Blog

  • Pandemi Sağlıkta Dijital Dönüşümü Hızlandırdı

    Pandemi Sağlıkta Dijital Dönüşümü Hızlandırdı

    Pandemi sağlıkta dijital dönüşümü hızlandırdı VR teknolojileri sağlık alanındaki tanı ve tedavi süreçlerinde yer almaya başladı.

    Endüstri 4.0 olarak tanımlanan dijital sanayi devriminin getirdiği yenilikler sağlık sektöründe de kendini göstermeye başladı. Sağlıkta dijital dönüşümün bilgi kaynaklarına erişimi kolaylaştırarak insan kaynaklı hataları en aza indirdiğini belirten Doç. Dr. Tuğba Altıntaş, özellikle Covid-19 ile birlikte hayatımıza giren karantina ve izolasyon uygulamalarının sağlıkta dijital dönüşümü hızlandırdığını ifade ediyor. Doç. Dr. Tuğba Altıntaş, sağlıkta dijital teknoloji kullanımının en önemli avantajının hastanelerin ve hekimlerin iş yükünü azaltması olduğunu vurguluyor. Altıntaş ayrıca dijital dönüşümle birlikte uygulanmaya başlayan VR teknolojilerin de tedavi ve terapi süreçlerinde etkin rol oynadığına dikkat çekiyor.

    Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuğba Altıntaş, sağlıkta dijital dönüşümle birlikte hayatımıza giren uygulamaların sağladığı avantajlar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

    Dijital sanayi sağlık sektörünü de geliştirdi

    21. yüzyılda tanık olduğumuz Endüstri 4.0 adı verilen dijital sanayi devrimi ile insan gücünün yerini makine gücünün aldığını ve üretim süreçlerinin de kendiliğinden yönetilebilir hale geldiğini ifade eden Doç. Dr. Tuğba Altıntaş, “Dijital sanayinin temelinde yüksek teknoloji ve inovasyon vardır. Bilişim teknolojileri ile sanayinin bir araya getirildiği dijital sanayi, sağlık sektöründe de gelişim gösterdi. Türkiye, sağlık hizmetlerinde dijital dönüşüme internet kullanımının yaygınlaştığı 2000’li yıllardan sonra başladı.” dedi.

    İnsan kaynaklı hatalar minimuma indiriliyor

    Sağlıkta dijital dönüşümün sağlık hizmetinin üretilmesinden hastaya ulaştırılmasına ve hasta takibine kadar geçen tüm süreçte dijital teknolojinin kullanılması olarak tanımlanabileceğini belirten Doç. Dr. Tuğba Altıntaş, “Teşhis ve tedavi süreçlerinin uzaktan yürütülmesi anlamına gelen tele-tıp ve tele-sağlık olarak bilinen bu teknolojiler günümüzde en çok başvurulan hizmetlerdendir. Sağlıkta dijital dönüşüm tıbbi bilgi kaynaklarına erişimi kolaylaştırırken insan kaynaklı hataları en aza indiriyor, hasta güvenliğini ve hizmet kalitesini artırıyor.” ifadelerini kullandı.

    BA.4 ve BA.5 Omikronları | BSHA - Sağlık - Covid

    Covid-19 ile dijital dönüşüm zorunlu hale geldi

    Pandeminin sağlıkta dijital dönüşümü hızlandırdığını vurgulayan Doç. Dr. Tuğba Altıntaş, “Hatta pandemi sürecinin getirdiği karantina ve izolasyon uygulamalarının bunu zorunlu hale getirdiği söylenebilir. Teması azaltmak ve salgının yayılımını kontrol altına almak için geliştirilen HES (Hayat Eve Sığar) uygulaması buna en güzel örnektir. Ayrıca uzaktan muayene ve e-reçete uygulamaları, termal kameralarla ateş ölçümü yapılması, temizlik robotları, akıllı saat ve akıllı bileklik gibi giyilebilir teknolojiler yine pandemi döneminde hayatımıza giren dijital sağlık teknolojilerindendir.” dedi.

    Hekimlerin iş yükü ve muayene kuyrukları azalıyor

    Doç. Dr. Tuğba Altıntaş, ‘Sağlıkta dijital teknoloji kullanımının en önemli avantajı, hastanelerin ve hekimlerin iş yükünü azaltmasıdır.’ dedi ve sözlerine şöyle devam etti:

    “Özellikle kişisel sağlık sistemi (e-Nabız) ile hasta; tahlil raporlarını, muayene bilgilerini, daha önce yazılmış olan reçetelerini görür ve yönetir, hekim de hastanın izni çerçevesinde hastaya ait sağlık verisine her yerden erişebilir. Verilerin akıllı bir şekilde sisteme bağlanması hastalara daha iyi ve hızlı bir tedavi olanağı sağlıyor. Belgelerin dijital ortamda kayıtlı olması başka bir deyişle kağıtsız ofise geçiş, dosyalama maliyetini düşürürken zamandan da tasarruf sağlıyor.  Dijital dönüşümün bir diğer avantajı da merkezi hekim randevu sistemi (MHRS) ile karşımıza çıkıyor. Bu uygulama, bireylerin internet üzerinden veya telefonla ülke genelindeki tüm hastanelere randevu amaçlı ulaşmasını sağlıyor. Uygulama sayesinde hastanelerde muayene kuyruklarının, hasta bekleme sürelerinin önüne geçiliyor ve böylece kalabalık azaltılıyor.”

    Giyilebilir teknolojiler hayatı kolaylaştırıyor

    Giyilebilir teknolojilerin de sağlıkta dijital dönüşüm kapsamında hayatı kolaylaştıran uygulamalar arasında yer aldığını ifade eden Doç. Dr. Tuğba Altıntaş, “Bu sayede hastanedeki kompleks cihazlar sanal ortama taşınmış oluyor. Kişiler hasta olsun ya da olmasın tansiyon, şeker, nabız, kandaki oksijen miktarı, uyku süresi ve benzeri ölçümlerine akıllı saat, akıllı bileklik gibi giyilebilir teknolojilerle ulaşabiliyor. Bu sayede herkes kendi sağlık durumunu takip edebilir oldu.” diye konuştu.

    Dijital teknolojiler ile sağlıkta büyük veriye ulaşılabiliyor

    Doç. Dr. Tuğba Altıntaş, dijital sanayi çağının büyük veri çağı olduğunu söyledi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Dijital teknolojiler ve taşınabilir/giyilebilir teknolojiler sayesinde tıp ve sağlık alanında büyük veriye ulaşılabiliyor. Farklı kaynaklardan toplanan farklı türde sağlık verisi, yapay zekanın makine öğrenimi ile veriyi işlemesini sağlıyor. Böylelikle makine öğrenimi; hastalıkların teşhis ve tedavisinde, salgın yayılım tahminlerinde, radyoterapide, ilaç üretiminde ve benzeri alanlarda uygulanabiliyor. Tedavi ve terapi süreçlerinde sanal gerçeklik (VR) teknolojileri de büyük rol oynuyor. Robotik cerrahi, fizik tedavi, psikoterapi ve sağlık eğitimi gibi alanlarda VR teknolojilerinden yararlanılıyor. Gelecekte VR teknolojilerinden farklı sağlık alanlarında da yararlanılacağı düşünülüyor. Ayrıca nesnelerin interneti (IoT) tabanlı uygulamalarla geliştirilen akıllı saat, akıllı bileklik, EEG kulaklığı, stresi kontrol eden bileklik, adım sayısı ve harcanan kaloriyi ölçen akıllı ayakkabı gibi giyilebilir ve takılabilir cihazların yakın gelecekte çok daha gelişmiş sistemlerle ve yeni alanlarda kullanımda olacağı öngörülüyor.” (BSHA)

  • Altın Eller İkinci Kez Sivas’ta Buluştu

    Altın Eller İkinci Kez Sivas’ta Buluştu

    Ülkemiz genelinde unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının, uzman sanatkârlar tarafından uygulamalı olarak tanıtılması amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkılarıyla Sivas Belediyesi tarafından düzenlenen "Altın Eller Sivas'ta Buluşuyor 2" festivalinin açılışı gerçekleştirildi.

     

    Festivalin açılışına; Vali Yılmaz Şimşek, Milletvekilleri Habib Soluk, Semiha Ekinci, Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Duman, il protokolü ve çok sayıda hemşehrimiz katıldı.

     

    Festivalin açılışında konuşan İl Kültür ve Turizm Müdürü Teoman Karaca, Sivas'ın sahip olduğu kültürel potansiyeli daha ileri taşımak için çalıştıklarını ifade etti.

     

    Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Duman ise “Yıllardır ürettikleri ürünler altın değerindeydi. Günümüz teknolojisinin gelişmesiyle artık bu ustalarımızın elleri altın değeri kazandı. Kendilerini Sivas'ta misafir etmekten mutluluk duyuyoruz. Ustalarımızla beraber zengin bir kültüre sahip olan şehrimizdeki el sanatları alanında bir farkındalık oluşturmak amacıyla festivalimizin bu yıl ikincisini düzenliyoruz. Emeği bulunan herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

     

    AK Parti Sivas Milletvekili Semiha Ekinci de programda yaptığı konuşmada; “Sivas Belediyemizin katkıları ile ikincisi düzenlenen ‘Altın Eller Sivas'ta Buluşuyor’ programında emeği olan Başta Belediye Başkanımız Hilmi Bilgin olmak üzere tüm ekibine teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.

     

    Sivas Valisi Yılmaz Şimşek ise “Türkiye genelinde ve Sivas'ta sanatını icra eden geleneksel el sanatları ve Türk süsleme sanatçılarını bir arada görmek, Sivas halkıyla buluşturmak, kültür şehri Sivas'a büyük bir değer katmaktadır” dedi.

     

    Konuşmaların ardından 25 farklı ilden 50 sanatkârın katıldığı festivalin açılışı gerçekleştirildi. Etkinlik 16-21 Ağustos tarihlerinde Kent Meydanında ziyaretçilerini ağırlayacak.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Boşanma Kararı Çocuğa Nasıl Anlatılmalı ?

    Boşanma Kararı Çocuğa Nasıl Anlatılmalı ?

    Boşanma kararı çocuklara nasıl anlatılmalı? Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, karar açıklanmadan önce ön hazırlık yapılması gerektiğini söyledi.

    Eşlerin aldığı boşanma kararı çocuğun hayatında önemli etkilere neden olabiliyor. Çocukları asıl etkileyenin boşanma değil ebeveynlerin süreci yönetme tutumu olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, karar açıklanmadan önce ön hazırlık yapılması ve ortak bir dil kullanılmasının daha sağlıklı olacağını ifade ediyor. Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk; çocuklara açıklama yapılırken yaş özelliklerinin göz önünde bulundurulmasını, boşanma sürecinde çocuğun taraf tutmaya zorlanmamasını ve tartışmalarda aracı olarak kullanılmamasını tavsiye ediyor. Konuk, boşanma kararının çocuklara nasıl anlatılması gerektiği ile ilgili ebeveynlere tavsiyelerini paylaştı.

    Boşanma kararı çocuğa doğru biçimde anlatılmalı

    Eşlerin almış oldukları boşanma kararının çocuğun hayatında önemli etkiye neden olabileceğini belirten Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, “Bu konunun sağlıklı şekilde çocuğa aktarılması ve süreci iyi şekilde yönetebilmek adına önem taşıyor. Boşanma sürecinde çocukta yaşanan sorunların nedenleri boşanmanın kendisinden değil, ebeveynlerin bu süreci ele alış biçimleri, süreci yönetme tutumları ve dolayısıyla çocuğun boşanma sürecinde neler yaşadığı ile doğrudan ilgili olduğunu söyleyebiliriz.” dedi.

    Boşanma bazen olumlu sonuçlar getirebiliyor

    Ebeveynleri ayrılan her çocuğun travmatik bir süreç içinde olacağı düşüncesinin doğru olmadığını ifade eden Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, “Çünkü boşanma sadece olumsuz sonuçlara sebep olmaz, bazen olumlu sonuçları da getirebilir. Aile ve ev içinde çatışmanın bitmesi, iki ebeveynle ayrı ayrı daha iyi ilişkilerin kurulması ve ailedeki istikrarın sağlanabilmesi çocuğun iyi olma halini de olumlu yönde etkiler. Sürekli olarak mutsuzluğun, kavganın veya şiddetin hakim olduğu evde, ailede büyüyen çocuklar hem şu anki süreçte hem de ileriki yaşantılarında daha olumsuz bir süreç içine gireceklerdir.” diye konuştu.

    Kararın ortak alındığı ifade edilmeli

    Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, boşanmanın anne ve babanın birlikte açıklaması gereken bir süreç olduğunu vurguladı ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kararı açıklamadan önce anne ve babaların çocuk ile neleri, nasıl konuşacakları hakkında ön hazırlık yapması, ortak bir dil belirlemesi sağlıklı olacaktır. Boşanmanın yetişkinler tarafından alınabilecek bir karar olduğu ve ebeveynlerin ortak kararı olduğunun belirtilmesi de önemlidir. Ayrıca çocukların yaş grubu özellikleri dikkate alarak açıklanması uygun olacaktır. Özellikle 8 yaş altındaki çocuklar daha somut açıklamalara ihtiyaç duyarken, ergenlik dönemindeki çocuklar ile biraz daha detaylı biçimde konuşulabilir. Ancak unutulmaması gereken önemli noktalardan bir tanesi de çocukların bilmesine gerek olmayan bilgileri aktarmaktan kaçınmaktır.”

    Çocuk taraf tutmaya zorlanmamalı

    Bununla birlikte belirsizlikleri ortadan kaldıracak durumların da çocuğa iletilmesi gerektiğini belirten Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, “Nerede, kiminle yaşayacağı, ne sıklıkla ebeveynlerini göreceği gibi temel bilgiler çocuğa mutlaka anlatılmalı. Boşanma süreci ve sonrasında çocuğun tartışmalarda aracı olarak kullanılmaması, taraf tutması için zorlanmaması ve ebeveynleri ile sağlıklı ilişkiler kurmaya devam etmesi çocuğun en az zararla süreci tamamlaması için dikkat edilmesi gerekenler arasında yer alıyor.” diye konuştu.

    Çocukların yaklaşımları yaşlarına göre değişiyor

    Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, “Yaş gruplarına göre boşanma süreci ele alınacak olursa 2-6 yaş arası çocukların benmerkezci yapıları nedeniyle boşanmadan kendilerini sorumlu tuttuklarını söyleyebiliriz dedi ve “7-12 yaş arası çocukların ise daha çok boşanmanın suçunu anne ve babaya yükledikleri görülüyor. 12 yaş ve üzeri çocuklar bazen kabullenici bazen de tamamen durumu reddedici bir tavır takınabiliyorlar. Eğer çocuklarda boşanma sonrasında uzun süreli olarak akademik başarıda düşüş, içe kapanma, uyku ve yeme bozuklukları, huzursuzluk, saldırgan davranışlar, hırçınlık ve benzeri davranış sorunları görülüyorsa mutlaka uzman desteği alınması gerekiyor.” diye konuştu. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

  • YKS Sonuçları Açıklandı Ama Asıl Sınav Daha Yeni Başlıyor!

    YKS Sonuçları Açıklandı Ama Asıl Sınav Daha Yeni Başlıyor!

    YKS Sonuçları Açıklandı Ama Asıl Sınav Daha Yeni Başlıyor! Eğitim Sen, YKS sonuçları hakkında açıklama yaptı.

    KPSS Skandalı

    KPSS skandalı, bir gece yarısı ÖSYM Başkanı’nın görevden alınması, yine bir gecede tarikat bağlılığıyla öne çıkan bir kişinin ÖSYM Başkanı olarak atanması derken nihayet YKS sonuçları açıklandı. ÖSYM Başkanı’na dair toplumda oluşan güven krizi daha aşılamamışken, YKS sonuçlarına dair ilk duyuruyu da YÖK Başkanı yaptı. YÖK Başkanı’nın yaptığı açıklamaya göre, yaklaşık 3 milyon öğrenciden 850 bin öğrenci üniversitelere yerleşti. Ancak ÖSYM’nin 2022 yılı YKS kontenjan sayılarına dair açıklamasına göre devlet üniversitelerinin kontenjan sayısı 870 bin 822, vakıf üniversitelerinin ise 174 bin 320’dir. Dolayısıyla Türkiye’de toplam üniversite kontenjanı sayısı 1 milyon 45 bin 142’dir.

    YÖK Başkanı’nın açıklamadığı gerçek ise şudur. Üniversite denilince akla öncelikle bir lisans programına yerleşmek gelmektedir ve dört yıllık lisans programlarının devlet üniversitelerinde kontenjan sayısı sadece 408 bin 53’tür, vakıf üniversiteleri ile birlikte bu rakam 509.164 kontenjana ulaşmaktadır.

    Bir lisans programına yerleşmek bağlamında YKS’ye başvuranların sadece yüzde 34’ünün üniversite düşü gerçekleşmektedir. Daha açık bir ifadeyle YKS’ye giren 3 öğrenciden sadece 1’i bir ön lisans, lisans ve özel yetenek programına yerleşmektedir. Geride kalan 2 milyon genç, üniversitenin dışındaki yaşamını sürdürmek zorunda kalacaktır. (BSHA)

  • Duayen Gazeteci Uğur Dündar, Altınkum Yazarlar Festivali’ne Katıldı

    Duayen Gazeteci Uğur Dündar, Altınkum Yazarlar Festivali’ne Katıldı

    18. Altınkum Yazarlar Festivali'ne katılan duayen Gazeteci Uğur Dündar, Didimlilerle buluşarak kitaplarını imzaladı.

     

    Didim Belediyesi tarafından bu yıl 18'inci kez düzenlenen Altınkum Yazarlar Festivali, birbirinden değerli yazarları ağırladı. 1-15 Ağustos tarihleri arasında Altınkum Mahallesi Yalı Caddesi üzerinde  düzenlenen festivale binlerce vatandaş da katıldı. Didimli vatandaşlar ile yerli ve yabancı turistler tarafından ilgiyle karşılanan festivalde vatandaşlar, usta yazarlar ile buluşarak kitap imzalatma şansına erişti.

     

    UĞUR DÜNDAR'A YOĞUN OLDU

    18. Altınkum Yazarlar Festivali, son gününde duayen Gazeteci Uğur Dündar'ı misafir etti. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği Dindar, okurlarının kitaplarını imzaladı.

     

    Dündar'a festivale katılımlarından dolayı teşekkür eden Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay, Didim Belediyesi tarafından hazırlanan plaketi duayen gazeteciye takdim etti.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Saray Belediyesi’nden dolu dolu etkinlik

    Saray Belediyesi’nden dolu dolu etkinlik

    Saray Belediyesi tarafından düzenlenen Onur ve Zafer Hasat ve Sanat Günleri, 19 Ağustos ile 30 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Atatürk'ün Saray'a gelişinin yıldönümü olan 19 Ağustos'ta başlayarak 30 Ağustos Zafer Bayramı'nda sona erecek olan program, 12 gün boyunca birbirinden renkli etkinliklere sahne olacak.

     

    ATATÜRK’ÜN SARAY’A GELİŞİNİN 85. YILDÖNÜMÜ TÖRENLE KUTLANACAK
    Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Trakya Manevraları sırasında Saray’ı onurlandırışının 85. Yıldönümü 19 Ağustos Cuma günü gerçekleştirilecek programla kutlanacak. Program, saat 10.30’da Atatürk Alanı’nda Atatürk Anıtı’na çelenk sunumu, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayacak. Atatürk Alanı’nda gerçekleşen törenin hemen akabinde anma programı, Saray Belediyesi’nin yanında bulunan Atatürk Rölyefi önünde devam edecek. Protokol tarafından Atatürk’ün Saray’da istirahat ettiği noktaya çiçek sunulacak. Çiçek sunumunun ardından Saray Belediye Başkanı Özgen Erkiş ve Saray Kaymakamı Adem Ünal günün anlam ve önemine dair konuşmalarını gerçekleştirecek. Türkiye Sakatlar Derneği Halk Oyunları Ekibi, Saray Halk Eğitim Merkezi Halk Oyunları Ekibi ve Kader Yatkın yönetiminde Saray Belediyesi Halk Oyunları Roman Dans Ekibi gösterilerini sunacak. Halk oyunları gösterilerinden sonra Büyük Taarruz isimli şiir okunacak.  Program, Saray Belediyesi müzik eğitmeni Salih Demirci ile Atatürk’ün sevdiği şarkılardan oluşan mini konserle son bulacak.

    SARAY, ATATÜRK İÇİN KOŞACAK
    Atatürk’ün Saray’ı onurlandırışının 85.yıldönümü anısına 19 Ağustos Cuma günü 18.00 ile 21 saatleri arasında Atatürk Alanı’nda 5. Atatürk Koşusu gerçekleştirilecek ve dereceye girenler ödüllendirilecek.

    SON MEKTUP GÖSTERİME SUNULACAK
    Onur ve Zafer Hasat ve Sanat Günleri kapsamında 20 Ağustos Cumartesi günü ‘Son Mektup’ adlı film 14.00 ve 16.00 saatlerinde Saray Atatürk Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak.

    KÖSTEBEKGİLLER PERİLİ ORMAN ÇOCUKLARLA BULUŞACAK
    21 Ağustos Pazar günü ‘Köstebekgiller Perili Orman’ adlı film 12.00, 14.00 ve 16.00 saatlerinde Saray Atatürk Kültür Merkezi’nde çocuklarla buluşacak.

    AÇIK HAVA SİNEMA GECELERİ BAŞLIYOR
    22 Ağustos Pazartesi Atatürk Kültür Merkezi’nde gün boyunca Saray Belediyesi Yaz Atölyeleri’nde eğitim gören çocuklarımız için satranç, masa tenisi ve zeka oyunları branşlarında turnuvalar düzenlenecek. Saat 21.00 da ise açık Atatürk Kültür Merkezi önünde açık hava sinema geceleri ‘Hedefim Sensin’ ile başlayacak.

    23 AĞUSTOS SALI AKUSTİK KONSER
    23 Ağustos Salı günü saat 20.00 da Atatürk Kültür Merkezi önünde Gökhan Esen, Volkan Turan, Sertaç Ergene akustik performans konseri gerçekleştirilecek. Saat 21.00’da açık hava sinema geceleri kapsamında ‘Aşk Tesadüfleri Sever’ izleyiciyle buluşacak.

    YAZ ATÖLYELERİ KONSERİ GERÇEKLEŞTİRİLECEK
    24 Ağustos Çarşamba günü saat 19.00’da Atatürk Kültür Merkezi’nde Yaz Atölyeleri(Ritim, piyano, gitar) konseri gerçekleştirilecek. Saat 21.00 da ise Hasan Ergen Parkı’nda ‘Köstebekgiller Gölgenin Tılsımı’ adlı film çocuklarla buluşacak.

    TOPLU SÜNNET ŞENLİĞİ ETKİNLİĞE DAMGA VURACAK
    Saray Belediyesi; maddi durumu uygun olmayan, çocuklarına sünnet düğünü yapmaya gücü yetmeyen ailelere destek olmak amacıyla 25 Ağustos Perşembe günü toplu sünnet şenliği düzenleyecek. Çocuklara güzel bir anı bırakacak olan sünnet şenliği, saat 13.00’da Atatürk Kültür Merkezi’nde ‘Bremen Mızıkacıları’ adlı tiyatro oyunuyla başlayacak. Tiyatronun ardından saat 14.00’da Ayaspaşa Camii’nde sünnet çocukları için Mevlit okutulacak. Saat 16.00 ile 17.30 saatleri arasında esprili üslubuyla Trakya’yı güldüren Babanın Oğlu Kemal ve Emrah Balta Davul Zurna Ekibi sünnet çocuklarını eğlendirecek. 17.30 da ise Pazar yerinde sünnet çocukları için konvoy düzenlenecek. Konvoy sonrası Atatürk Kültür Merkezi önünde pilav ve ayran ikramı yapılacak. Saat 20.00’da Atatürk Kültür Merkezi önünde sünnet çocukları için kına ile başlayacak olan etkinlik, Lüle Kardeşler orkestrası eşliğinde düğün ile devam edecek. Sünnet çocukları, aileleri ve davetliler düğünde gönüllerince eğlenecek.

    AKM’DE SEN HİÇ ATEŞBÖCEĞİ GÖRDÜN MÜ? SAHNELENECEK
    26 Ağustos Cuma günü saat 15.00’da Kapaklı Kent Konseyi Naz Tiyatro Okulu tarafından yetişkinler için ‘Sen Hiç Ateşböceği Gördün Mü?’ adlı oyun sahnelenecek.

    SÖYLEŞİLER TARİHİMİZE IŞIK TUTACAK
    27 Ağustos Cumartesi günü saat 14.00’da Atatürk Rölyefi önünde (Belediye yanı) Hikmet Selim Yılmaz ile ‘Taarruzdan Zafere’ söyleşi gerçekleştirilirken, saat 16.00’da ise Saray’ın önde gelen gazeteci, araştırmacı ve yazarlarının katılımıyla Gelenekten Geleceğe Saray’ın Tarihi ve Kültürü üzerine söyleşi düzenlenecek.

    ÇETİN AKDENİZ AKM’DE KONSER VERECEK
    Bağlama virtüözü Çetin Akdeniz, 27 Ağustos Cumartesi günü saat 21.00’da Atatürk Kültür Merkezi’nde konser verecek.

    YAZ ATÖLYELERİ SERGİSİ DÜZENLENECEK
    Yaz Atölyeleri’nde eğitim gören çocuklarımız, 28 Ağustos Pazar günü saat 12.00’da Atatürk Kültür Merkezi’nde Saray Belediyesi Yaz Atölyeleri Sergisi’nde hünerlerini sergileyecek. Saat 14.00 da ise Atatürk Kültür Merkezi’nde ‘Evliya Çelebi ve Ölümsüzlük Suyu’ adlı film çocuklarla buluşacak.

    RETROBÜS UNUTULMAZ BİR AKŞAM YAŞATACAK
    Anadolu Rock ve Pop Müzik tarzında şarkılar söyleyen Retrobüs grubu, 29 Ağustos Pazartesi günü saat 21.00’da Atatürk Alanı’nda konser verecek. 70’ler, 80’ler ve 90’ların unutulmaz parçalarını seslendiren Retrobüs, Saraylılara muhteşem bir akşam yaşatacak.

    30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI COŞKUYLA KUTLANACAK
    30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 100.yılı etkinlikleri kapsamında 30 Ağustos Salı günü saat 20.00’da Atatürk Alanı’nda Fener Alayı düzenlenecek. Fener Alayının akabinde saat 21.00’da Atatürk Alanı’nda Doğanay Temurkan ve Orkestrası sahne alarak, birbirinden güzel şarkılarını Saraylılar için seslendirecek.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Eğitim Çalışanlarının Sorunları Bakan Özer’e İletildi

    Eğitim Çalışanlarının Sorunları Bakan Özer’e İletildi

    Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Latif Selvi ve Genel Başkan Yardımcısı Hasan Yalçın Yayla ile birlikte, Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer’i ziyaret ederek, eğitim çalışanlarının ivedi çözüm bekleyen sorunlarını iletti.

    Öğretmenlik kariyer basamakları sistemi yeniden ele alınmalıdır

    Ziyarette konuşan Ali Yalçın, Anayasa Mahkemesi’nin 2006 yılındaki kararının ardından uzunca bir süredir akim kalan kariyer basamakları sürecinin 7354 sayılı Kanun ile özlük haklarının genişletilmiş olarak yeniden hayat bulmasının olumlu ve takdir toplayan bir adım olmakla birlikte, kanunda öngörülen sınav, mesleki çalışma ve eğitim programı gibi zorunlu unsurlarının içeriklerinin ve süreçlerinin öğretmenler arasında subjektif, eşit ve adil olmayan sonuçlar ürettiği/üreteceği gerekçeleriyle haklı olarak tepki uyandırdığının görüldüğüne dikkat çekerek, “Bu nedenle, öğretmenlik kariyer basamakları sürecinin, bugüne kadar ortaya konulan tepkiler ve beklentiler ekseninde yeniden değerlendirilmesi, uzman öğretmen olabilme aşamasına gelmiş her öğretmenin mesleğinde belli bir yetkinliğe ulaştığı gözetilerek eşit, adil ve objektif bir sonuç doğuracak şekilde kurgulanması gerekmektedir” dedi.

    Eğitime Ayrılan Bütçe
    Eğitime Ayrılan Bütçe

    Öğretim yılına hazırlık ödeneği miktarı artırılmalıdır

    657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 32. maddesine göre öğretmenlerin fiilen yürüttükleri görevin gereği olarak öğretim yılı boyunca ortaya çıkabilecek ders araç ve gereçleri ile şahsi ihtiyaçlarının teminine katkıda bulunmak, böylece etkin ve verimli çalışmalarına imkân sağlamak amacıyla ödenmekte olan öğretim yılına hazırlık ödeneğinin miktarının 2021 Ağustos ayında akdedilen toplu sözleşmede kararlaştırıldığını, ancak ödenek miktarının satın alma gücünün, aradan geçen zaman zarfında enflasyon karşısında ödeneğin amacını yerine getiremeyecek şekilde aşırı düştüğünü kaydeden Yalçın, öğretim yılına hazırlık ödeneğinin en az yıllık TÜFE değişim oranına tekabül eden tutarda artırılmasının elzem olduğunu dile getirdi.

    Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları yapılmalıdır

    Yalçın, kariyer ve liyakat ilkeleri bağlamında kamu görevlilerinin memuriyetlerinde, görevlerinde, mesleklerinde veya bireysel kariyer tercihlerinde ilerlemelerinin görevde yükselme ve unvan değişikliği süreciyle mümkün olduğunu ifade ederek, “Bu bağlamda, çalışma yıllarını eğitim-öğretim kamu hizmetinin yürütülmesine vermiş Bakanlık personelinin, bir yandan görevde yükselme ve unvan değişikliği suretiyle Bakanlık diğer hizmet birimlerinde veya kadrolarında mesleki bilgi birikimi ve tecrübelerini yansıtabilme, diğer yandan bu suretle kariyerlerini ilerleterek daha iyi özlük haklarına kavuşma beklentileri mevcuttur. Personelin haklı beklentisini karşılayacak ve Bakanlık yönetiminden hak ettiklerini düşündükleri ilgiyi görmelerini sağlayacak nitelikte, 2022 yılı içinde görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları gerçekleştirilmelidir” şeklinde konuştu.

    İller arası yer değişikliklerine iptal hakkı verilmelidir

    Öğretmenlerin isteklerine veya mazeretlerine bağlı olarak iller arasında yer değişikliği sürecinin mümkün mertebe talebi karşılayacak şekilde gerçekleştirilmeye çalışıldığını belirten Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tüm kamu personelinin üçte birlik bir kesiminin personel işlemlerini yürüten Bakanlığın önündeki zorlu görevin üstesinden gelmek için gösterdiği çaba ortadadır. Ancak ülkemizin son bir buçuk yıllık zaman dilimine damgasını vuran enflasyon ve konut kıtlığının yol açtığı yüksek konut kiraları, öngörülemeyen bir tercih faktörü olarak yer değişikliği sürecine etki eder hâle gelmiştir. Bu itibarla, tercih ettikleri görev yerlerinde karşılayamayacakları kadar yüksek kira bedelleriyle karşı karşıya kaldıkları gerçeği göz önünde bulundurularak iller arası yer değişikliği yapan öğretmenler yönünden iptal hakkı tanınmalıdır.”

    Farklı illerde sözleşmeli öğretmen pozisyonlarında görev yapan eşlerin aile bütünlüğü sağlanmalıdır

    Ali Yalçın, halen Bakanlık kadrolarında farklı illerde sözleşmeli öğretmen pozisyonlarında görev yapan eşlerin, aile bütünlüğüne dayalı yer değişikliği işlemlerinin gerçekleştirilmesi konusunda haklı ve yerinde talepleri olduğunu söyleyerek, “Anayasal bir hak ve evrensel hukukun bir gereği olan aile bütünlüğünün sağlanması için geçmiş yıllardaki uygulama 2022-2023 eğitim-öğretim yılı başlangıcından önce gerçekleştirilmelidir. Keza geçen yıllarda Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri dışında kalan illerde görev yapmakta olan öğretmenlerin, istemeleri hâlinde süre şartı aranmaksızın istihdamda güçlük çekilen yerlere yer değiştirme isteğinde bulunabilmelerine imkân sağlanmıştı. Öğretmen açığı bulunan yerlerin öğretmen ihtiyacının karşılanmasının yanı sıra, yer değişikliği talebinde bulunan öğretmenlerin bu taleplerinin karşılanmasına da hizmet eden bu uygulamanın yeniden hayata geçirilerek 2022-2023 eğitim-öğretim yılı başlangıcından önce gerçekleştirilmesi yerinde olacaktır” ifadelerini kullandı.

    İkinci defa iller arası yer değişikliği talebi karşılanmalıdır

    Öğretmenlerin 2022 yılı iller arası isteğe ve zorunlu çalışma yükümlülüğüne bağlı yer değiştirmenin Ağustos ayı itibarıyla tamamlanacağını, ancak başvuru şartlarını haiz, yer değişikliği başvurusunda bulunmasına rağmen, norm kadro nedeniyle talepleri karşılanmayan çok sayıda öğretmenin bulunduğunu vurgulayan Yalçın, “Bu suretle yer değişikliği talepleri karşılanmayan öğretmenlerin taleplerinin haklı gerekçeleri ve oluşan mağduriyetleri halen giderilememiştir. Bugüne kadar yer değişikliği taleplerinin karşılanması konusunda gerekli iradeyi ortaya koyan Bakanlık, aynı olumlu yaklaşımı ve inisiyatifi, iller arası yer değişikliği taleplerinin karşılanması noktasında ikinci defa başvuru hakkı verilmesi suretiyle de göstermelidir. İller arası yer değişikliği talepleri karşılanamayan öğretmenlere, norm güncellemelerini müteakip ikinci defa başvuru hakkı verilmelidir” diye konuştu. (BSHA)

  • Yeterli ve kalıcı personel istihdamı konusunda çözüm üretilmelidir

    Yeterli ve kalıcı personel istihdamı konusunda çözüm üretilmelidir

    Yeterli ve kalıcı personel istihdamı konusunda çözüm üretilmelidir

    Eğitim-Bir-Sen Denizli 1 No’lu Şube Başkanı Feyzullah Öselmiş, okullarda yürütülen çalışmalarla ilgili olarak, “Dersbaşı yapacak öğrenci sayısı düşünüldüğünde çalışmanın büyüklüğü de gözler önüne seriliyor” dedi.

    Kadın ve çocuk istismarı

    Okullara İŞ-KUR Aracılığı İle Personel Desteği Sağlanmalı

    Okulların hazırlık çalışmalarının zor şartlarda yapıldığını ya da kısa süreli çözümlerle ilerleyebildiğini belirten Öselmiş, “Okullarımız ciddi manada yardımcı hizmetler personeline ihtiyaç duyuyor, birçok okullumuzda ya hiç yok ya da sayıca çok az personel var. İş-Kur aracılığıyla yeni eğitim-öğretim döneminde personel desteği de artık yapılmayacağı göz önüne alınırsa okullarımızın temizlik ve hijyen yönüyle zor durumda kalacağı şimdiden öngörülebilmektedir” şeklinde konuştu. Söz konusu durumun mevcut yardımcı hizmetler personeli üzerinde çok fazla yük oluşturduğunu kaydeden Öselmiş, bunun da yeni mağduriyetlere neden olacağını söyledi. Okulların açılma arifesinde il, ilçe ve okul yöneticilerini zorda bırakan, mevcut yardımcı hizmetler personeli üzerinde çok fazla yük oluşturan bu eksiklik için çağrıda bulunan Öselmiş, “Millî Eğitim Bakanlığı ivedi olarak okullara yeterli ve kalıcı personel istihdamı konusunda çözüm üretmelidir” ifadelerini kullandı. (BSHA)

  • Sezonun iddialı animasyon filmlerinden Karagöz: Yar Bana Bir Eğlence, Atlas 1948 Sineması’nda izleyici ile buluşacak

    Sezonun iddialı animasyon filmlerinden Karagöz: Yar Bana Bir Eğlence, Atlas 1948 Sineması’nda izleyici ile buluşacak

    Yedirenk İletişim tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği ve TRT ortaklığı ile yapımı gerçekleştirilen Karagöz: Yar Bana Bir Eğlence filmi 26 Ağustos’tan itibaren sinemalarda.

     

    Yapımcılığını Bilal Arıoğlu ve İsrafil Kuralay’ın, yönetmenliğini ise Murat Karahüseyinoğlu’nun üstlendiği filmin galası 23 Ağustos’ta Atlas 1948 Sineması’nda gerçekleştirilecek.

     

    Karagöz ve Hacivat dışında 80 civarında animasyon karakterin kullanıldığı filmde karakterlere usta oyuncular ses verecek. Karagöz’ü Yetkin Dikinciler, Hacivat’ı ise Altan Erkekli’nin seslendirdiği filmde, Karagöz’ün eşini Nilgün Kasapaşoğlu, Mestan’ı Mazlum Kiper, Tuzsuz Deli Bekir’i Selçuk Kıpçak, Cazu Kızı’nı; Zeynep Önen, Cazu Oğlu’nu Bora Sivri, Nuridil’i ise Asuman Barnak seslendirecek.

     

    Çalışmalarına 2018 yılında başlanan filmin animasyonlarının bir kısmı İran’da, bir kısmı Hindistan’da gerçekleştirildi. Yönetmen Murat Karahüseyinoğlu gölge oyunlarının üstatlarından Hayal-i Torun Çelebi ve Tuncay Tanboğa’dan ders aldı. 

     

    Hacivat-Karagöz geleneğinin aslına sadık kalınarak hazırlanan projeyle bu kültürün daha geniş kitlelerce tanınması hedeflendi. 

     

    Yüzyıllardır izleyiciyi güldürürken düşündüren Karagöz ve Hacivat, biraz da zamanın ruhunu göz önünde bulundurup gelişen ve zenginleşen görsel teknolojinin gücünü arkasına alarak, seyircinin karşısına çıkıyor. 3.5 yılda tamamlanan ve ilk defa bir animasyonla beyaz perdeye aktarılacak olan filmin müzikleri Gökhan Tamir’e ait.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Shakespeare’in En Beğenilen Romantik Komedyası  12. Gece Açık Hava Yaz Oyunları’nda

    Shakespeare’in En Beğenilen Romantik Komedyası 12. Gece Açık Hava Yaz Oyunları’nda

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları her yaştan seyircisini Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi Açık Hava Yaz Oyunları’nda buluşturuyor. Şehir Tiyatroları, tiyatro tutkunlarının karşısına Shakespeare’in en beğenilen romantik komedyası 12. Gece’yle çıkıyor.

     

    William Shakespeare’in yazdığı, Serdar Biliş’in yönettiği 12. Gece; 23, 24 Ağustos tarihlerinde 21.00’de sahneleniyor.

     

    Shakespeare’in Noel kutlamalarının son gecesinde sahnelemek için yazdığı 12. Gece, aşk ilişkileri üzerine kurulu bir oyundur. Eğlenceli olayların ve entrikaların birbirini izlediği komedya, Elizabeth dönemi İngiltere’sinin kültürel hayatının izlerini taşır. Elizabeth döneminde sahnede kadın oyunculara yer verilmediği için oyunda erkekler kadın kılığına girerler. Bu durum oyunda yanlış anlaşılmalara neden olur, karmaşık aşk ilişkilerinin başlamasını sağlar.

     

    Shakespeare kendi döneminin yarı masalsı, birbirine yıldırım hızıyla aşık olan olağanüstü karakterleri yerine psikolojik derinliği olan modern karakterler yaratmıştır. İtalyan ve Fransız masallarının izlerini taşıyan oyunun masalsı havası, Shakespeare’in zekâsı, mizah anlayışı ve ustalıklı karakter çizimiyle birleşince ortaya bir başyapıt çıkmıştır.

     

    Oyunların biletleri, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/  adresinden ve İBB Şehir Tiyatroları mobil uygulamasından temin edilebilir.

     

    İyi seyirler…

     

    12. GECE

    Shakespeare'in en sevilen komedilerinden biri olan 12. Gece'de, ikiz kardeşler Viola ve Sebastian, bir gemi kazasından sonra, birbirlerini öldü sanıp ayrı düşerler. Viola, Illyria dükü Orsino'nun hizmetine girebilmek için erkek kılığına girer. Orsino adına güzel Olivia'ya kur yapmakla görevlendirilir. Olivia ise kardeşinin ölümünden sonra yastadır ve ayağına gelen herkesi geri çevirmektedir, ta ki şimdi erkek kılığındaki Viola'ya aşık olana dek. Bu sırada, Olivia'nın dayısı Tobi, tutucu hizmetkâr Malvolio'ya şamatalı bir oyun oynarak, bu cümbüşlü kimlik yanılması ve karşılıksız aşk hikâyesini iyice kızıştırır. William Shakespeare’in yazdığı,  Serdar Biliş’in yönettiği oyunda Ali Gökmen Altuğ, Bennu Yıldırımlar, Doğan Şirin, Emrah Özertem, Ersin Umulu, Gürkan Başbuğ, Mehmet Avdan, Neşe Ceren Aktay, Nilay Bağ, Özge Kırdı, Özge Özder, Seda Fettahoğlu, Senan Kara Tutumluer, Tolga Yeter, İsmet Şahin rol alıyor.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı