Yazar: hibya

  • İOKBS soru kitapçıkları ve cevap anahtarları yayımlandı

    İOKBS soru kitapçıkları ve cevap anahtarları yayımlandı

    İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Bursluluk Sınavı, 26 Nisan 2026 tarihinde gerçekleşti.

    Sınav 5, 6, 7 ve 8. sınıflar ile hazırlık sınıfı, 9, 10 ve 11’inci sınıf seviyelerinde toplam 971 bin 786  öğrencinin katılımıyla 879 yurt içi ve 3 yurt dışı sınav merkezinde, 3 bin 602 okul ve 53 bin 445 salonda yapıldı.

    [eii post_id=”40106″ theme=”1″]

    Sınava ilişkin soru kitapçıkları ve cevap anahtarlarına ulaşmak için tıklayınız.

  • Gazze’de can kaybı 72 bin 594’e yükseldi

    Gazze’de can kaybı 72 bin 594’e yükseldi

    Gazze’deki Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İsrail saldırılarının devam ettiği ve can kayıplarına ilişkin güncel verilerin paylaşıldığı belirtildi.

    [eii post_id=”41068″ theme=”1″]

  • Petrol fiyatlarında yeni zirve: 103,60 dolar

    Petrol fiyatlarında yeni zirve: 103,60 dolar

    Uluslararası vadeli piyasalarda işlem gören Brent petrol, saat 09.45 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 1,9 artarak 103,60 dolardan işlem gördü. Dün 102,63 dolara kadar yükselen Brent petrol, günü 101,69 dolardan tamamlamıştı.

    Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrol ise 98,30 dolar seviyesinden alıcı buldu.

    Jeopolitik gerilim fiyatları yukarı çekiyor

    Fiyatlardaki yükselişte, ABD ile İran arasındaki diplomatik sürecin tıkanması ve küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’na ilişkin endişeler etkili oldu. İran ve ABD arasındaki müzakerelerde ilerleme sağlanamaması, piyasalarda arz kesintisi riskini artırarak fiyatlamaları yukarı yönlü destekledi.

    Washington–Tahran hattında tansiyon yüksek

    [eii post_id=”251″ theme=”1″]

    Abbas Arakçi, müzakerelerde ilerleme sağlanamamasından ABD’yi sorumlu tutarken, Karoline Leavitt ise Washington’un İran’ın önerilerine temkinli yaklaştığını açıkladı. ABD tarafı, İran’ın nükleer faaliyetlerine yönelik kırmızı çizgilerin korunduğunu vurgularken, İran’ın ekonomik baskı altında olduğu ancak müzakere ihtimalinin sürdüğü yönünde açıklamalar da dikkat çekti.

    Hürmüz Boğazı endişesi fiyatlamayı etkiliyor

    İran’ın Hürmüz Boğazı’na ilişkin olası adımları ve bölgedeki diplomatik belirsizlik, küresel enerji piyasalarında risk primini artırdı. Analistler, bu hattaki olası bir aksamanın küresel petrol arzını ciddi şekilde etkileyebileceğine dikkat çekiyor.

    Piyasalarda Brent petrol için 105,63 dolar seviyesi direnç, 99,86 dolar seviyesi ise destek olarak takip ediliyor.

  • Meta, Google ve TikTok’a yeni vergi

    Meta, Google ve TikTok’a yeni vergi

    İletişim Bakanı Anika Wells, “İnsanlar haberlerini giderek daha fazla doğrudan Facebook, TikTok ve Google’dan alıyor ve büyük dijital platformların, yayınlarını zenginleştiren ve gelirlerini artıran gazeteciliğin emeğine katkıda bulunmasının adil olduğuna inanıyoruz” dedi. Wells, “Platformlar haber kuruluşlarıyla anlaşma yapmalıdır. Eğer yapmazlarsa, daha fazla ödeme yapmak zorunda kalacaklar” ifadelerini kullandı.

    ABD Başkanı Donald Trump, ABD merkezli teknoloji şirketlerine yönelik dijital hizmet vergilerine karşı çıkıyor ve bu tür uygulamaları hayata geçiren ülkelere gümrük vergisi uygulanabileceğini belirtiyor.

    Avustralya Başbakanı Anthony Albanese ise, “Biz egemen bir ulusuz. Ve hükümetim kararlarını Avustralya ulusal çıkarlarına göre alacaktır” dedi.

    Taslak düzenlemeye göre verginin, 1 Temmuz’da başlayacak 2025-26 mali yılından itibaren yürürlüğe girmesi planlanıyor.

    [eii post_id=”41062″ theme=”1″]

    Wells, düzenleme kapsamında, platformların haber yayıncılarıyla anlaşma yapmaması durumunda elde edilen gelirin kamuya aktarılacağını ve bu fonun, haber kuruluşlarının çalıştırdığı gazeteci sayısına göre dağıtılacağını belirtti. Ayrıca küçük medya kuruluşlarıyla yapılan anlaşmalar için daha yüksek indirim uygulanacağı ifade edildi.

    Hükümet, söz konusu teşvikin, teknoloji şirketlerini haber içerikleri için ödeme yapmaya zorlayan 2021 tarihli düzenlemelerin yerine geçmesinin amaçlandığını açıkladı.

  • Bakan Tekin, OECD Genel Sekreteri Cormann İle Bir Araya Geldi

    Bakan Tekin, OECD Genel Sekreteri Cormann İle Bir Araya Geldi

    Bakan Tekin, İstanbul’da düzenlenen Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) Beceriler Zirvesi kapsamında OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann ile bir araya geldi. 

    Tekin, Millî Eğitim Bakanlığı olarak eğitim diplomasisini ve OECD ile ilişkileri çok önemsediklerini, OECD’nin raporları ve tavsiyelerinin kendileri için her zaman referans kaynağı olduğunu söyledi. Bakan Tekin, 2024-2025 eğitim öğretim yılında yaptıkları düzenlemeyle müfredatı beceri odaklı bir formata kavuşturduklarını anlattı. 

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2001 yılında AK Parti’yi kurarken Türkiye’nin eğitim öğretimde fiziki altyapıyla ilgili eksikliklerine dikkat çektiğini hatırlatan Bakan Tekin, “Derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı… Bu sayılar çok yüksekti. Aradan geçen 20 yılı aşkın süre içinde derslik sayısını 300 binlerden 750 binlere çıkardık. Öğretmen sayısını 500 binlerden 1 milyon 200 binlere çıkardık. Okullarımızın tamamında, 650 bin dersliğimizin tamamında şu anda etkileşimli tahtalar var, dünyanın en büyük eğitim içerik portallerinden birine erişim imkânı var.” diye konuştu. 

    Tekin, Bakanlıkta 2013 yılından itibaren beş buçuk yıl müsteşarlık yaptığını hatırlatarak bu süre içinde altyapıya dönük çalışmalara ilave olarak beceri odaklı bir programa geçilmesi için çok ciddi bir çaba sarf ettiklerini ve geçen yıl bunu temin ettiklerini ifade etti. 

    Finansal okuryazarlık konusunun, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamındaki dokuz okuryazarlık başlığından biri olduğuna işaret eden Tekin, bütün okullarda finansal okuryazarlıkla ilgili süreçleri başlattıklarını, bu konunun şu anda odak noktalarından biri olduğunu ifade etti.

    “Birçok ülke, tecrübelerimizi transfer etmek için bizimle irtibata geçiyor”

    Mesleki eğitimle ilgili çalışmalara da işaret eden Tekin, ülkelerin millî gelirleri ile mesleki ve teknik eğitimde verilen beceri odaklı eğitim arasındaki korelasyonu çok yakından takip etiklerini kaydetti. 2013’ten itibaren mesleki ve teknik eğitimi hem nicel göstergeler itibarıyla tercih edilen bir alan hâline dönüştürmeye çalıştıklarını hem de Türkiye’nin bürokratik yapısı içinde  önemli teşvikleri bu alana yönelik uygulamaya başladıklarını anlatan Tekin, şu değerlendirmelerde bulundu. 

    “Bütün bunları yaparken de işbaşı eğitimlerine, yani çocuklarımızın işletmelerde mesleki alanla ilgili beceri eğitimlerine odaklandık. Şu an Türkiye’de, kendine özgü değişik bir model uygulamaya girmiş oldu ve bu, kamuoyu tarafından da ciddi şekilde beğenilmeye başlandı. Mesleki eğitim alan çocuklarımızın hem saha becerileri hem de akademik eğitimleri paralel bir biçimde yürümüş oluyor. Birçok ülke Türkiye’nin bu konudaki tecrübelerini transfer etmek üzere bizimle irtibata geçiyor. Biz de bu konuda çok iş birliğine açık bir tutum sergiliyoruz.”

    Mesleki ve teknik eğitimin başlangıçta sağlıklı verilmesi ve hayat boyu devam ettirilmesinin çok kritik bir yaklaşım olduğunu vurgulayan Bakan Tekin, “Biz mesleki teknik eğitimin hem zorunlu eğitim çağında verilmesi için çaba sarf ediyoruz hem de yaşam boyu öğrenme kapsamındaki modüllerimizi güncel gelişmelere göre daha çekici ve daha cazip hâle getirmek üzere çok devasa bir yükün altına girdik.” dedi. 

    [eii post_id=”253″ theme=”1″]

    Mesleki eğitimin çekici hâle getirilmesi konusunun küresel bir problem olduğunu kaydeden Tekin, bu konuda OECD gibi güçlü yapılarla birlikte çalışmanın tüm ülkelere güç vereceğini söyledi. 

    Cormann: “Türkiye doğru yönde eğilim gösteren az sayıdaki ülkeden biri”

    OECD Genel Sekreteri Cormann da örgütün Türkiye ile olan etkileşimine büyük değer verdiğini ifade etti. Özellikle eğitim politikası alınanda bu ilişkilerin kendileri için önemli olduğunu söyleyen Cormann, “PISA sonuçlarının bize söylediği şey, son on yılda Türkiye’nin doğru yönde eğilim gösteren az sayıdaki ülkeden biri olduğudur. Bir sonraki PISA için gelen verilerin Türkiye’deki bu olumlu eğilimin devam ettiğini gösterdiğini görüyoruz.” şeklinde konuştu. 

    Eğitimin verimliliği artırmanın ve dolayısıyla gelirleri ve yaşam standartlarını iyileştirmenin en iyi yollarından biri olduğuna işaret eden Cormann, “Ancak bu, olumlu değişimin etkisini göstermesinin uzun zaman aldığı bir politika alanıdır fakat Türkiye’nin bir süredir olumlu bir yörüngede olduğunu görmek çok güzel.” dedi. 

    OECD Eğitim Direktörü Schleicher: “Mesleki eğitimde iş birliğimizi geliştirmek istiyoruz”

    Görüşmeye katılan OECD Eğitim Direktörü Andreas Schleicher de eğitim alanındaki başarılarından dolayı Bakan Tekin’i kutladı. Finansal okuryazarlık konusuna özel bir önem verdiklerini ifade eden Schleicher, gençlerin matematiksel bilgilerini finansal bir bağlamda ne kadar iyi uygulayabildiklerini değerlendirmek açısından bunun önem taşıdığını söyledi. Schleicher, bu konunun Millî Eğitim Bakanlığı ile OECD arasındaki iş birliklerinin iyi bir uzantısı olacağını dile getirdi. 

    Bugün “Küresel Mesleki ve Teknik Eğitim” girişimini başlatacaklarını kaydeden Schleicher, “Ülkeleri mesleki eğitim etrafında bir araya getirdiğimiz, küresel standartlar oluşturduğumuz, sistemleri birbirleriyle daha uyumlu hâle getirdiğimiz ve ortak bir dil yarattığımız bir girişim… Türkiye’nin bu alana yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında, bunun iş birliğimizi genişletmek için harika bir alan olacağını düşünüyorum.” dedi.

    Görüşmeye Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten ve Bakanlık bürokratları da katıldı.

