Blog

  • KPSS İddiaları Araştırılmalı (BSHA)

    KPSS İddiaları Araştırılmalı (BSHA)

    KPSS İddiaları Araştırılmalı ! Eğitim Sen, KPSS iddiaları hakkında açıklama yaptı.

    Geçmiş yıllarda KPSS ve YGS’de yaşanan kopya skandalları

    KPSS iddiaları araştırılmalı

    Çeşitli sosyal medya mecralarında ve haberlerde, KPSS 2022 sorularının “Yediiklim Yayınları”na ait deneme sınavlarında yer aldığına dair iddialar ve bu iddiaları destekleyen örnekler yer aldığını belirten Sendika yetkilileri, “Her ne kadar ÖSYM iddiaların asılsız olduğu yönünde bir paylaşım yapmışsa da iddiaların daha ciddi biçimde ele alınması gerekmektedir. Bu nedenle kamuoyunu ikna edici bir yöntem izlenmelidir” dedi. Açıklamada, “Geçmiş yıllarda KPSS ve YGS’de yaşanan kopya skandalları ve söz konusu skandallar karşısında siyasi iktidarın hep bir ağızdan “kopya yok, şifre yok” demesine rağmen ortaya çıkan gerçekler, yaşanan skandalların yargı tarafından üstünün örtülmeye çalışılması, kurum yöneticilerine siyasi iktidarın arka çıkması, haklarını savunan öğrenciler ile çocuklarının ve öğrencilerinin emeğini, geleceğini savunan velilerin ve öğretmenlerin darp edilmesi, haklarında açılan davalardan cezalar alması, yaşanan skandalların ancak ve ancak AKP ve cemaat kavgasından sonra açığa çıkması, bu süreçte kimsenin siyasi sorumluluk almaması ve getirilen her eleştirinin “Algı yaratılıyor, delil yok, siyasi istismar konusu yapılıyor!” denilerek susturulmak istenmesi zihnimizde tazeliğini korurken, söz konusu iddialar herkesin aklında soru işaretleri oluşturmaktadır” denildi.

    ÖSYM Yapısı Değişti !

    Açıklama şu ifadelere yer verildi. “Özellikle belirtmek isteriz ki siyasi iktidarın “bizden olanlar ve olmayanlar” diye toplumu kutuplaştırdığı ve bunun da normalleştirilmek istendiği bir dönemde, bu ve benzeri iddialar, gençlerin ve öğrencilerimizin umutlarını ve yarına dair güvenlerini yok ediyor! Her sınav için adaylardan yüksek tutarda paralar isteyen ÖSYM’nin ve geçmişteki skandallar sonrasında ÖSYM’nin yapısını değiştiren siyasi iktidarın asıl sorumluluğunun “böylesi iddiaların gündeme dahi gelmesini engellemek” olduğu unutulmamalıdır. Benzer skandalları protesto ettiği, gençlerimizin emeğine ve geleceğine sahip çıktığı için üyeleri yargılanan ve cezalar alan bir sendika olarak, bu süreci yakından takip edeceğimiz bilinmelidir. Bu kapsamda yaşanan skandalın ardındaki gerçeklerin tüm boyutlarıyla açıklanmasını, KPSS soru kitapçığının tamamının yayınlanmasını ve KPSS’ye giren gençlerimizin hak kaybı yaşamasının engellenmesini istiyoruz” (BSHA)

    Kaynak Eğitim Sen 

  • Gölcük Belediyesi ücretsiz Açık Hava Sinema Akşamları, çok sayıda ödül alan “Kızım ve Ben” filmi ile devam edecek

    Gölcük Belediyesi ücretsiz Açık Hava Sinema Akşamları, çok sayıda ödül alan “Kızım ve Ben” filmi ile devam edecek

    Gölcük Belediyesi; ücretsiz Açık Hava Sinema Akşamları, Gölcüklüler’e keyifli yaz akşamları yaşatmaya devam edecek. Şirinköy’de bulunan Gölcük İlçe Halk Kütüphanesi Bahçesi’nde “Anadolu Kartalları” ve “Aslan Parçam”  filmleri ile başlayan açık havada sinema keyfi, çok sayıda ödül alan “Kızım ve Ben” filmi ile devam edecek. 12 Ağustos Cuma akşamı saat 21.00’da başlayacak film gösteriminde, Gölcüklüler keyifli bir akşam daha yaşayacaklar.

     

    BABA VE KIZININ ZORLU HAYATI BEYAZ PERDEDE

    Hayalini kurduğu polis akademisine giren ve birincilikle mezun olan Doruk, zengin bir ailenin tek çocuğudur. Bir operasyon sırasında tanıştığı Serap'a âşık olur ve evlenirler. Fakat kızları Zeynep'in doğumundan bir süre sonra bunalıma giren Serap evi terk eder. Özel harekât polisi olan Doruk, bir yandan zorlu görevini başarıyla yerine getirmeye çalışırken, bir yandan da kızı Zeynep'e hem annelik hem de babalık yapar. Kızıyla aralarında çok güzel bir bağ oluşmuşken evi terk edip giden Serap tekrar çıkagelir ve her şey değişir. Baba ve kızın hayatında zorlu bir dönem başlamıştır.

