Ailelerin en çok zorlandığı konulardan biri çocukların yemek seçmesi. Özellikle okul öncesi dönemde, 5-6 yaş civarında bu durum daha sık görülür. Çocuklar genelde kendi belirledikleri birkaç yemeği yer, geri kalan her şeye burun kıvırır. Patates, makarna, pilav, tatlı gibi karbonhidrat ve yağ oranı yüksek yiyecekler ilk sırada gelir.
Aile, Çift ve Evlilik Terapisti Anila Çelik, bu durumun her zaman basit bir inat olmadığını söylüyor. Çocuğun kilosu normal olsa bile, tek tip beslenme uzun vadede gelişim sorunlarına yol açabilir.

Bazı çocuklar belirli tatlara, kokulara ya da dokulara karşı daha hassas olur. Yemeğin rengi, kıvamı hatta kokusu bile reddetmeleri için yeterli olabilir. Bunun yanında aile içinde sık tüketilen yiyecekler de çocuğun tercihini doğrudan etkiler. Evde sebze pek pişmiyorsa, çocuktan sevmesini beklemek zor olur.
Çocuklar stresli, üzgün ya da huzursuz olduklarında bu durum iştahlarına da yansır. Bazı çocuklar yemek seçerek kontrol duygusu kazanır. Kendi kararını verdiğini hissetmek, onun için bağımsızlık göstergesidir.
Uzmanlara göre en büyük hata, zorlamak. Sürekli “bir kaşık daha ye” demek çoğu zaman ters etki yapar. Bunun yerine çocuğu mutfağa dahil etmek, birlikte yemek yapmak oldukça işe yarar. Kendi yaptığı yemeği denemeye daha istekli olur.
Ailece aynı sofraya oturmak, yemek zamanını stresli değil keyifli hale getirmek de çok önemli. Yeni tatları denemesi için baskı kurmadan, küçük porsiyonlarla fırsat vermek yeterli.

Her çocuğun mizacı farklıdır. Kimi daha iştahlı, kimi daha seçici olur. Önemli olan sabırlı olmak ve çocuğun sinyallerini doğru okumak. Zamanla, doğru yaklaşım ve sakin bir tutumla bu sorun büyük ölçüde azalır.
Unutmayın, mesele sadece yemek değil. Çocuğun kendini güvende ve anlaşılmış hissetmesi, tabağa bakışını da değiştirir.
Türkiye’nin en güçlü kalemleri ile 21 Yıla Yakın Magazin Gazetecilik deneyimi ile sizlere. Reklam & işbirliği : ismail.usta@gmail.com WhatsApp : +90 542 7783256