Blog

  • Robotik Ortopedi Ameliyatlarında Hasta Konforu Ön Planda

    Robotik Ortopedi Ameliyatlarında Hasta Konforu Ön Planda

     Robotik Ortopedi Ameliyatlarında Hasta Konforu Ön Planda

    Sağlık alanında pek çok branşta robotik teknolojilerin kullanımı her geçen gün artıyor. Bu branşlardan biri de ortopedi ve travmatoloji olarak karşımıza çıkıyor. Robotik ortopedi ameliyatları hem cerrah hem de hasta için önemli avantajlar sağlıyor. Bununla birlikte konu ile ilgili olarak “Robotik ameliyatları robotlar mı yapıyor?”, “İyileşme süresi ne kadar kısalıyor? “ gibi cevabı merak edilen pek çok soru bulunuyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kürklü, ortopedik ameliyatlarda robot teknolojilerinin kullanımı hakkında bilgi verdi.

    Hastanede yatış süresi robot teknolojisi sayesinde yarıya düşüyor

    Robotik ortopedi cerrahisi robotik protez cerrahisi olarak da adlandırılmaktadır. Eklem protezi, eklemleri ciddi derecede hasarlanmış olan hastalara uygulanmaktadır.  Eklem artrozları genellikle ortalama 50-55 yaşlarda başlayan hem kalça hem diz bölgesinde, en sık ilerleyen, yaşla ortaya çıkan ve halk arasında kireçlenme olarak adlandırılan durumlardır. Artroz, eklem aralığının giderek kapanması, kıkırdakların yavaş yavaş yok olması, ağrılı hale gelmesi, hastanın yürüyüş mesafesinin çok düşmesi ve hareket kısıtlılığının tama yakın kaybolmasıdır. Bu durumun ardından eklemler ilaç tedavilerine cevap vermez ve ağrılar artar. Eğer eklem aralığı tamamen kapanmışsa ve hastanın yürüyüş mesafesi 1000 metrenin altına düşmüşse, protez takılması kararı verilmektedir. Günümüzde en yaygın kullanılan protezler kalça ve diz protezleridir. Klasik kalça ve diz protezi ameliyatlarının ardından hasta ortalama 4 gün hastanede kalmaktadır. Bunun sebebi, ameliyattan yaklaşık 24 saat sonra hastanın ayağa kaldırılıp koltuk değnekleriyle ya da yürüteçle yürütülmesidir. İkinci gün yine aynı yürüyüş gerçekleştirilir. Üçüncü günde merdiven inip çıkma eğitimi verilir. Ardından dördüncü gün hasta taburcu edilmektedir. Rutin, standart kalça ve diz protezindeki protokol bu şekildedir. Ancak günümüzde robotik cerrahi tıbbın her alanında popüler olmaya başlamıştır. Hem hekimlerin işini kolaylaştırmakta hem de daha hatasız ve daha az kesi yapmayı sağlamaktadır. Bununla birlikte hastanın ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecini kısaltarak operasyon esnasındaki kan kaybını azaltmaktadır. Robotla gerçekleştirilen bazı vakalarda hastaların ameliyattan 2 saat sonra ayağa kalktığı bilinmektedir. Robot teknolojisinde hasta aynı gün ayağa kaldırılabilmektedir. Hasta operasyon günü ayağa kalktığında genellikle ikinci günün sonunda taburcu olabilmektedir. Klasik ameliyatta yaklaşık 4 gün süren rehabilitasyon aşamaları robot teknolojisinde 2 güne inmektedir.

    Robot hataya yer bırakmıyor

    Protez ameliyatından bir gün önce hastanın kalça ve diz tomografisi çekilmektedir. Robota bu sonuçlar yüklenir. Ameliyattan 1 gün önce bilgisayar üzerinde ameliyatta kullanılacak protezin çeşidi, büyüklü, ne kadar kemik kesileceği gibi bilgiler robota aktarılır. Yani özetle ameliyat planı çıkarılır. Bu da ameliyat esnasındaki hata şansını sıfıra indirmektedir. Ameliyat sabahı, operasyona başlarken her şey önceden bilindiği için hastanın dizi ya da kalçası açılarak hatasız olarak ameliyat gerçekleştirilir. Robotsuz işlemlerde normalde insan elinin 1 mm kayması mümkündür, hatta 5 mm’ye kadar farklı kesiler normal kabul edilebilir. Robot uygulamasında ise böyle bir hata payı sıfırdır. Protez cerrahisinde uygulanan robot teknolojisi şimdilik diz ve kalça protezlerinde uygulanmaktadır. Ancak yakın bir gelecekte omuz protezleri de robotik olarak dünyada ve ülkemizde yapılmaya başlayacaktır.

    Ameliyatı robot mu yapıyor?