     

    BİR YILDA DÖRT ÖDÜL KAZANDI

    Gerçek bir yaşam hikâyesinden sinemaya uyarlanan, yönetmenliğini Murat Gürvardar üstlendiği filmin oyuncu kadrosunda Cemal Hünal, İrem Helvacıoğlu, Gizem Hatipoğlu, Zülal Memişoğlu, İskender Bağcılar, Emre Özcan yer alıyor. Burak Film imzalı yapım; Altın Marka, Altın Palmiye Ödülleri, Datça Altın Badem Ödülleri ve İstanbul Altın Zambak Ödül töreninde 'Yılın En iyi Polisiye ve Dram Filmi ' kategorisinde ödüle layık görülerek bir yılda 4 ödül birden kazandı.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Sağlık Emek-Meslek Örgütlerinin Açtığı Davada Karar Alındı

    Sağlık Emek-Meslek Örgütlerinin Açtığı Davada Karar Alındı

    Sağlık Emek-Meslek Örgütlerinin Açtığı Davada Anayasa Mahkemesi’nden Aile Hekimliği Ceza Yönetmeliği’nin Sözleşme Feshi Maddesine İptal Kararı verildi.

    Mahkeme kararı ile ilgili  TTB Hukuk Bürosu Görüşü Şöyle

    Cumhurbaşkanlığı tarafından 30 Haziran 2021’de yayımlanan, aile sağlığı merkezi çalışanları üzerinde yarattığı baskı nedeniyle “ceza yönetmeliği” olarak adlandırılan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’ne karşı Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) de içinde olduğu sağlık emek-meslek örgütleri tarafından açılan davada ilk kazanım elde edildi.

    Danıştay 2. Dairesi’nin “Anayasa’ya aykırılık” gerekçesini ciddi bularak başvurduğu Anayasa Mahkemesi, 5 Ağustos 2022 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan kararında ceza yönetmeliği ile yeniden düzenlenen Aile Hekimliği Kanunu’nun 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “sözleşmenin feshini gerektiren nedenler” ibaresinin iptaline hükmetti.

    İptal kararına ilişkin TTB Hukuk Bürosu tarafından hazırlanan bilgi notu şöyle:

    Hekim kamuoyunda “ceza yönetmeliği” olarak adlandırılan 30.06.2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nin hukuka aykırı pek çok hükmünün iptali ve öncelikle yürütmesinin durdurulması istemiyle TTB ve sağlık emek örgütleri tarafından dava açılmıştır. İptali istenen düzenlemeler arasında, yönetmeliğin “Sözleşmelerin Yenilenmemesi” başlıklı 7’nci, “Sözleşmenin Feshi” başlıklı 10’uncu ve “Sözleşmenin İhtaren Sona Erdirilmesi” başlıklı 11’inci maddelerinin ve yönetmeliğin ekinde yer alan “Ek 3-Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli” de yer almaktadır. Davada ayrıca bu maddelerin dayanağı olan 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, “sözleşmenin feshini gerektiren nedenler” ibaresinin Anayasa’ya aykırılığı iddiamız ciddi bulunarak iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması da talep edilmiştir.

    Danıştay 2. Dairesi, TTB ve diğer sağlık emek örgütlerince ileri sürülen Anayasa’ya aykırılık iddialarını ciddi bularak Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştur. Anayasa Mahkemesi 05.08.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan E.2022/43 K.2022/81 sayılı kararında,

    • Anayasa’nın 70. maddesinde yer alan “Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir” şeklinde belirtilen hakkın sadece kamu hizmetlerine girmeyi değil kamu hizmetlerinde bulunmayı/kalmayı da güvence altına aldığı, sağlık çalışanının sözleşmesinin feshedilmesi suretiyle kamu hizmetinden çıkarılması sonucunu doğuran kuralın kamu hizmetlerine girme hakkına yönelik bir sınırlama getirdiği,
    • Anayasa’nın 49. maddesinde “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir” denilmek suretiyle herkesin çalışma hakkına sahip olduğunun hüküm altına alındığı, 5258 sayılı kanunun 3. maddesi uyarınca Türk vatandaşı olmayan kişilerin de anılan kanun kapsamında sağlık çalışanı olarak görevlendirilebilmesinin mümkün olduğu gözetildiğinde sözleşmenin feshini gerektiren nedenlerin yönetmelikle düzenlenmesini öngören kuralın Türk vatandaşı olmayan sağlık çalışanlarının da çalışma hakkını sınırladığı,
    • Anayasa’nın 13. maddesinde temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanacağının hüküm altına alındığı, buna göre temel hak ve özgürlükleri sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olmasının yeterli olmayıp yasal kuralların keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir düzenlemeler niteliğinde olması gerekeceği,
    • Temel hak ve özgürlükleri sınırlayan kanunun bu niteliklere sahip olmasının Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesinin de gereği olduğu, hukuk devletinde kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerektiği, Kanunda bulunması gereken bu niteliklerin hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunlu olduğu,
    • Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının sözleşmelerinin feshini gerektiren nedenlerin Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceğine ilişkin kuralın, yaptırım konusu eylemleri belirlememek suretiyle ilgililerin hangi somut fiil ve olguya dayanılarak sözleşmelerinin feshedileceğini belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkân tanımadığı, sağlık çalışanlarının kamu hizmetlerine girme ve çalışma haklarını sınırlayan sözleşmenin feshini gerektiren nedenlere ilişkin genel ilkelerin ortaya konulup kanuni çerçevenin çizilmediği, konunun bütün ayrıntılarıyla düzenlenmesi yönetmeliğe bırakılmak suretiyle yürütmeye sınırsız, belirsiz, geniş bir düzenleme yetkisi tanındığı, bu itibarla kamu hizmetlerine girme ve çalışma hakkına sınırlama getiren kuralın belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olmadığı ve bu yönüyle kanunilik şartını taşımadığı,
    • Anayasa’nın 7. maddesinde “Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez” denildiği, yasama yetkisinin Türkiye Büyük Millet Meclisine ait olması ve bu yetkinin devredilememesinin, kuvvetler ayrılığı ilkesinin gereği olduğu, türevsel nitelikteki düzenleyici işlemler bakımından kural olarak kanun koyucunun genel ifadelerle yürütme organını yetkilendirmesi yeterli olmakla birlikte Anayasa’da kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda genel ifadelerle yürütme organına düzenleme yapma yetkisi verilmesinin yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesine aykırılık oluşturabildiği, bu nedenle Anayasa’da yer alan temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması, vergi ve benzeri mali yükümlülüklerin konması ve memurların atanması, özlük hakları gibi münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda kanunun temel esasları, ilkeleri ve çerçeveyi belirlemiş olması gerektiği; kuralda Anayasa’nın kanunla düzenlenmesini öngördüğü ve temel hakların sınırlandırılmasına ilişkin olan aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının sözleşmelerinin feshini gerektiren nedenlere ilişkin olarak genel ilkeler ortaya konulmadan, kanuni çerçeve çizilmeden, sözleşmenin feshini gerektiren durumlar genel hatlarıyla da olsa belirlenmeden, ilgili hususların tamamının düzenlenmesinin yönetmeliğe bırakılması suretiyle yürütmeye sınırsız, belirsiz, geniş bir düzenleme yetkisi tanındığı, bu itibarla kuralın yasama yetkisinin devredilemezliği ilkesiyle de bağdaşmadığı

    gerekçesiyle 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “sözleşmenin feshini gerektiren nedenler” ibaresinin iptaline karar vermiştir.

    Sözleşme Feshini Gerektiren Nedenler

    Kararda ayrıca 5258 sayılı kanunun 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “sözleşmenin feshini gerektiren nedenler”ibaresinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesinin uygun görüldüğü de belirtilmiştir. Anayasanın 153. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar. Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilen bir norma, iptal kararlarından sonra geçerlik tanımak mümkün değildir. Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal hükmüyle Anayasa’ya aykırılığı sabit ve bilinir hale gelen bir hukuk kuralının uygulanmaya devam etmesi, Anayasa’nın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ile hukuka bağlı devlet ilkelerine açıkça aykırı düşecektir. 5258 sayılı kanunun aile hekimliği sözleşmesinin feshine ilişkin hükümlerinin iptal edilmesi karşısında anılan kanun hükmüne dayalı yönetmelik hükümlerinin de hukuka aykırı olduğu açık olup Anayasa Mahkemesi’nce öngörülen yürürlüğün ertelenmesi süresi içinde de bu düzenlemelerin uygulanma olanağının kalmadığının kabulü gerekmektedir (BSHA)

  • MSG Başkanı Ferhat Göçer’den Telif Açıklaması

    MSG Başkanı Ferhat Göçer’den Telif Açıklaması

    Basından da takip ettiğiniz üzere, geçen hafta sonu Turkcell Vadi Konserleri kapsamında “Atlantis Organizasyon” adlı şirkete karşı MESAM ve MSG olarak 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundan doğan haklarımızı kullanarak yasal tespitlerde bulunduk.

     

    Öncelikle, söz yazarı ve besteci üyelerimizin konserlerde seslendirilen şarkılarının telif bedellerini ödememekte direnen ve lisans anlaşması yapmayarak bir emek hakkı olan telif hakkının ihlallerine sebep olan bazı mekan, kurum, konser, etkinlik ve organizasyon firmalarına karşı yasal haklarımızı sonuna kadar kullanarak mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu çalışmalar, teliflerini düzenli ödeyen veya anlaşmasına rağmen ödemekte zorlanan firmalar ayrı tutularak, meslek birlikleri ile yıllardır anlaşmaya yanaşmayan gerek bilinen gerekse yeraltına inmeye çalışan firma ve organizatörlere karşı yapılmaktadır.

     

    Bir süredir, yurt içi ve yurt dışında telif haklarımızı daha etkin takip etmek üzere, MESAM ve MSG olarak ortak lisanslama birliği kurmuş hatta bu birlikteliği büyüterek müzik alanındaki 7 meslek birliğinin oluşturacağı federasyona dönüştürmek için prensip anlaşması yapmış bulunmaktayız. Bu kapsamda, Türkiye genelindeki tüm bölgelerde, lisans almadan eser sahiplerinin haklarını ihlal ederek eserlerini bedelsiz olarak kullanan ulusal ve yerel Radyo, TV, umumi mekan (kafe, restoran, kulüp, AVM vb.), oteller ve tabii ki canlı performanslar, konser, festival organizasyonlar için sistematik, büyük lisanslama seferberliği başlatmış bulunmaktayız.

     

    Bu yasal girişimlerimiz, müzik eserlerini icra eden yorumcu ve müzisyenlerle hiçbir şekilde ilgili olmayıp, sadece bu organizasyonları düzenleyen organizatörler, mekanlar ve kurumlarla alakalıdır. Ancak, mücadelemizin hızlı ve kararlı bir şekilde sonuca ulaşması için meslek birliklerimizin de üyesi olan icracı ve yorumcu tüm sanatçılarımızdan, sorgulayıcı olmalarını ve telif haklarımızı ödememekte ısrar eden ve hatta bunu bir marifet sayan kişi, kurum ve organizasyonlarla çalışmamaya özen göstermelerini önemle rica ederiz.

     

    Eser sahibi meslek birlikleri MESAM ve MSG olarak, hak ve hukuk tanımadan yıllarca eser sahibi üyelerimizin haklarını sömüren bu gibi kişi, kurum ve organizasyonlara karşı haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızı ve bunları kamuoyuyla paylaşacağımızı; telif haklarına saygılı olan kurumları ise yücelterek onlara destek vereceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Hülya Avşar’dan Yeni Şarkı

    Hülya Avşar’dan Yeni Şarkı

    Hülya Avşar’ın  yeni şarkısı “Yapma Aşkım” 12 Ağustos Cuma günü tüm dijital platformlarda yayınlanacak.

     

    Söz müziği  Sezgi Erciyas ve Sezgin Gezgin, aranjesi ise Sezgin Gezgin’e  ait şarkının yapım şirketi ise “10 yapım Hülya Avşar”.  Daha önce Otobiyografik filmi “Selfi”nin yapımcılığını yapan Hülya Avşar , bu yıl arka arkaya yayınladığı  “Sen Aşk mısın” ve “Duydun mu”şarkılarının da yapımcılığını yapmıştı.

     

    Hülya Avşar yeni şarkısının kapak fotoları için Zeynel Abidin Ağgül’e poz verdi. Kıyafetleri ise Melih yazgan tasarladı.

     

    Hülya Avşar yapımcılığın yanı sıra yönetmenlik de yapacak. Yeni şarkısını klibini de yönetecek.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Nejat Orhan Sulu Boya Sergisi Didimli Sanatseverlerle Buluştu

    Nejat Orhan Sulu Boya Sergisi Didimli Sanatseverlerle Buluştu

    Didim Belediyesi'nin destekleriyle gerçekleştirilen Nejat Orhan Sulu Boya Sergisi, Altınkum Ek Hizmet Binası'nda açıldı.

     

    Didim Belediyesi, Didimlileri kültür ve sanat etkinlikleri ile buluşturmaya devam ediyor.

     

    Ünlü Ressam Nejat Orhan tarafından oluşturulan 'Nejat Orhan Sulu Boya Sergisi', Didim Belediyesi'nin destekleriyle belediyenin Altınkum Ek Hizmet Binası'nda açıldı. Didimli sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği açılışa Didim Belediyesi Başkan Yardımcısı E. Öznur Gündoğdu'da katıldı.

     

    Kurdele kesiminin ardından sergiyi gezen Gündoğdu, Ressam Nejat Orhan'ı tebrik ederek başarılarının devamını diledi.

     

    Nejat Orhan Sulu Boya Sergisi, 12 Ağustos Cuma gününe kadar ziyaret edilebilecek.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Engelsiz Filmler Festivali  “Kısa Film Yarışması”nda  Finalistler Belli Oldu

    Engelsiz Filmler Festivali “Kısa Film Yarışması”nda Finalistler Belli Oldu

    Bu yıl 17-23 Ekim tarihleri arasında fiziksel gösterimlerle Ankara’da ve çevrim içi olarak tüm Türkiye’de10’uncu kez sinemaseverlerle buluşacak olan Engelsiz Filmler Festivali’nin ikinci kez gerçekleştireceği “Kısa Film Yarışması”nın finalistleri açıklandı.

     

    Puruli Kültür Sanat tarafından düzenlenen Engelsiz Filmler Festivali’nde; kısa film türünün gelişimine katkıda bulunmak, bu alandaki üretimin artmasını teşvik etmek ve türün yönetmenlerine destek olarak, kısa film severler ile yönetmenleri bir araya getirmek amacıyla ikinci kez “Kısa Film Yarışması” gerçekleştirilecek.

     

    Yarışmaya 19 Farklı Ülkeden Başvuru Yapıldı

    Festival kapsamında gerçekleştirilen “Kısa Film Yarışması”na tema kısıtlaması bulunmaksızın, kurmaca ve animasyon türünde, süresi 20 dakikayı aşmayan, 2021 ve 2022 yapımı kısa filmler başvurdu. Sinemanın birleştirici gücünden hareketle tüm dünyadan katılımlara açık olan yarışmaya, bu yıl 41’i yerli49’u yabancıolmak üzere toplam 19 farklı ülkeden 90 kısa film başvuru yaptı.
     

    7 Ülkeden 13 Kısa Film Finalistler Arasında!

    Yarışmanın finalistleri Uluslararası Farklı Perspektifler Festival Direktörü Hülya Demirden, kültür yöneticisi İmre Tezel ve yazar-yönetmen Murat Emir Eren’den oluşan ön eleme jüirisi tarafından belirlendi. “Kısa Film Yarışması”nın finalistleri içerisinde 3 yerli10 yabancı yapım olmak üzere toplam 7 farklı ülkeden 13 kısa film yer alıyor.
     

    “Kısa Film Yarışması”nın finalistleri arasında Elshad Elsever’in Anahtar (The Key), Jane Ashmore’un Aşk(Love), Hilke Rönnfeldt’in Çit (Fence), Mehdi Mahaei’nin Galip (A Winner), Farnoosh Abedi’nin Gazcılar (The Sprayer), Jamilia Azizova’nın Gölgeler (Shadows), Majid Mirhashemi’nin Karantina (Quarantine), Ali Kıvanç Güldürür’ün Komşu Sesler (Neighbouring Sounds), Önder Menken’in Oyun (Game), Jane Devoy’ın Sohbet(Chatter), Ziba Karamali ve Emad Arad’ın Takas (Barter), Margarethe Baillou’nun Ve Böylece Başlıyorum(And So I Begin.) ve Muaz Güneş’in Yasemin (Jasmine) filmleri bulunuyor.  

     

    Bu Yıl 3 Dalda Para Ödülü Verilecek

    “Kısa Film Yarışması”nın ana jürisi, finale kalan filmler arasından En İyi FilmEn İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo ödüllerini, izleyiciler ise verdikleri oylarla Seyirci Özel Ödülü’nü belirleyecek. Bu yıl para ödülü de eklenen yarışmada; En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo 500’er USD, En İyi Film ise 1000 USD’nin sahibi olacak.

     

    Programında yer verdiği tüm filmleri sesli betimleme ve ayrıntılı altyazı ile sinemaseverlerle buluşturan “Engelsiz Filmler Festivali”, yan etkinliklerini de erişilebilir olarak gerçekleştiriyor.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • D&R Ayşe Kulin’i Urlalılarla buluşturuyor

    D&R Ayşe Kulin’i Urlalılarla buluşturuyor

    Yazdığı romanlar ile adından her zaman söz ettiren ve kitaplarıyla çok satanlar listesinden inmeyen usta edebiyatçı Ayşe Kulin, “Doğdum. Kızdım” isimli kitabının imza gününde okurlarıyla buluşuyor. Ayşe Kulin, 12 Ağustos Cuma günü D&R Bamboo AVM Urla mağazasında saat 18.00’de başlayacak etkinlikte, tüm kitaplarını sevenleri için imzalayacak.

     

    Tarihin halen soluyan kalıntılarının eşlik ettiği Urla’da kültür sanatı doyasıya yaşatan D&R, birbirinden ünlü isimleri imza günlerinde konuk etmeyi sürdürüyor. Yazdığı biyografik eserler ve romanları ile geniş bir hayran kitlesine sahip olan Ayşe Kulin, yeni kitabı “Doğdum. Kızdım” için D&R Bamboo AVM Urla’de düzenlenecek imza gününde kitap tutkunlarıyla bir araya geliyor. 12 Ağustos Cuma günü gerçekleşecek etkinlik, saat 18.00’de başlayacak.

     

    Ayşe Kulin’in ince öykü kitabı “Doğdum. Kızdım”, kadın şiddetine, kadın cinayetlerine ve istismar edilen çocuklara dikkat çekiyor. 

     

    Kitap hakkında

    Adı: Aylin, Sevdalinka, Köprü, Nefes Nefese gibi romanlarıyla milyonlarca okur tarafından çok sevilen Ayşe Kulin, öyküleriyle açıkhava’da! Kulin, kadına şiddete, yoksulluğa, sınıf farklarına, kapalı topluma edebiyatın olanaklarıyla bakmaya çağırıyor. Ayşe Kulin’in iyi bilinen yalın, sinematografik tarzıyla dokunmuş bu metinler, bir yazarın kendi ülkesine sorumlu bakışının ürünleri.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Rahvan At Yarışı ve Oklu Atçılık Gösterisi Heyecanı Gölcük’te

    Rahvan At Yarışı ve Oklu Atçılık Gösterisi Heyecanı Gölcük’te

    Gölcük Belediyesi Geleneksel Rahvan At Yarışları Gölcük Koşusu, 14 Ağustos Pazar günü, Gölcük Belediyesi Rahvan At Bakım ve Konaklama Tesisi Koşu Pisti’nde yapılacak.

     

    Gölcük, geleneksel spor dallarından olan rahvan at yarışçılarının buluşma noktası olmaya devam ediyor. Gölcük Belediyesi Geleneksel Rahvan At Yarışları Gölcük Koşusu, 14 Ağustos Pazar günü saat 12.00’da Gölcük Belediyesi Rahvan At Bakım ve Konaklama Tesisi Koşu Pisti’nde yapılacak. Gölcük Belediyesi ve Gölcük-Değirmendere Rahvan Atçılar Kulübü iş birliğiyle düzenlenecek yarışlar, Türkiye’nin birçok ilinden rahvan at yarışçılarını bir kez daha Gölcük’te buluşturacak.

     

    ATLI OKÇULUK GÖSTERİSİ YAPILACAK

    Gölcük Belediyesi Rahvan At Bakım ve Konaklama Tesisi Koşu Pisti’nde yapılacak altın kemer ve ödüllü yarışlar, 11 kategoride büyük heyecana sahne olacak.  Gölcük Belediyesi Geleneksel Rahvan At Yarışları Gölcük Koşusu heyecanının yanı sıra, at üzerinde muhteşem akrobatik hareketlerle, Türk savaş tarihinden örneklerin yer aldığı atlı okçuluk gösterileri ve mehter takımı konseri de yer alacak.

     

    BAŞKAN SEZER DAVET ETTİ

    Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer yaptığı açıklamada: “Gölcük Belediyesi olarak ata sporcularımızdan olan rahvan atçılığa destek olmayı sürdürüyoruz. Gölcük Belediyesi Geleneksel Rahvan At Yarışları Gölcük Koşusu, 14 Ağustos Pazar günü, Gölcük Belediyesi Rahvan At Bakım ve Konaklama Tesisi Koşu Pisti’nde yapılacak. 11 kategoride yapılacak yarışların yanı sıra at üzerinde muhteşem akrobatik hareketlerle, Türk savaş tarihinden örneklerin yer aldığı atlı okçuluk gösterileri de olacak. Hemşehrilerimizi yarışları ve gösterileri izlemeye davet ediyorum” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • 32. Akbank Caz Festivali’nin İlk 5 Konser Bileti Satışa Çıktı

    32. Akbank Caz Festivali’nin İlk 5 Konser Bileti Satışa Çıktı

    Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali bu yıl 24 Eylül – 9 Ekim tarihleri arasında şehri cazın farklı renkleriyle 32. kez buluşturacak. Her yıl caz dünyasının saygın isimlerini müzikseverler ile buluşturan Akbank Caz Festivali, 32. yılında da birbirinden özel performanslara ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 

     

    Organizasyonu ve içerik programlaması Pozitif işbirliğiyle gerçekleştirilen ve Avrupa’nın en prestijli caz festivallerinden biri konumunda olan Akbank Caz Festivali, bu sonbaharda caz dünyasının saygın müzisyenlerin yer aldığı bir seçki ile İstanbullu cazseverler ile buluşacak. Festivalin ilk konser biletleri             9 Ağustos Salı günü Biletix’te satışa çıkıyor. 

     

    32. Akbank Caz Festivali kapsamında satışa açılan ilk konser, Oslo caz sahnesinde uzun yıllardır çeşitli orkestralarla üretimini sürdüren üç müzisyenin ortaklığıyla hayat bulan yeni bir trio olan HÜM olarak açıklandı. Norveçli grubun ilk İstanbul konseri, 4 Ekim Salı akşamı Akbank Sanat’ta izlenebilecek. Festivalin ikinci konseri olarak 6 Ekim akşamı Babylon’da melodik perküsyon hang drum’ı karakteristik bir yaklaşımla ses paletine yerleştiren İngiliz grup Portico Quartet izleyicilerle buluşacak. Aynı akşam; Jazz Epistles isimli grubuyla ilk caz albümü “Jazz Epistle, Verse 1”ı 1960 yılında yayımlayan, halen grubu Ekaya ve farklı big band’ler ile kayıtlar yapmaya devam eden ve son olarak 2020’de solo piyano albümü “Solotude”u yayımlayan küresel müzik tarihinin değerli figürlerinden biri olan Abdullah Ibrahim, solo piyano konseriyle 6 Ekim Perşembe akşamı AKM-Tiyatro Salonu’nda sahne alacak.

     

    Bilet satışları başlayan dördüncü konser saksafoncu, besteci, prodüktör ve plak şirketi sahibi müzisyen Ravi Coltrane. Sanatçı Ravi Coltrane, 8 Ekim Cumartesi akşamı Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde ebeveynleri Alice ve John Coltrane’in şarkılarından oluşan bir seçkiyle izleyicilerle buluşacak. 9 Ekim’de Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde ise Klasik Hint Müziği eğitimi aldığı yıllarda geliştirdiği çalış stiliyle enstrümanına özgün bir derinlik katan Oded Tzur’un liderliğindeki Oded Tzur Quartet cazseverlerle buluşacak.

     

     

    Abdullah Ibrahim (Solo Piyano)

    6 EKİM / PERŞEMBE / 20:30 

    AKM-Tiyatro Salonu

     

    Cape Town doğumlu müzisyen ve besteci Abdullah Ibrahim, 80 yılı aşkın süredir piyano başında. Kariyeri boyunca gerek solo gerek orkestralar eşliğinde yaptığı üretimlerde geleneksel Afrika müziklerini, farklı coğrafya veya zamanlarla özdeşleşmiş stillerle buluşturmayı öncelik edindi. Gençlik yıllarında çeşitli orkestraların parçası olduktan sonra 1959’da Kippie Moeketsi ve Hugh Masekela gibi müzisyenler eşliğinde Jazz Epistles isimli yediliyi kurdu ve 1960’ta topluluğun ilk albümü “Jazz Epistle, Verse 1”ı  yayımladı. Apartheid rejiminin baskıları ülkesinden ayrılıp önce Avrupa’ya, ardından New York’a taşındı ve burada Ornette Coleman, Pharoah Sanders, Duke Ellington gibi isimlerle çalıştı. Aralarında Claire Denis’nin “Chocolat” (1988) ve “No Fear, No Die” (1990) yapımları da olmak üzere birçok film için besteler yaptı, ödüller kazandı. Grubu Ekaya ve çeşitli big band’lerle kayıtlar yapmaya da devam eden müzisyen, son olarak 2020’de solo piyano albümü “Solotude”u yayımladı. Albüm 2020 pandemi kısıtlamaları esnasında, teknik ekip dışında kimsenin bulunmadığı Almanya’daki Hirzinger Hall’da kaydedildi. Yalnızca caz sahnesinin değil; küresel müzik tarihinin değerli figürlerinden biri olan Abdullah Ibrahim, 6 Ekim Perşembe akşamı AKM-Tiyatro Salonu’nunda.

     

    Abdullah Ibrahim: Piyano

     

     

    Ravi Coltrane: Cosmic Music

    8 EKİM / CUMARTESİ/ 20:30 

    Zorlu PSM / Turkcell Platinum Sahnesi 

     

    Alice ve John Coltrane çiftinin oğlu, saksafoncu, besteci, prodüktör ve plak şirketi sahibi Ravi Coltrane, ismini sitar müziği efsanesi Ravi Shankar’dan alıyor. Grammy adaylığı bulunan müzisyen, 30 yıla yaklaşan kariyerinde Elvin Jones, Jack DeJohnette, McCoy Tyner, David Gilmour ve kuzeni Flying Lotus gibi isimlerle çalıştı. Orkestra lideri olarak 1998-2012 aralığında altı albüm yayımlayan Ravi Coltrane, annesi Alice Coltrane’in uzun bir aranın ardından kaydettiği “Translinear Light” (2004) albümünün hayata geçmesinde kilit rol oynadı; prodüktör ve müzisyen olarak kayıtlarda yer aldı. Ailesinin uçsuz bucaksız mirasını dünyanın dört bir yanına taşımaya durmaksızın devam eden Ravi Coltrane, aynı zamanda ebeveynlerinin Long Island’da yaşadığı evde konumlanan The Coltrane Home isimli müze ve derneğin de başkanlığını yürütüyor. 8 Ekim Perşembe akşamı Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde ebeveynleri Alice ve John Coltrane’in şarkılarından oluşan bir repertuvarla, caz tarihinin iki benzersiz kahramanına saygı duruşunda bulunacak.  

                                         

    Gadi Lehavi: Klavye

    Lonnie Plaxico: Bas

    Elé Howell: Davul

    Ravi Coltrane: Saksafon

     

    Portico Quartet

    6 EKİM / PERŞEMBE / 21:30 

    BABYLON

     

    2005’te Londra’da aynı okulda müzik eğitimi alan dört arkadaş tarafından kurulan Portico Quartet, janr tanımlarından soyutlanmış müzikal arayışların izini sürüyor. Caz, electronica, ambient ve klasik müzik türlerinin etkisinde kariyerinin her dönemecinde kabuk değiştiren ve farklı sonik kimliklere bürünen kolektif, bugüne dek Real World, Ninja Tune, Gondwana Records gibi köklü plak şirketlerinden albümler yayımladı. 2007 tarihli çıkış albümleri “Knee-Deep in the North Sea”, aynı sene Time Out dergisi tarafından “Caz, Folk ve Dünya Müziği” kategorisinde yılın albümü olarak seçildi ve 2008’de Mercury Ödülleri’ne aday gösterildi. Melodik perküsyon hang drum’ı karakteristik bir yaklaşımla ses paletine yerleştiren Portico Quartet, yenilikçi ve sürükleyici enstrümantal kompozisyonlarının her biriyle başka bir serüvene koyuluyor âdeta. 6 Ekim akşamı Babylon sahnesinde dinleyeceğimiz İngiliz grup, kariyerinin belki de en üretken döneminde. 2021’e birbirinden farklı müzikal estetiklerin ürünü olan iki albüm birden sığdıran dörtlü, Mart 2022’de de dört şarkılık “Next Stop” kısaçalarını yayımladı.

     

    Duncan Bellamy: Davul

    Milo Fitzpatrick: Kontrbas

    Jack Wyllie: Soprano ve Tenor Saksafonlar ve Elektronikler

    Taz Modi: Hang ve Perküsyon

     

    Oded Tzur Quartet

    9 EKİM / PAZAR / 20:30 

    Zorlu PSM / Turkcell Platinum Sahnesi 

     

    “21. yüzyılın Coltrane Quartet’i.” New York’ta yerleşik İsrailli saksafoncu ve besteci Oded Tzur’un liderliğindeki dörtlüye bu yakıştırmayı, Japonya’dan CD Journal dergisi yapıyor. Klasik Hint Müziği eğitimi aldığı yıllarda geliştirdiği çalış stiliyle enstrümanına özgün bir derinlik katan Oded Tzur, orkestra lideri olarak Enja Records’la yayımladığı iki albümün ardından Manfred Eicher’ın dikkatini çekti ve ECM Records ailesinin bir parçası oldu. 2020 albümü “Here Be Dragons”, şimdiden modern klasikler arasında sayılıyor. Raga geleneklerine kişisel bir yorum getirdiği, bir Sebastião Salgado fotoğrafını kapağına taşıyan 2022 çıkışlı albümü “Isabela” ise birçok müzik otoritesine göre son 10 yılda ECM etiketiyle yayımlanan en etkileyici işlerden. Birer hikâye anlatır gibi işlenmiş kompozisyonlarıyla Oded Tzur Quartet, 9 Ekim’de Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde olacak.

     

    Oded Tzur: Tenor Saksafon

    Nitai Hershkovits: Piyano

    Petros Klampanis: Bas

    Johnathan Blake: Davul

     

    HÜM

    4 EKİM / SALI / 19:00 

    AKBANK SANAT

     

    HÜM, Oslo caz sahnesinde uzun yıllardır çeşitli orkestralarla üretimini sürdüren üç müzisyenin ortaklığıyla hayat bulan yeni bir trio. Bjørnar Kaldefoss Tveite, Magnus Sefaniassen Eide ve Bojan Marjanovic üçlüsünün ayrıksı ve kişisel birikimleri; değişken müzikal alfabelerin kullanıldığı doğaçlamaya geniş alanlar bırakan seanslarında bütünleşiyor. Nordik caz estetiğini klasik müzik tandanslı dokular ve alışılmışın dışında ritimlerle zenginleştiren HÜM, enstrümanların birbirini gölgelemediği bir üretim metoduna sahip. Enstrümanların kendi aralarındaki etkileşimle bir an olsun tökezlemeyen, sürükleyici sonik manzaralardan oluşan ilk albümü “Don’t Take It So Personally”yi Ocak 2022’de Losen Records aracılığıyla yayımlayan Norveçli grubun ilk İstanbul konseri, 4 Ekim Salı akşamı Akbank Sanat’ta.

     

    Bjørnar Kaldefoss Tveite: Kontrbas

    Magnus Sefaniassen Eide: Davul

    Bojan Marjanovic: Piyano

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı