadeleri kullanıldı.

     

    Deprem sonrası fırsatçılara geçit vermemek üzere yapılan denetimlerde işletmelerde gıdalara yönelik hijyen kontrolleri de gerçekleştirilerek, ele geçirilen ürünler ekiplerce yapılacak tahliller sonrası imha edilecek.  Ekipler bu süreçte denetimlere devam edileceğini ifade etti.

     

    Fahiş fiyat artışı ve uygunsuzluğun tespit edildiği işletmelere ekiplerce idari yaptırım uygulandı.