  • New York’ta hava taksiler testte

    New York’ta hava taksiler testte

    Dikey kalkış ve iniş yapabilen (eVTOL) beş kişilik araçlar, bir pilot ve dört yolcu taşıyabiliyor. Tamamen elektrikli olan sistem, helikopterlere göre daha sessiz çalışması ve sıfır emisyon üretmesiyle öne çıkıyor.

    ABD Ulaştırma Bakanlığı’nın pilot programları kapsamında yürütülen testler, Federal Havacılık İdaresi entegrasyon sürecinin parçası olarak gerçekleştiriliyor. Elde edilecek verilerin, bu teknolojinin yaygınlaşmasına yönelik düzenlemelere katkı sağlaması bekleniyor.

    [eii post_id=”276″ theme=”1″]

    Şirketin Delta Air Lines ve Uber ile iş birlikleri bulunurken, sertifikasyon sürecinin tamamlanmasının ardından hava taksi hizmetinin daha geniş ölçekte kullanıma sunulması planlanıyor.

  • New York’ta hava taksiler testte

    New York’ta hava taksiler testte

    Dikey kalkış ve iniş yapabilen (eVTOL) beş kişilik araçlar, bir pilot ve dört yolcu taşıyabiliyor. Tamamen elektrikli olan sistem, helikopterlere göre daha sessiz çalışması ve sıfır emisyon üretmesiyle öne çıkıyor.

    ABD Ulaştırma Bakanlığı’nın pilot programları kapsamında yürütülen testler, Federal Havacılık İdaresi entegrasyon sürecinin parçası olarak gerçekleştiriliyor. Elde edilecek verilerin, bu teknolojinin yaygınlaşmasına yönelik düzenlemelere katkı sağlaması bekleniyor.

    [eii post_id=”276″ theme=”1″]

    Şirketin Delta Air Lines ve Uber ile iş birlikleri bulunurken, sertifikasyon sürecinin tamamlanmasının ardından hava taksi hizmetinin daha geniş ölçekte kullanıma sunulması planlanıyor.

  • Şehitoğlu: Geçim Derdi Gazetecilerin Üzerine Karabasan Gibi Çöktü!

    Şehitoğlu: Geçim Derdi Gazetecilerin Üzerine Karabasan Gibi Çöktü!

    Şehitoğlu’ndan 10 Ocak öncesi çarpıcı mesaj: Asgari ücret bile alamayan gazetecilerin üzerine geçim derdi karabasan gibi çöktü.

    Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyeti Başkanı ve Akdeniz Gazeteciler Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı A. Vahap Şehitoğlu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, gazetecilik mesleğinin içinde bulunduğu ağır tabloyu sert sözlerle dile getirdi.

    “10 Ocak’ı Bayram Değil, Buruklukla Karşılıyoruz”

    Şehitoğlu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün artık bir kutlama günü olmaktan çıktığını belirterek, sahada çalışan gazetecilerin ciddi ekonomik ve mesleki baskılar altında görev yaptığını söyledi.

    Mesajında mevcut şartlara dikkat çeken Şehitoğlu, gazetecilerin büyük bölümünün asgari ücretin dahi altında gelirle çalıştığını vurguladı.

    “Gözaltılar, Tutuklamalar ve Geçim Derdi…”

    Şehitoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Her gün olduğu gibi 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü de buruk karşılıyoruz. Bugünü kutlamak, neredeyse sıradan bir günü kutlamak gibi. Çünkü sahada çalışan gazeteciler asgari ücret bile alamıyor. Gözaltılar, tutuklamalar, basın kartı kısıtlamaları ve geçim derdi gazetecilerin üzerine karabasan gibi çökmüştür.”

    Gazetecilerin tüm haklarına kavuşmadan mesleğin eski saygın günlerine dönmesinin artık zor göründüğünü ifade eden Şehitoğlu, bu nedenle 10 Ocak’ın “usulen” kutlanan bir gün haline geldiğini söyledi.

    “Asıl İhtiyaç Dayanışma ve Mesleğe Sahip Çıkmak”

    Gazetecilik mesleğinin ciddi bir çıkmazda olduğunu dile getiren Şehitoğlu, birçok basın emekçisinin hem ekonomik sıkıntılarla hem de mesleki baskılarla mücadele ettiğini belirtti.

    Basın özgürlüğünün geldiği noktaya işaret eden Şehitoğlu, nostaljik özlemlerden çok, mesleki hakların güçlendirilmesine odaklanılması gerektiğini vurguladı.

    “Şölen Değil, Dayanışma Günü Olmalı”

    Şehitoğlu, 10 Ocak’ın gösterişli kutlamalarla değil, gazeteciler arasında dayanışmayı artıracak adımlarla anlam kazanacağını belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

    “Bugünün, gazeteciler arasında dayanışmanın artmasına ve bu mesleğin hak ettiği değeri yeniden kazanmasına vesile olmasını diliyorum. Gazetecilere maddi ve manevi desteğin artmasını önemsiyorum.”

  • “Gerçek Gazeteciye Sahip Çıkılmazsa Yarın Konuşacak Mecra Kalmayacak”

    “Gerçek Gazeteciye Sahip Çıkılmazsa Yarın Konuşacak Mecra Kalmayacak”

    Gazeteci A. Vahap Şehitoğlu’ndan sert uyarı: Gerçek gazeteciye destek verilmezse yakında haber yapacak mecra bile kalmayacak.

    10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü öncesi açıklamalarda bulunan Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyeti Başkanı A. Vahap Şehitoğlu, yerel basının yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek belediyeler ve meslek odalarına açık çağrıda bulundu.

    “Bu Gün Artık Bayram Değil, Mücadele Günü”

    Toroslar Belediye Meclisi toplantısında konuşan A. Vahap Şehitoğlu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün artık bir bayram havasında geçmediğini vurgulayarak, günün dayanışma ve mücadele günü olarak anıldığını söyledi.

    Şehitoğlu, yerel basının her geçen gün daha da zorlandığını belirterek, mesleğini onuruyla sürdüren gazetecilerin ekonomik olarak tükenme noktasına geldiğini ifade etti.

    “Gerçek Gazeteciler Ayakta Kalma Mücadelesi Veriyor”

    Konuşmasında basın sektöründeki düzensizliğe de dikkat çeken Şehitoğlu, etik dışı yöntemlerle hareket eden bazı kişilerin gazeteci kimliğiyle mesleğe zarar verdiğini söyledi.

    Şehitoğlu, “Gerçek gazeteciler bugün ekonomik olarak adeta yaşam savaşı vermektedir. Buna rağmen mesleğini onuruyla yapan gazeteciler ayakta kalmaya çalışıyor. Ancak destek görmeyen basının geleceği kararmaktadır” ifadelerini kullandı.

    Belediye ve Odalara Açık Destek Çağrısı

    Yerel yönetimler ve odaların sık sık basına haber ve bülten gönderdiğini hatırlatan Şehitoğlu, buna karşın basına verilen maddi desteğin yetersiz kaldığını dile getirdi.

    “Böyle giderse çok yakında belediyelerin ve odaların haberlerini yapacak gazeteci, yayınlayacak gazete bulamayacağız. Mesleğini ciddiyetle yapan gazetecilere ve gazetelere banner ve reklam desteklerinin güçlendirilmesi şarttır” dedi.

    “Güçlü Gazeteci, Güçlü Kent Demektir”

    Toroslar Belediye Başkanı’nın konuşma sonrası gazetecilere dayanışma mesajı verdiğini aktaran Şehitoğlu, bu çağrının yalnızca Toroslar Belediyesi’ne değil, tüm belediye başkanları ile oda ve borsa yöneticilerine yönelik olduğunu söyledi.

    Şehitoğlu açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

    “Güçlü gazeteci; güçlü kent ve güçlü demokrasi demektir. Gerçek gazeteciye sahip çıkmak, toplumun sesine sahip çıkmaktır.”

     

  • Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyeti 6 Yılda Federasyon ve Konfederasyon Düzeyinde Güç Kazandı

    Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyeti 6 Yılda Federasyon ve Konfederasyon Düzeyinde Güç Kazandı

    Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyeti, 6 yılda federasyon ve konfederasyon düzeyinde söz sahibi olarak dijital gazeteciliğin güçlü sesi oldu.

    Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyeti, 6 yılda yerelden ulusala uzanan örgütlü yapısıyla internet gazeteciliğinin güçlü temsilcilerinden biri haline geldi.

    İnternet Gazeteciliğinde İlkeli ve Net Bir Duruş

    Türkiye’de internet gazeteciliğinin hâlâ ikinci planda tutulmaya çalışıldığı bir dönemde, dijital medyanın sahadaki gerçek temsilcileri tarafından kurulan Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyeti, 6. yılına ilkeli duruşu, örgütlü yapısı ve artan etkisiyle girdi.

    5 Ocak 2021 tarihinde, tamamı aktif gazeteci olan 7 meslektaş tarafından kurulan cemiyet; Mersin’de hızla artan internet gazetelerinin meslek temelli, nitelikli ve örgütlü bir yapıda temsil edilmesi amacıyla yola çıktı. Bu adım, internet gazeteciliğini meslek dışı görmeye çalışan anlayışlara karşı açık bir duruş olarak kayda geçti.

    Tepkilere Karşı Örgütlü Güçle Yanıt

    Kuruluş sürecinin ardından, aralarında Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nde uzun yıllar yöneticilik yapmış isimlerin de bulunduğu bazı yöneticilerin asil üyelikten fahri üyeliğe düşürülmesi kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Bu gelişme, internet gazeteciliğini etkisizleştirme girişimi olarak yorumlandı.

    Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyeti ise bu süreci polemikle değil; daha görünür, daha örgütlü ve daha güçlü bir yapıyla karşılayarak yoluna devam etti.

    Ulusal Düzeyde Güçlü Temsil

    Kısa süre içinde Akdeniz Gazeteciler Federasyonu’na üye olan cemiyet, ardından Türkiye’nin en büyük ve tek çatı basın kuruluşu olan Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu (TGK) bünyesinde yer alarak internet gazeteciliğini ulusal düzeyde temsil etmeye başladı.

    Bugün Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyeti; Akdeniz Gazeteciler Federasyonu’nda genel başkanlık düzeyinde, TGK’da ise onur kurulu seviyesinde temsil ediliyor.

    “İnternet Gazeteciliği Başlı Başına Bir Meslektir”

    2021 yılından bu yana faaliyetlerini Çamlıbel’deki cemiyet binasında sürdüren Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyeti’nin başkanlığını, meslekte 45 yılını dolduran deneyimli gazeteci A. Vahap Şehitoğlu yürütüyor.

    Şehitoğlu, internet gazeteciliğinin bir hobi ya da geçici alan gibi görülmemesi gerektiğine dikkat çekerek, bu alanın başlı başına dijital bir meslek olduğunu vurguladı. Sadece site sahibi olmanın gazeteci olmak anlamına gelmediğini ifade eden Şehitoğlu, cemiyete yalnızca sahada emek veren, gazetecilik geçmişi olan isimlerin üye kabul edildiğini belirtti.

    “İlkelerimizden Ödün Vermeden Yolumuza Devam Ediyoruz”

    Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyeti Başkanı A. Vahap Şehitoğlu, altı yıllık süreçte internet gazeteciliğinin meslek olarak kabul görmesi ve dijital alanda emek veren gazetecilerin haklarının savunulması için kararlılıkla çalıştıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

    “Kurulduğumuz günden bu yana internet gazeteciliğini geçici bir alan değil, başlı başına bir meslek olarak gördük. Bugün geldiğimiz noktada yalnızca meslek mücadelesi veren bir yapı değil, aynı zamanda Mersin’in sesini dijital ortamda Türkiye’ye ve dünyaya taşıyan güçlü bir medya çatısı konumundayız. Bu sorumluluğun bilinciyle, ilkelerimizden ödün vermeden yolumuza devam edeceğiz.”