    Robot kendisi aktif olarak yeni nesil uzay çağı filmlerindeki gibi ameliyatı gerçekleştirmez. Robot hareketli bir nesne değildir. Masa büyüklüğünde bir cihazdır, hekim bilgisayarın hafızasına önceden hastanın dizinin ya da kalçasının üç boyutlu görüntüsünü yüklemektedir. Özel kalemiyle kesi yapılacak yer de ekranda işaretlenerek komut verilmektedir. Kullanılacak protezin büyüklüğü ve çeşidi de seçildikten sonra ameliyata geçilmektedir. Robotun probu (kolu) yardımıyla hekim operasyonu gerçekleştirir. Bu kol hekimin hata yaparak yanlış bir kesi yapmasını, önceden kendisine verilen komutlar sayesinde engellemektedir. Ancak robot zannedildiği gibi hareketli bir cihaz değildir. Kollarını hekim kullanır.

    Günlük yaşama dönüş daha kısa oluyor

    Robotik cerrahinin kullanımı ortopedi alanında son zamanlarda hızla yaygınlaşmaktadır. Robotik cerrahinin en önemli avantajı vücutta daha küçük kesi yapılmasıdır. Bu da ameliyat süresini kısaltmaktadır. Robot teknolojisi ile hastanın ameliyat sonrası yaşadığı ağrı da daha az olmaktadır. Robotik protez cerrahisinde iyileşme sürecindeki yaşam kalitesi daha yüksek olduğu gibi günlük hayata dönüş daha kısa olmaktadır. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı%

  • İstanbul Festivali’nde 75 Bin Kişilik 90’lar Partisi

    İstanbul Festivali’nde 75 Bin Kişilik 90’lar Partisi

    İstanbul Festivali cumartesi gecesi ‘Şimdi 90’lar’ dedi; 90'ların unutulmayan şarkıları, Türk popunun unutulmaz sesleriyle yine, yeniden sahneye taşındı. Metin Özülkü orkestrası eşliğinde Burak Kut, Eda Özülkü, Erdal Çelik, Ferda Anıl Yarkın, Jale, Metin Özülkü, Reyhan Karaca, Sibel Alaş, Ümit Sayın ve Yonca Evcimik’in sahne aldığı gecede İstanbul Şarkı Yarışması’nın finali de gerçekleşti. 75 bin kişilik 90’lar partisi, İstanbul’un en unutulmaz konserleri arasındaki yerini aldı. 

     

    Focus İstanbul Etkinlik Yönetimi tarafından Festival Park Yenikapı’da düzenlenen geceye müzikseverler yoğun ilgi gösterdi. Muhteşem kalabalığın tüm şarkılara hep bir ağızdan eşlik ettiği gecede sanatçılar; kendi hit’lerinin yanı sıra, 90’lara damga vuran şarkıları da söylediler. 

     

    İstanbul’a Yazılan 10 Şarkı Sahnedeydi

    POPSAV (Popüler Müzik Sanatı Vakfı) ve Türker Reklamcılık & Organizasyon öncülüğünde, popüler müzik kültürüne yeni bir repertuvar kazandırmak amacıyla projelendirilen İstanbul Şarkı Yarışması’nda finale kalan ‘İstanbul Şarkıları’, İstanbul Festivali iş birliğinde bu özel gecede seslendirildi. 

     

    Final jürisi yarışmanın ilk üç finalistini seçti. Yapılan jüri değerlendirmesi sonucunda, üçüncülüğü, Nebi Birgi’nin seslendirdiği, bestesi Mine Mucur’a ait ‘Hülya Gibi İstanbul’ adlı şarkı elde ederken; Cenk Taşkan’ın bestelediği, Uğur Etiler’in yorumladığı ‘İstanbul’ adlı şarkı ikincilik ödülüne layık görüldü. İstanbul Şarkı Yarışması’nın kazananı ise İsmet Taşçeşme’nin yazdığı ve yorumladığı ‘İstanbul Şarkısı’ adlı eser oldu.

     

    İstanbul Festivali’nin ana sponsorluğunu Alternatif App üstlenirken, festivalin tematik sponsorları Algida, Koel Elektronik, Medical Park, Nescafe, Omo, Pepsi, Şenpiliç ve TatilBudur şeklinde sıralanıyor. 

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Yenişehir Belediyesi açık hava sinemasını mahallelere taşıyor

    Yenişehir Belediyesi açık hava sinemasını mahallelere taşıyor

    Yenişehir’de nostaljik açık hava sinema günleri başlıyor

     

    Mersin Yenişehir Belediyesi, vatandaşların nostaljik filmlerle keyifli bir yaz akşamı geçirmelerini sağlamak amacıyla mahallelere açık hava sineması kuruyor. Bu kapsamda Çiçek Abbas, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz, Nereye Bakıyor Bu Adamlar, Şark Bülbülü ve Züğürt Ağa gibi efsane filmler Yenişehirlilerle buluşacak. Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, tüm vatandaşları film gösterimlerine davet etti.

     

    Daha önce Gezici Sinema Günleri düzenleyen ve 32 mahallede beyaz perde kurarak, ücretsiz sinema filmi gösterimleri yapan Mersin Yenişehir Belediyesi şimdi de nostaljik açık hava sinemasını mahallelere taşıyor. Karahacılı, Çavak, Batıkent, Deniz, 50.Yıl ve Kuzeykent mahallerinde yapılacak açık hava sinema günleri her mahallede iki gün devam edecek. İlk gün nostaljik filmler, ikinci gün ise çocuk filmleri gösterilecek. Yenişehir Belediyesi, Karahacılı ve Çavak'ta film saatlerinde diğer kırsal mahallelerden de otobüs kaldırarak, vatandaşları taşıyacak. 16 Ağustos Salı günü başlayacak açık hava sinema günleri 28 Ağustos'ta sona erecek.

     

    Film gösterimi programı ise şu şekilde:

    Tarih: 16 Ağustos Salı                                                                  

    Saat: 20.00

    Film: Çiçek Abbas

    Yer: Karahacılı Mahallesi İlköğretim Okulu yanı

    Tarih: 17 Ağustos Çarşamba

    Saat: 20.00

    Film: Kirpi Latte ve Büyülü Taş

    Yer: Karahacılı Mahallesi İlköğretim Okulu yanı

    Tarih:18 Ağustos Perşembe

    Saat: 20.00

    Film: Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz

    Yer: Çavak Mahalle Muhtarlığı yanı

    Tarih: 19 Ağustos Cuma

    Saat: 20.00

    Film: Kırmızı Papuçlar ve Yedi Cüceler

    Yer: Çavak Mahalle Muhtarlığı yanı

    Tarih: 20 Ağustos Cumartesi

    Saat: 21.00

    Film: Nereye Bakıyor Bu Adamlar

    Yer: Batıkent Mahalle Muhtarlığı yanı

    Tarih: 21 Ağustos Pazar

    Saat: 21.00

    Film: Kirpi Latte ve Büyülü Taş

    Yer: Batıkent Mahalle Muhtarlığı yanı

    Tarih: 23 Ağustos Salı

    Saat: 21.00

    Film: Şark Bülbülü

    Yer: Deniz Mahalle Muhtarlığı yanı

    Tarih: 24 Ağustos Çarşamba

    Saat: 21.00

    Film: Kırmızı Papuçlar ve Yedi Cüceler

    Yer: Deniz Mahalle Muhtarlığı yanı

    Tarih: 25 Ağustos Perşembe

    Saat: 21.00

    Film: Züğürt Ağa

    Yer: 50.Yıl Mahalle Muhtarlığı yanı

    Tarih: 26 Ağustos Cuma

    Saat: 21.00

    Film: Kirpi Latte ve Büyülü Taş

    Yer: 50.Yıl Mahalle Muhtarlığı yanı

    Tarih: 27 Ağustos Cumartesi

    Saat: 21.00

    Film: Çiçek Abbas

    Yer: Kuzeykent Mahalle Muhtarlığı yanı

    Tarih: 28 Ağustos Pazar

    Saat: 21.00

    Film: Kırmızı Papuçlar ve Yedi Cüceler

    Yer: Kuzeykent Mahalle Muhtarlığı yanı

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Kültür sanatta Çukurova öncü

    Kültür sanatta Çukurova öncü

    Çukurova Belediyesi’nin açtığı yaz kurslarına katılarak bağlama, gitar ve satranç eğitimi alanlara sertifikaları Başkan Soner Çetin tarafından verildi. Sertifika töreninin yapıldığı Bülent Ecevit Kültür ve Sanat Parkı’nın amacına uygun hale geldiğini belirten Başkan Soner Çetin, Çukurova’nın ilçe belediyeleri içinde kültür sanat alanında Türkiye’de öncü olduğunu vurguladı.

     

    Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, Çukurova ilçesinin kültür sanat etkinlikleriyle Türkiye’de öncü haline geldiğini söyledi.

     

    Çukurova Belediyesi’nin açtığı yaz kurslarına katılarak bağlama, gitar ve satranç eğitimi alan gençlere sertifikaları Başkan Soner Çetin tarafından verildi. Kursiyerlerin bağlama ve gitar çalıp güzel vakit geçirdiği sertifika töreninde konuşan Başkan Soner Çetin, Bülent Ecevit Kültür ve Sanat Parkı’nı yaparken böyle bir ortam hayal ettiklerini belirtti. Başkan Soner Çetin,  “Tam da bu parkın anlamına uygun etkinlikler yapılıyor. “Biz hep gençlerimizi burada şarkı söylerken, yoga yaparken görmek istiyoruz” dedi.

     

    Çukurova’nın kültür sanat anlamında ilçe belediyeleri arasında öncülük yaptığını kaydeden Başkan Soner Çetin, “Sizlerin isteğine ve amacına uygun çalışmalar yapıyoruz. Göreve geldiğimiz süre içinde pandemi süreci hariç Türkiye’de edebiyat camiasında çokça konuşulan Orhan Kemal Edebiyat Festivali yaptık, yapmaya devam edeceğiz. Çukurova Uluslararası Karikatür Festivali dünyada takdir edilen festival haline geldi. Mayısta ilkini gerçekleştirdiğimiz Jakaranda Kültür Sanat Festivali çok ses getirdi. Birçok noktada açtığımız stantlardaki yoğun ilgiyi görünce doğru bir iş yaptığımızı anladım. Olağan belediyecilik hizmetlerini zaten yapıyoruz, bu bizim görevimiz. Ben bir tek gün şu kadar asfalt döktük diye açıklama yapmadım. Çünkü bunları zaten yapmak zorundayız” şeklinde konuştu.

     

    Başkan Soner Çetin, olağan belediyecilik hizmetlerini eksiksiz yaparken spor, kültür ve sanat etkinliklerine de büyük önem verdiklerini anlattığı konuşmasını şöyle sürdürdü:

     

    “Atatürkçü duruşun simgesi olan kadın voleybol takımı bizim için çok önemli. Biz böyle bir takım kurmak istedik. Takımımız kuruluşunun ikinci yılında şampiyon olarak Sultanlar Ligine çıktı. Bu sezon dünya devleriyle mücadele edeceğiz. İyi bir takım kurduk ve Avrupa hedefliyoruz. Artık Türkiye’de Çukurova konuşuluyor. Bir belediye başkanının kente yapacağı en güzel işler bunlardır. İnanıyorum ki bir gün Adanalı çocuklar bu takımda oynayacaktır. En büyük hedefimiz budur. Her yıl olduğu gibi 10 bin çocuğumuza yüzme öğrettik. Bunun dışında çocuklarımız futbol, tenis ve mücadele sporlarında kurslarımıza devam ettiler ve yaz tatillerini değerlendirdiler. Buradaki kurslara katılanlara da bugün sertifikalarını vereceğiz. Umarım yararlanmışsınızdır. Bütün bu çabalar çocuklarımız, gençlerimiz ve kadınlarımız için.”

     

    Başkan Soner Çetin, konuşmasının ardından kursları tamamlayanlara sertifikalarını verdi. Başkan Soner Çetin, Bülent Ecevit Parkında yoga yapanlara da eşlik etti.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Kartepe’de Eğlenceli Konser

    Kartepe’de Eğlenceli Konser

    Keçiören Belediyesi tarafından ilçedeki parklarda düzenlenen konserler eğlencenin merkezi olmaya devam ediyor. Bu kapsamda Keçiören’deki Kartaltepe Kent Ormanı ve Mesire Alanı’nda düzenlenen konserde piknikçiler unutulmaz bir müzik şöleni yaşadı. Birbirinden güzel şarkı ve türkülerin seslendirildiği konserde vatandaşlar aileleriyle birlikte oynayarak stres atma fırsatı buldu.

     

    Keçiören’de yaz akşamlarının daha renkli ve eğlenceli geçmesi için uzun soluklu bir konser programı yaptıklarını belirten Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok “Parklarımızı şehrimizdeki yetenekli müzisyenlerimiz için sahne yaptık. Vatandaşlarımız park konserlerimize büyük ilgi gösteriyor. Keçiören’de yaz akşamları festival tadında geçiyor. İlçemizin tüm bölgelerinde konserlerimizi düzenlemeye devam edeceğiz. Keçiören dışından da vatandaşlarımızı bu coşkuya ortak olmaya bekliyoruz.” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Birinci Sınıf İngiliz Yapımları Gain’de

    Birinci Sınıf İngiliz Yapımları Gain’de

    GAİN ve BBC Studios’un işbirliği kapsamında, İngiliz drama markası BBC First dizileri GAİN’de yayınlanmaya başladı. Altın Küre, Primetime Emmy ve BAFTA gibi ödüllere değer görülmüş, çok konuşulan yapımlar içerisinde yok yok… Sean Bean ile Stephen Graham’ın ustalıklarını konuşturdukları “Time”, Richard Gere’ın kendine bir kez daha hayran bıraktığı “MotherFatherSon”, “Mad Men” ve “The Handmaid’s Tale”in yıldızı Elisabeth Moss’un başrolünü oynadığı “Top of The Lake” ile Benedict Cumberbatch’i”n müthiş bir performans sergilediği “Brexit: The Uncivil War” da dahil toplam 10 müthiş yapım şimdi dijital platform üzerinden izlenebiliyor. 

     

    Kaliteli ve orijinal İngiliz dramalarına ev sahipliği yapan BBC First’ün ödüllü yönetmen ve oyuncularla hayata geçirilen dizileri izleyiciyle buluşmaya başladı. Temmuz ayı itibarıyla yayınlanmaya başlanan ve dünya çapında ses getiren bu yapımlara Eylül’de yenileri de eklenecek.

     

    Sean Bean ve Stephen Graham’dan sert bir drama: “Time”

    Mark Cobden, masum bir adamı kaza sonucu öldürmekten hüküm giymiş, suçluluk duygusuyla kavrulan bir adam, Eric ise sorumluluğu altındaki mahkûmları korumaya çalışan prensip sahibi bir gardiyandır. Tehlikeli mahkûmlardan birinin zayıf yanını keşfetmesiyle Eric, ilkeleri ve ailesine olan sevgisi arasında neredeyse imkânsız bir seçim yapmak zorunda kalır. BAFTA ödüllü mini dizi “Time”ın başrollerini Sean Bean ve Stephen Graham paylaşıyor.

     

    Hem kapkaranlık hem yer yer komik: “Guilt”

    İki erkek kardeş araba kazası sonucu yaşlı bir adamın ölümüne sebep olur. Delilleri örtbas etmelerine rağmen yaşlı adamın yakınları ölümüyle ilgili şüphe duymaya başlayınca hayatları altüst olacak, birbirlerine dahi güvenemeyeceklerini anlayacaklardır. En İyi Yönetmen ve En İyi Televizyon Senaryosu dallarında İskoçya BAFTA Ödüllerini kazanan “Guilt”, kapkaranlık ve yer yer komik, çağdaş bir gerilim.

     

    Politikaya bulanmış bir gerilim: “MotherFatherSon” 

    Acımasız bir medya devi siyasi güç elde etme arzusuyla seçimlere girer. Ancak bu, çoktan dağılmış olan ailesini içinden çıkılamayacak durumlara sokacaktır. Usta oyuncu Richard Gere’ın başrolünde yer aldığı dizi güçlü senaryosu, tezat oluşturan karakterleri ve günümüzün politik dünyasıyla paralellikler gösteren detaylarıyla izleyiciyi ilk bölümden itibaren kıskıvrak yakalıyor. 

     

    1940’lı yıllardan romantik bir drama: “The Pursuit of Love”

    Nancy Mitford’ın 1945’te yayımlanan aynı adlı romanından uyarlanan ve başrolünü Lily James’in canlandırdığı “The Pursuit of Love”, dönem dizilerini sevenleri özellikle mutlu edecek romantik bir dönem draması. İkinci Dünya Savaşı öncesinde Avrupa’da geçen hikâye, aşk ve evlilik arzusuyla tutuşan karizmatik ve korkusuz Linda Radlett ile en iyi arkadaşı Fanny Logan’ın başından geçenleri anlatıyor. 

     

    Sürükleyici ve cesur bir suç öyküsü: “Top of The Lake” 

    Yeni Zelanda’da donmuş bir gölün yakınlarında on iki yaşında hamile bir kız ortadan kaybolur. Davayı çözmeye kafayı takmış bir dedektif, kasabanın sırlarıyla ve yüzleşmekten özenle kaçındığı karanlık yanıyla karşı karşıya kalır. Yönetmenliğini “The Piano”nun yaratıcısı Jane Campion’ın üstlendiği, kadrosunda Elisabeth Moss, David Wenham ve Peter Mullan gibi yıldızların yer aldığı Primetime Emmy ödüllü efsane dizi, tabuları cesurca ele alışı, dikkat çekici karakterleri ve farklı sinematografik atmosferiyle dikkat çekiyor. 

     

    Tek solukta izlenecek güçlü bir gerilim: “Traces”

    Genç laboratuvar asistanı, katıldığı online bir adli tıp kursunda yapılan hayali vaka çalışmasının kendi geçmişiyle bağlantısı olduğunu keşfeder ve iki kadın profesörün de yardımıyla katili adalete teslim etmeye çalışır. Başarılı oyunculuklarıyla dikkat çeken dizi merak unsurunu sürekli canlı tutan senaryosuyla yeni bölümleri art arda açmanıza neden olacak. 

     

    Bazı adamlar karanlığa daha yakındır: “The North Water”

    Gözden düşmüş bir askeri doktor geçmişiyle arasına mesafe koymak ister ve balina avcılığı için Kuzey Kutbu’na giden bir gemiyle yola çıkar. Başlardaki kefaret arayışı, Kuzey Kutbu’nun ıssız bölgelerinde hayatta kalma mücadelesine dönüşecektir. Jack O’Connell, Colin Farrell, Sam Spruell gibi yıldızların performanslarıyla izleyiciden tam not alan dizi, karanlık hikâyelerden keyif alanlara hitap ediyor.

     

    Dokunaklı ve eğlenceli: “Us”

    Douglas Avrupa tatilleri sırasında hem karısı Connie’nin sevgisini geri kazanmaya hem de oğlu Albie ile barışmaya çalışır. Fakat işler pek de planlanan şekilde ilerlemeyecektir. Petersen ailesinin dokunaklı ve eğlenceli hikâyesi, özellikle yetişkin izleyiciler için duygusal açıdan çok farklı noktalara dokunuyor. Oyunculuklarıyla da eleştirmenlerden tam not alan dizi size ilham verecek. 

     

    Müthiş manzaralar eşliğinde tam kararında bir polis komedisi: “The Mallorca Files”

    Biri İngiliz, biri Alman iki dedektif, İspanya’nın Mallorca adasında nasıl polislik yapılacağı konusunda birbirine ders vermeye çalışır. Adadaki güneşli mavi gökyüzü ve müthiş manzaralar eşliğinde akan hikâye macera, eğlence ve dramanın iyi bir karışımını sunan, tam kararında bir polisiye komedi. 

     

    Brexit kampanyasının perde arkası: “Brexit: The Uncivil War”

    Yakın tarihin en önemli politik gelişmelerinden Brexit’in ardındaki inanılmaz gerçekleri keşfetmeye hazır mısınız? Brexit: The Uncivil War, siyasi stratejist Dominic Cummings’in, İngiliz seçmenlerini Avrupa Birliği’nden ayrılmaya ikna etmek için başlattığı “Vote Leave” kampanyası için yürütülen stratejileri ve perde arkasında yaşananları izleyiciye sürükleyici bir dille anlatıyor. Dizinin başrolünü ise usta oyuncu Benedict Cumberbatch üstleniyor. 

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Ürünlü’de biberin binbir çeşit lezzeti yarıştı

    Ürünlü’de biberin binbir çeşit lezzeti yarıştı

    Nilüfer Belediyesi’nin bu yıl 8’incisini gerçekleştirdiği Ürünlü Biber Festivali’ne katılanlar keyifli bir hafta sonu geçirdi. Baklavasından yemeğine biberli lezzetlerin yarıştığı, en iyi biber yetiştiricilerinin belirlendiği festivalin finalinde, sevilen sanatçı Cengiz Ateş sahne aldı.

     

    Nilüfer Belediyesi’nin, kente özgü yöresel ürünleri Türkiye ve dünyaya tanıtmak ve yerel üreticiyi desteklemek amacıyla gerçekleştirdiği festivallerden biri olan Ürünlü Biber Festivali, bu yıl da renkli anlara sahne oldu. Bu yıl 8’incisi gerçekleştirilen festivale, Nilüfer Belediye Başkan Vekili Tuğçe Savaş, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Ürünlü Mahalle Muhtarı Kadir Beki ve Ürünlü halkının yanı sıra Bursa’nın dört bir yanından vatandaşlar da katıldı. Festivalin açılış konuşmasını yapan Nilüfer Belediye Başkan Vekili Tuğçe Savaş, yerel şenlikleri önemsediklerini belirterek, “Bu sayede hem Nilüfer’i hem Bursa’yı hem de yerel ürünlerimizi Türkiye’ye tanıtmış oluyoruz. Yerelde yetiştirilen ürünleri kentin dört bir yanından gelen vatandaşlarımızla buluşturmanın, bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyoruz” diye konuştu. 

     

    Tarımsal üretimde yaşanan sorunlara değinen CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal da, çiftçi sayısının her geçen gün azaldığına, tarım topraklarının elden çıkarıldığına dikkat çekti. Biber festivali gibi yerel ürünlerin tanıtıldığı etkinliklerin çok kıymetli bulduğunu belirten Sarıbal, “Çok hızlı bir şekilde tarım topraklarımızı da kaybediyoruz. Hâl böyleyken bugün burada biber festivali yapmak, biberin ne kadar önemli bir ürün olduğunu ortaya koymak, onunla ilgili onlarca yemek gıda ürününün nasıl ortaya çıktığını göstermek çok kıymetli. Son yıllarda yaşanan olaylar gösterdi ki paranız da olsa gıdaya ulaşamayabilirsiniz. Henüz toprağın alternatifi yok. Toprak olmadan gıdaya ulaşmamız çok zor. Çiftçinin, tarlanın, biberin sorunu hepimizin sorunudur. Bu zorluktan dayanışmayla çıkacağız” ifadelerini kullandı.

     

    Coğrafi işaret almaya aday Ürünlü kıl sivri biberini tanıtmak amacıyla gerçekleştirilen festivale katılanlar, keyifli bir hafta sonu geçirdi. Çocuklara yönelik eğlenceli oyunların düzenlendiği festivalde, Nilüfer Belediyesi Roman Orkestrası hareketli ritim ve şarkıları, Nilüfer Halk Dansları Topluluğu da folklor gösterileriyle katılımcıları coşturdu. Festivale katılanlar, yerel üreticilerin açtığı stantlardan meşhur Ürünlü kıl sivri biberi alma fırsatı bulurken, Nilüfer Kent Bostanları standında da bostanda yetiştirilen ürün çeşitlerini yakından inceledi.

     

    Festivalin en heyecanlı bölümü, tatlısından tuzlusuna “Biberli Lezzetler” ile “En İyi Biber Yetiştiricisi” yarışmaları oldu. 5 yemeğin yer aldığı yemek yarışmasında jüri üyeleri Nilüfer Belediye Başkan Vekili Tuğçe Savaş, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Sibel Özer, Bursalı ünlü şef Barış Bülent, Gastronomi Kültür ve Seyahat Derneği Başkanı ve gastronomi yazarı Ramazan Başan, eğitmen şef Özüm Arat, blogger Tuğçe Aksulu, en iyi biberli lezzetleri seçebilmekte hayli zorlandı. Hijyen, sunum ve lezzetin değerlendirildiği yarışmada Hatice Beki biberli püre yatağında et, biberli kuzu sarma, biberli baklava ve biber çorbasının yer aldığı menüsüyle birinciliğe değer görülürken, Nazmiye Kızmaz da kavun içinde et ile biber dolması, kapya biberinden şerbet, biber çanağında tatlı yemekleriyle ikinci oldu. Yarışmada biberli köy kebabı ile ekmek ve biber tatlısı yemekleriyle Hasene Dinç de üçüncü sırada yer aldı. Dereceye girenler ödüllerini Nilüfer Belediye Başkan Vekili Tuğçe Savaş, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Engin Yener ve Ürünlü Mahalle Muhtarı Kadir Beki’nin elinden aldı.

     

    9 kişinin katıldığı “En İyi Biber Yetiştiricisi” yarışmasında, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Nilüfer İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, Nilüfer Ziraat Odası ve Nilüfer Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü ile Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü’nden isimlerin oluşturduğu jüri üyeleri, kıl sivri biberi tarlalarını tek tek gezerek, genel bahçe ve bitki görünümü, bitki koruma ve hastalık, zararlı durumu, ilaç kullanım durumu, biber sayı ve büyüklük durumuna göre değerlendirme yaptı. Jürinin değerlendirmesi sonucunda Yaşar Çakır, 8. Ürünlü Biber Festivali’nde, yılın en iyi biber yetiştiricisi seçildi. Göksel Çakır’ın ikinci olduğu yarışmada, Canip Uçan da üçüncülüğe değer görüldü. Eğlencenin eksik olmadığı 8. Ürünlü Biber Festivali’nin finalinde, Bursalı sanatçı Cengiz Ateş sahne aldı. Sevilen şarkıları seslendiren Cengiz Ateş, sahne performansıyla da festival katılımcılarını coşturdu.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Ayvalık 8. AIMA Müzik Festivali Sanatseverlerle Buluşuyor

    Ayvalık 8. AIMA Müzik Festivali Sanatseverlerle Buluşuyor

    Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi’nin (AIMA), yaz müzik festivallerinin sekizincisi, bu yıl 16-22 Ağustos tarihlerinde yapılacak.

    Bu yılki festivalde, AIMA’nın çeyrek asır boyunca Türkiye sanat yaşamına yaptığı katkıları öne çıkarmak için AIMA mezunlarının ve eğitmenlerinin çoğunlukta olduğu bir program hazırlandı. Festival bu yıl Ayvalık Belediyesi’nin 2. Ayvalık Caz Günleri ile beraber düzenlenecek.

    Festival, Sabancı Vakfı’nın ana destekçiliğinde; T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Ayvalık Belediyesi destekleri ile Ayvalık Kültür ve Sanat Vakfı (AKSV) tarafından düzenlenecek.

     

    Festival programı şu şekilde:

    16 Ağustos Salı

    Hagai Shaham, Pelin Halkacı Akın ve AIMA Ensemble

    (Keman: Ilgın Ülkü ve Eylül Umay Taş; Viyola: Çılga Barok Bostancı ve Yağmur Tekin; Viyolonsel: Gözde Yaşar ve Beliz Güney)

    Yer: Ayvalık Taksiyarhis Kilisesi Anıt Müzesi

    Saat: 20.30

     

    17 Ağustos Çarşamba

    Nükleus Trio

    (Piyano: Tolga Atalay Ün; Viyolonsel: Umut Sağlam; Keman: Ilgın Ülkü)

    Yer: Ayvalık Taksiyarhis Kilisesi Anıt Müzesi

    Saat: 20.30

     

    18 Ağustos Perşembe

    Quartet Parantez

    Yer: Ayvalık Taksiyarhis Kilisesi Anıt Müzesi

    Saat: 20.30

     

    19 Ağustos Cuma

    Güldiyar Tanrıdağlı ve Erkut Cantürk (Rachmaninov Anatolian Project)

    Yer: Ayvalık Taksiyarhis Kilisesi Anıt Müzesi

    Saat: 20.30

     

    20 Ağustos Cumartesi

    İstanbul Flüt Topluluğu

    Yer: Sabancı Üniversitesi Yaratıcı Teknolojiler Atölyesi (Küçükköy)

    Saat: 20.30

     

    21 Ağustos Pazar

    2. Ayvalık Caz Günleri Kapsamında

    Elif Çağlar Konseri

    Yer: Amfi Tiyatro

    Saat:21.00

    Bu konser ücretsizdir.

     

    22 Ağustos Pazartesi

    Golden Horn Brass

    Yer: Ayvalık Cumhuriyet Meydanı

    Saat: 21.00

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Başkentte Sanat Şöleni Tüm Hızıyla Devam Ediyor

    Başkentte Sanat Şöleni Tüm Hızıyla Devam Ediyor

    ANKAmall’da gerçekleşen Pandami Music ve Buray konserleri binlerce müziksevere unutulmaz bir hafta sonu yaşattı.

     

    PROFAM tarafından yönetilen, Türkiye’nin en büyük alışveriş merkezlerinden ANKAmall, gerçekleştirdiği konserlerle Başkentlilerin buluşma noktası olmaya devam ediyor.

     

    Geçtiğimiz hafta sonu Öykü Gürman ve Necati ve Saykolar konserleriyle ziyaretçilerine müzik ziyafeti yaşatan ANKAmall, bu hafta sonu da Botanik bahçesinde Pandami Music ve Buray’ı ağırladı. Kendine özgü tarzlarıyla en sevilen şarkıları tekrar yorumlayan Pandami Music, Başkentlilere keyifli bir cuma akşamı yaşatırken, milyonların sevgilisi Buray da cumartesi akşamı birbirinden güzel şarkılarını ANKAmall ziyaretçileri için söyledi. Binlerce Ankaralının hep bir ağızdan eşlik ettiği konserler, dinleyicilere müzik ve eğlence dolu bir hafta sonu yaşattı.

     

    Cuma cumartesi akşamları gerçekleşen konserlerin yanı sıra pazar akşamları da ziyaretçileri için açık hava sinema konsepti hazırlayan Alışveriş Merkezi, bu hafta sonu da dünya sinemasının kült filmlerinden Starwars’ı sinemaseverlerle buluşturdu. Başkentlilerden yoğun katılım gösterdiği açık hava sineması önümüzdeki haftalarda da “Arif V 216” ve “Buz Devri”ni sinemaseverlerin ilgisine sunacak.

     

    Edis ve Gazapizm Başkentte

    Edis ve Gazapizm Fanta Gençlik Festivali kapsamında 18 Ağustos Perşembe akşamı ANKAmall’da sevenleri ile buluşacak. Türk pop müziğinin en sevilen isimlerinden Edis ve rap müzik dünyasının başarılı isimlerinden Gazapizm Başkentlilere keyifli bir akşam yaşatacak. İlk rotası ANKAmall olan Festival, 10’dan fazla şehir gezerek gençlere müzik dolu bir dünyanın kapılarını aralayacak.

     

    Birbirinden ünlü isimlerin konserleri devam edecek

    ANKAmall Botanik bahçedeki yıldızlar geçidi sırasıyla Ümit Besen & Pamela, Ayhan Sicimoğlu & Latin All Stars ve Retrobüs konserleri ile devam edecek.

     

    Vintage Fest ziyaretçileri geçmişte yolculuğa çıkaracak

    Ankara’da ilk kez ANKAmall tarafından gerçekleştirilecek olan Vintage Fest için de geri sayım başladı. 26, 27, 28 Ağustos tarihlerinde Botanik bahçede gerçekleşecek olan festivalde birbirinden kıymetli antikaların stantları, paha biçilemez değerde klasik araçların sergisi, keyifli sahne şovları, atölyeler, yarışmalar ve canlı performanslar yer alacak. Tüm etkinlikler ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.

     

    Ağustos programı:

    18 Ağustos Perşembe – Edis & Gazapizm

    20 Ağustos Cumartesi – Ümit Besen & Pamela

    26 Ağustos Cuma – Ayhan Sicimoğlu & Latin All Stars

    27 Ağustos Cumartesi – Retrobüs

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Bucalı çocuklar yaz tiyatrosunu sevdi

    Bucalı çocuklar yaz tiyatrosunu sevdi

    BUCA Belediyesi yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte karne hediyesi olarak başlattığı tiyatro gösterimlerine devam ediyor. Son olarak Alaaddin’in Sihirli Lambası adlı müzikli çocuk tiyatro oyunu, hafta sonu iki seans halinde Bucalı çocuklarla buluşturuldu.

     

    Buca Belediyesi Yarı Olimpik Yüzme Havuzu Konferans Salonu’nda cumartesi ve pazar günü iki seans halinde öğle saatlerinde gerçekleştirilen oyuna çocukların ilgisi büyük oldu. Buca Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen etkinlikte çocuklar hem eğlendi hem öğrendi. Dünya masalları içinde bir klasik olan halk masalı Alaaddin’in Sihirli Lambası’ndan uyarlanan çocuk tiyatrosunda ekolojik farkındalık, nezaket ve doğa sevgisi pek çok konu işlendi. Karşılıklı etkileşime dayalı olan ve çocukların aileleri ile keyifli zaman geçirmesini sağlayan oyun, sanatçıların performansı ve müzikleri ile de göz doldurdu.

     

    Eğitimde olduğu kadar spor ve sanat gibi pek çok mecrada da fırsat eşitliği yaratmayı amaçlayan Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç’ın özel önem verdiği çocuk projeleri, yaz sonuna kadar devam edecek. Çocukların sağlıklı gelişimi, özgüvenlerinin artırılması ve sanatla barışmasını amaçlayan tiyatro etkinliklerine bugüne kadar on binlerce çocuk katıldı. 

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı